7. Hukuk Dairesi 2024/2235 E. , 2025/1404 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1178 E., 2024/831 K. DAVACILAR : ... vd. vekilleri Avukat ..., ... vekilleri Avukat ... vd. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/43 E., 2022/131 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların 106 ada 8 parselde kayıtlı ve Maliye Hazinesine ait olan taşınmazın 190,32 m²'lik kısmının Dilazer Habeşli'ye, 231,00 m²'lik kısmının ...'ye, 400,00 m²'lik kısmının...ye 2981 sayılı Kanun gereği tahsis edildiğini ve tahsisin tapuya şerh edildiğini, tahsis bedelinin ödendiğini, davacılara ve murislerine tahsis edilen taşınmazın 28.01.1987 tarihli ve 534 yevmiye ile kadastro parselinde birleşerek Hazine adına 833,25 m² olarak 106 ada 46 sayılı parsel olarak tapuya tescil edildiğini, tahsise konu edilen 8 parsel sayılı taşınmazın 46 parsel sayılı taşınmaz olduğunu, taşınmazın imar parseli olduğunu ve çok uzun yıllardır davacıların zilyetliğinde olduğunu, kamu hizmetine ayrılmadığını, tescile mani bir hâl olmadığını ileri sürerek taşınmazın ... adına olan tapu kaydının iptali ile 190,32 m²'sinin Dilazer Habeşli mirasçıları, 231,00 m²'sinin ..., 400,00 m²'sinin Recep Habeşli mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın 2981 sayılı Kanun uyarınca Belediyeye devrinin mümkün olmadığını ve üzerinde bulunan gecekondunun korunamayacak yapılardan olduğunu, gecekondu maliki hak sahibi ise, 2981 sayılı Kanun'un 13/b ve bu Kanun'un uygulanmasına dair Yönetmelik'in 25. maddesine göre Belediye tarafından yer gösterilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmaza ilişkin imar ıslah uygulaması bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile davanın kabulü ile 106 ada 46 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile tamamı 83325 hisse itibariyle, 23100 hissenin ..., 4758 hissenin ..., 4758 hissenin ..., 4758 hissenin ölü ... mirasçıları, 4758 hissenin ölü ... mirasçıları, 10000 hissenin ölü ... mirasçıları, 10000 hissenin ..., 10000 hissenin ..., 10000 hissenin ... adlarına tapuya tesciline, bakiye 1193 hissenin Hazine üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 03.04.2024 tarihli kararı ile davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin 29.03.2022 tarihli ve 2021/43 Esas, 2022/131 Karar sayılı kararının kaldırılmasına ve Dairece yeniden hüküm tesisi ile davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Bölge Adliye Mahkemesin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; 1. Dosya içerisinde mevcut olan resmî belgelere ve diğer delillere göre dava konusu taşınmazın 3194 sayılı Kanun'un 18. maddesi uyarınca imar uygulaması görmüş bir imar parseli olduğunu, dava dosyasında bulunan Gaziemir Belediye Başkanlığının 25.06.2021 tarihli yazısında, 106 ada 46 parsel sayılı taşınmazın imar planının bulunduğu, büyük kısmının bitişik nizam 5 kat ön ve yan bahçe mesafesi 0 metre yapılaşma koşullu ticaret alanı (zemin zorunlu ticaret, üst katlarda konut yapılabilir) olarak belirlendiğinin belirtildiğini, 2. Dosyada bulunan bilirkişi raporunda da imar planında 5 katlı ticaret koşullu imar adası içerisinde yer aldığının tespit edildiğini, 3. Dava konusu taşınmazın imar planı bulunduğu hâlde, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, dosya içerisinde bulunan resmî kayıt ve belgeler ile davalı Kurumun açık kabul beyanları yok sayılarak verilen davanın reddine dair kararın, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371. maddesine açıkça aykırı olduğunu, bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerektiğini ileri sürmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde imar planı mevcut ise de; ıslah imar uygulaması bulunmamasına, taşınmazın kadastral parsel vasfında olmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.03.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.