Yargıtay Kararları › Yargıtay 7. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2024/2161 E., 2025/424 K.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/2161 E., 2025/424 K. (03.02.2025) – Boşanma

Mahkeme
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2161
Karar No
2025/424
Karar Tarihi
03.02.2025
Konu
Boşanma, Tazminat

7. Hukuk Dairesi 2024/2161 E. , 2025/424 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1365 E., 2024/297 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 15. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/51 E., 2021/405 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin İzmir ili, Narlıdere ilçesi, Yeniköy Mahallesi, 8019 ada 1 parsel sayılı taşınmazda yer alan 20 numaralı bağımsız bölümün maliki olduğunu, dava konusu taşınmazın müvekkili tarafından ailesi ile oturması için oğluna tahsis ettiğini ancak boşanma davası nedeniyle davalının uzaklaştırma kararı aldığını ve müvekkilinin oğlunun evden ayrıldığını, davalının ise hâlen dava konusu taşınmazda ikamet ettiğini, müvekkil ile davalı arasında herhangi bir kira sözleşmesinin de bulunmadığını, davalıya gönderilen ihtarnamenin de sonuçsuz kaldığını ileri sürerek, davalının dava konusu taşınmaza el atmasının önlenmesine, taşınmazdan tahliyesi ile 9.500,00 TL ecrimisil bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İzmir 1. Aile Mahkemesinin 2020/4867 Değişik İş sayılı kararı ile taşınmazın müvekkiline tahsis edildiğini, dava konusu uyuşmazlığa bakmaya aile veya sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğunu, dava konusu taşınmazın aslında davacıya ait bulunmadığını, müvekkili ile boşanma aşamasında olduğu kocası tarafından evlilik birliği içerisinde alındığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 28.12.2021 tarihli ve 2021/51 Esas, 2021/405 Karar sayılı kararı ile "...dava konusu taşınmazın davacı adına kayıtlı olduğu, davacının noter ihtarıyla ızasını geri aldığı, davacının mülkiyet hakkını ortadan kaldıran bir savunmanın da davalı tarafından yapılmadığı,..." gerekçesiyle "...davanın kabulü ile; 1. Davalının dava konusu 20 numaralı bağımsız bölüme el atmasının önlenmesine ve taşınmazdan tahliyesine, 2. 1.840,00 TL ecrimisil bedelinin ise dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3. Hüküm altına alınan alacak üzerinden alınması gereken 61.605,70 TL nispi harçtan davacı tarafından yatırılan 15.462,24 TL'nin mahsubu ile bakiye 46.143,46 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına. .." karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 20.02.2024 tarihli ve 2023/1365 Esas, 2024/297 Karar sayılı kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun "...esastan reddine....alınması gereken istinaf karar harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına..." karar verilmiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesinin 05.04.2024 tarihli tavzih kararı ile "... davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine dair 20.02.2024 tarihli kararın temyiz yolu açık olmak üzere karar verildiği ancak kararda sehven 'alınması gereken istinaf karar harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına' karar verildiğinin anlaşıldığı..." gerekçesi ile bu ibarenin çıkarılmasına, hükme "karar tarihinde yürürlükte olan Harçlar Tarifesi gereğince istinaf eden davalıdan alınması gereken 61.605,70 TL istinaf nispi karar harcından peşin alınan 15.401,42 TL harcın mahsubu ile bakiye 46.204,28 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına.." ibaresinin eklenmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda (IV) numaralı bentte belirtilen 20.02.2024 tarihli kararı ile 05.04.2024 tarihli tavzih kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; cevap dilekçesinde yer alan nedenleri tekrar ederek; a.Mahkemece mevcut deliller değerlendirilmeden eksik inceleme ile karar verildiğini ve bildirilen altı tanığın dinlenmeden hüküm kurulduğunu, b.İntifadan men koşulunun oluşmadığını, c.Taşınmazın değeri belirlenirken emsal karşılaştırmasının bilirkişilerce yapılmadığını belirterek, kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir. 2. Davalı vekili tavzih kararına yönelik temyiz dilekçesinde özetle; a.Tavzih kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 304. maddesinde yer alana ilkelere aykırı olarak verildiğini, b.Hükme eklenen harç hükmünün müvekkiline yönelik külfeti arttırdığını, c.Kararın emsal içtihatlara aykırı tesis edildiğini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, el atmanın önlenmesi, tahliye ve ecrimisil istemine ilişkindir. 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesi ile 369/1 hükmünde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 683. maddesine göre; "Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız el atmanın önlenmesini de dava edebilir" 3.Bilindiği üzere, gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup 08.03.1950 tarihli ve 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir (YHGK'nın 25.02.2004 gün ve 2004/1-120-96 sayılı Kararı) 4.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 5.Davalı vekilinin diğer temyiz temyiz itirazlarına gelince; 6100 sayılı Kanun'un 323/1-a hükmü gereğince karar ve ilâm harcı yargılama giderleri içerisinde sayılmış olup, 326/1. hükmü gereğince kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği düzenlenmiştir. HMK'nın "hükmün tashihi" başlıklı 304. maddesine göre; "hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir. Tashih kararı verildiği takdirde, düzeltilen hususlarla ilgili karar, mahkemede bulunan nüshalar ile verilmiş olan suretlerin altına veya bunlara eklenecek ayrı bir kâğıda yazılır, imzalanır ve mühürlenir." Aynı Kanun'un "hükmün tavzihi" başlıklı 305. madde hükmü gereğince; "hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir. Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez". Kanun'un 305/A maddesinde ise "taraflardan her biri, nihaî kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde, yargılamada ileri sürülmesine veya kendiliğinden hükme geçirilmesi gerekli olmasına rağmen hakkında tamamen veya kısmen karar verilmeyen hususlarda, ek karar verilmesini isteyebilir.Bu karara karşı kanun yoluna başvurulabilir." hükmüne yer verilmiştir. 6. Somut olayda, Bölge Adliye Mahkemesince verilen 20.02.2024 tarihli kararla davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesine karşın, "karar tarihinde yürürlükte olan Harçlar Tarifesi gereğince istinaf eden davalıdan alınması gereken 61.605,70 TL istinaf nispi karar harcından peşin alınan 15.401,42 TL harcın mahsubu ile bakiye 46.204,28 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına" hükmedilmesi gerekirken hükmün 2. bendine "alınması gereken istinaf karar harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına" hükmedildiği anlaşılmış, bu husus tavzih kararı ile düzeltilmiştir. Bilindiği üzere, hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tashih ya da tavzih yolu ile genişletilip değiştirilemeyeceğinden, hüküm altına alınan karar ilam harcı ile harç masrafına ilişkin yapılan hatanın HMK'nın 305. maddesine dayalı olarak “hükmün tavzihi" yoluyla düzeltilmesi mümkün değildir. 7. Ne var ki bu husus bozma nedeni olmakla birlikte yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden tavzih kararı kaldırılarak HMK'nın 370/2 hükmü uyarınca düzeltilerek onanması gerekmektedir.

VI. KARAR 1.Yukarıda (V.B.1, 2, 3 ve 4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2.Yukarıda (V.B.5, 6 ve 7) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen 05.04.2024 tarihli TAVZİH KARARININ ORTADAN KALDIRILMASINA, 3.Bölge Adliye Mahkemesince verilen 20.02.2024 tarihli hüküm fıkrasının 2. bendinde yer alan "Alınması gereken istinaf karar harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına" cümlesinin hükümden çıkarılarak yerine "Karar tarihinde yürürlükte olan Harçlar Tarifesi gereğince istinaf eden davalıdan alınması gereken 61.605,70 TL istinaf nispi karar harcından peşin alınan 15.401,42 TL harcın mahsubu ile bakiye 46.204,28 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına" cümlesinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı