7. Hukuk Dairesi 2024/2377 E. , 2025/888 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1666 E., 2024/383 K. BİRLEŞEN 2. ASHM 2021/292 ESAS SAYILI DOSYA İLK DERECE MAHKEMESİ : Rize 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/158 E., 2023/311 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA 1.Davacı vekili dava dilekçesinde; bakım alacaklısı ...'un Rize 1. Noterliğinin 26.03.2019 tarih ve 01777 yevmiye numaralı ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile tüm mallarını büyük oğlu ...'un eşi olan gelini ...'a bıraktığını, sözleşmenin düzenlendiği tarihte murisin 79 yaşında ve ağır derecede alzhimer hastası olduğunu, bakımının davacı ve eşi tarafından karşılandığını, murisin kandırılarak işlem yapıldığını, mirasçılardan mal kaçırma amacı olduğunu belirterek ölünceye kadar bakma sözleşmesinin iptali ile davacının saklı payı oranında tenkisine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Birleştirilen 2021/292 Esas sayılı davada davacı vekili dava dilekçesinde; muris ...'un akdettiği ölünceye kadar bakma sözleşmesinin muvazaalı olması nedeniyle geçersiz olduğunu belirterek işbu dava ile Rize 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/158 Esas sayılı dosyasının birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; bakım alacaklısının hastalığı ve yaşlılığı nedeniyle bir kişinin bakımına muhtaç olduğunu, bu bakımı davalının üstlendiğini, davalının ve eşinin 2015 yılından itibaren murise baktığını, bakım alacaklısının oturduğu evin giderlerinin davalı tarafından karşılandığını, sözleşmeye konu taşınmazların henüz davalı adına tescil edilmediğini ve dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile muris ...'un Rize 1. Noterliği tarafından tanzim edilen 26.03.2019 tarih, 01777 yevmiye numaralı ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile; eşi ... intikal eden ve ayrıca kendisine ait gayrimenkulleri kendisine bakması karşılığında gelini olan davalı ...'a devretmeyi taahhüt ettiği, buna karşılık davalının da bakım borcunu üstlendiği, tanık anlatımları ve dosyaya kazandırılan Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Dairesi'nin 18.04.2023 tarihli raporunda belirtildiği üzere muris ...'nın sözleşme tarihinde fiil ehliyetine haiz olduğu, murisin ölünceye kadar bakma sözleşmesinin akdedildiği tarihte 79 yaşında olduğu, dosya kapsamında dinlenen tanık beyanları ve hastane kayıtları değerlendirildiğinde bu yaşlarda yatalak vaziyette bakıma muhtaç olduğu, bu dönemde kendisine çoğunlukla davalı ...'nin baktığı, murisin davalının kendisine bakmadığına yönelik bir itirazının olmadığı, bakıma ilişkin itirazların ancak sözleşmenin tarafı tarafından yapılabileceği, murisin eşinden kendisine intikal eden arazi ile birlikte iki taşınmaza malik olduğu ve mal kaçırma kastıyla sözleşmeyi yaptığına dair dosya içerisinde somut bir delil bulunmadığı, bu haliyle yapılan ölünceye kadar bakma sözleşmesinin samimi olup muvazaaya dayanmadığı, ölünceye kadar bakma sözleşmesi, karşılıklı edimleri içeren iki taraflı bir sözleşme olduğundan, ivazlı akitlerden olması nedeniyle tenkis koşullarının da oluşmadığı, davacıların terditli olarak ileri sürdüğü bu talebin de reddinin gerektiği gerekçesiyle davacının asıl ve terditli talebi yönünden açmış olduğu davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı murisi ... ile davalı ... arasında yapılan Rize 1. Noterliğinin 26.03.2019 tarihli 1777 yevmiyeli düzenleme şeklinde ölünceye kadar bakma sözleşmesi yaptığı, murisin ölümü nedeniyle sözleşmenin vasiyetnameye dönüştüğü, vasiyetnamenin Rize 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2020/1669 Esas sayılı dosyası ile açıldığı, sözleşmede; gerek kendisine ait gerek eşinden kendisine intikal edecek Rize Merkez Tophane Mahallesi hudutlarında bilumum gayrimenkul üzerindeki her türlü hak ve hisselerinin tamamının murise ölünceye kadar bakım karşılığı, bakım alacaklısının ölümünden sonra bakım borçlusu ...'a devredileceği taahhüt edilerek kararlaştırıldığı, sözleşmeye konu taşınmazın halen muris adına kayıtlı olduğu, davacı tarafça iddia edilen ehliyetsizlik iddiasının dosya içerisindeki usul ve yasaya uygun alınmış Adli Tıp Kurumu raporuna göre ispatlanamadığı, sözleşmenin müteveffaya hile yoluyla yaptırıldığına ilişkin herhangi bir tanık beyanı ve başkaca bir delil bulunmadığı, muvazaa hukuksal sebebi yönünden davacıların ölünceye kadar bakma sözleşmesinin muvazaalı olduğu hususunu kanıtlayamadığı, terditli olarak ileri sürülen tenkis talebi yönünden ise ölünceye kadar bakma sözleşmesinin ivazlı sözleşme olması nedeniyle tenkise tabi olmadığı değerlendirilerek asıl ve birleştirilen davanın ayrı ayrı reddine dair verilen kararda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle ayrı ayrı davacılar vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; 1.Ölünceye kadar bakma sözleşmesinin düzenlendiği tarihte murisin 79 yaşında ve ağır derecede alzheimer hastası olduğunu tanıklardan ...'un beyanında muriste korku hali olduğunun belirtildiğini, 2.Davalının murise kötü davrandığının tanık beyanları ile anlaşıldığını, 3.Murisin tüm mal varlığını kapsayacak şekilde bakım sözleşmesi yapmasının mirasçılardan mal kaçırma amacı olduğunu gösterdiğini, 4.Murisin evlatlarına düşkün olduğunu, böyle bir sözleşme yapmayacak iken hileye uğratıldığını, 5.Murisin yaptığı tasarrufun makul karşılanabilecek sınırlarda olmadığını, 6.Ölünceye kadar bakma sözleşmesinin kanuni şekil şartlarına aykırı olduğunu, 7.Ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile davalıya devredilen taşınmazların değeri dikkate alındığında murisin çocuğu olan davacının saklı payına da tecavüz edildiğini bu miktar üzerinden tenkise karar verilmesi gerektiğini, 8.Murisin mal varlığı, tapu kayıtları ve diğer hususlarda yeterince araştırma yapılmadığını ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir. Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; 1.Murisin bakımıyla davacı ... ve ağabeyi ...'in ilgilendiğini, bu durumun hem davacı hem de davalı tanıklarınca duruşmada ortaya konduğunu, 2.Murisin ölünceye kadar bakım sözleşmesiyle devrettiği taşınmazların mirasının büyük çoğunluğuna karşılık gelmekte olup böylesi bir kazandırmanın tamamen karşılıksız yapılmış olmasının bağış iradesi anlamına geldiğini ve muris muvazaası iddiasını ispatladığını, 3.Ölünceye kadar bakma sözleşmesinin kanuna ve şekle aykırı olması sebebiyle iptali, mümkün olmadığı takdirde davacının saklı payı oranında tenkisine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Uyuşmazlık; ehliyetsizlik, hile ve muris muvazaası hukuksal nedenlerine dayalı ölünceye kadar bakma sözleşmesinin iptali, ikinci kademe tenkis istemine ilişkindir. 2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361/1 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir. Temyiz dilekçesinin süresinden sonra verilmesi hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1 (c) uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karar, davacı ... vekiline 30.03.2024 tarihinde tebliğ edilmiş; temyiz dilekçesi ise yasal süre geçirildikten sonra 16.04.2024 tarihinde verilmiştir. 3.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 4.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR 1.Değerlendirme ve gerekçe kısmı 2. bentte açıklanan sebeple davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinin süreden REDDİNE, 2.Değerlendirme ve gerekçe kısmı 3. ve 3. bentte açıklanan sebeple davacı ... vekilinin temyiz incelemesi yönünden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Davacı ...'ın yatırdığı harcın iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! b0c215b8ca7e0aef 24db5df27d14f1a2