7. Hukuk Dairesi 2024/2477 E. , 2025/751 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3038 E., 2024/1003 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/91 E., 2022/474 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu 103 ada 21 parsel sayılı taşınmazın tamamını 18.04.2018 tarihinde satın aldığını, bu tarihten itibaren davalının taşınmazda işgalci olduğunu, taşınmazın tahliyesi için davalıya ihtarname gönderildiğini ve müvekkilinin taşınmazı kullanmasına davalının izin vermediğini ileri sürerek el atmanın önlenmesini ve belirsiz alacak olarak şimdilik 15.000,00 TL ecrimisilin 18.04.2018 tarihinden itibaren yasal fazili ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İstanbul 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.04.2021 tarihli ve 2019/154 Esas, 2021/148 Karar sayılı kararında; “...mahallinde yapılan keşif ile taşınmazın davalı tarafından kullanıldığı olgusunun tespit edildiği, 30.04.2020 tarihli heyet bilirkişi raporunda sonuç olarak arsa üzerinde yer alan 2 katlı yapı ile birlikte 18.04.2019 - 29.04.2019 tarih aralığına ilişkin ecrimisil tazminat tutarının 13.681,98 TL olduğu, ek raporda ise taşınmaz bedelinin 997.060,50 TL olarak tespit edildiği, bilirkişi tespitleri, emsallerin irdelenmesi, taşınmazın durumu dikkate alınarak denetime elverişli ve teknik olarak açıklayıcı şekilde yapılmış olması sebebiyle benimsendiği, davaya konu taşınmazın herhangi bir hakka dayalı olmaksızın davalı kullanımında olması sebebiyle haksız işgalden kaynaklı tazminat ve haksız işgalin sonlandırılması isteminin yerinde olduğu...” gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile “... ilçesi, ... Mah. 103 ada 21 parsel sayılı davacıya ait taşınmaza davalının müdahalesinin menine, taşınmazın boş olarak davacıya teslimine; 13.200,00 TL'sine 18/04/2019, 481,98 TL'sine dava tarihinden itibaren yasal faiz işletmek suretiyle toplam 13.681,98 TL ecrimisil tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine; fazlaya ilişkin istemin reddine” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 27.01.2022 tarihli ve 2021/1138 Esas, 2022/137 Karar sayılı kararında; “...dava konusu taşınmazın bahçe niteliği ile davacı adına 18.04.2018 tarihinde tescil edildiği, davacının malik olarak elatmanın önlenmesi ve ecrimisil talep etme hakkının olduğu, tapu kaydındaki muhtesat bilgileri bölümünde taşınmazın bahçe üzerindeki 2 katlı binanın 1998 yılından beri ... evladı ... ...'ın fiili kullanımında olduğu, davacının mülkiyet hakkına dayanarak elatmanın önlenmesi ve ecrimisil talep edebileceği, elatmanın önlenmesi yönünden dava değerinin arsa değeri ile bina değerinin toplamından ibaret olduğu, bu nedenle mahkemece binanın da dikkate alınarak dava tarihi itibariyle elatmanın önlenmesi yönünden dava değerinin belirlenmesi, bu miktar üzerinden davacı tarafa eksik 1/4 harcın tamamlaması için süre verilmesi ve tamamlandıktan sonra mevcut deliller değerlendirilerek bir kararın verilmesi gerektiği...” gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak davanın yeniden görülerek bir karar verilmek üzere mahalli mahkemesine gönderilmesine kesin olarak karar verilmiştir. 2. İstanbul 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 27.09.2022 tarihli ve 2022/91 Esas, 2022/474 Karar sayılı kararı ile "davanın kısmen kabulü ile ... ilçesi, ... Mah. 103 ada 21 parsel sayılı davacıya ait taşınmaza davalının müdahalesinin menine, taşınmazın boş olarak davacıya teslimine;13.200 TL'sine 18/04/2019, 481,98 TL'sine dava tarihinden itibaren yasal faiz işletmek suretiyle toplam 13.681,98 TL ecrimisil tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine; fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiştir. 3. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 03.04.2024 tarihli ve 2022/3038 Esas, 2024/1003 Karar sayılı kararında; "...dava konusu taşınmazın davacı adına kayıtlı olduğu, öncesinde davalı adına kayıtlı olduğu, davacının taşınmazı davacının eşine teminat amacıyla devrettiği yönünde savunmasının bulunduğu, ancak bu yönde açtığı bir tapu iptali ve tescil davasının bulunmadığı, buna yönelik ispatının da olmadığı, istinaf aşamasında belirtilen tasarrufun iptali davasının taşınmazın aynına yönelik bir dava olmadığı, davacının davalıya gönderdiği ... 23. Noterliğinin 04/03/2019 tarihli ve 06883 yevmiye nolu ihtarnamesi ile 18.04.2018 tarihinden itibaren yasal faiz talep ettiği, davalının taşınmazdaki kullanımının akdi veya kanuni dayanağının bulunmadığı, alınan bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu ..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili, 1. Dava konusu taşınmaz hakkında tasarrufun iptali davasının derdest olduğunu, 2. Mülkiyet iddiasının henüz kesin delille ispatlanamadığını, 3. Müvekkilinin taşınmazı kullanmasının bir hakka dayandığını, 4. Bu nedenle kötüniyetli olarak görülemeyeceğini, 5. Yapılan satışın gerçek bir satış olmadığını, 6. Davacının kötüniyetli olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemlerine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! eab8a7c4c379c69c 53a9a184d113b59a