7. Hukuk Dairesi 2024/2143 E. , 2025/2031 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1276 E., 2024/797 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/99 E., 2022/89 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl dava davacısı-birleştirilen dava davalısı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 15.04.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde temyiz eden asıl dava davacısı-birleştirilen dava davalısı vekili Av. ...ve karşı taraftan birleştirilen dava davacısı-asıl dava davalısı vekili Av. ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA 1. Asıl dava davacısı vekili; davacının davalıya ait 280 ada 63 parselin 7/8 hissesini, ...Noterliğinin 06.01.2015 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile 200.000,00 TL bedel karşılığında, davacının vekili ....tan satın aldığını, davalının tapu devrine yanaşmadığını ileri sürerek dava konusu hissenin iptali ile davacı adına tescilini istemiştir. 2. Birleştirilen dava davacısı vekili; dava dışı ... ...un müvekkiline ait vekâleti kötüye kullanarak müvekkiline ait 63 parseli davalıya gerçek değeri 1.500.000,00 TL'nin üzerinde olmasına karşın 200.000,00 TL bedelle satmayı vadettiğini, müvekkiline hiç para ödenmediğini, taşınmaz üzerinde önceden satış vaadi şerhi olmasının ve taşınmaz bedelinin bu kadar düşük fiyata satılmasının davalının da kötüniyetli olduğunu gösterdiğini ileri sürerek satış vaadi sözleşmesinin ve vekâletnamenin iptalini istemiştir.
II. CEVAP 1. Asıl davada davalı vekili, satış vaadi sözleşmesini müvekkili adına akdeden vekil ... ...un vekâletnameyi kötüye kullandığını, taşınmazın en az 600.000,00 TL değerinde olmasına karşın 200.000,00 TL'ye satıldığını, müvekkilinin ilkokul mezunu olduğunu, vekâlette satış vaadi yetkisinin verildiğini bilmediğini, vekâletnamenin ... ...a gerçekte davaya konu taşınmazı satması veya satış vaadi düzenlemesi için verilmediğini, miras intikalleri için verildiğini, davaya konu satış vaadi sözleşmesinin muvazaa nedeniyle geçersiz olduğunu, davacının taşınmazı düşük değerle almaya çalıştığını, düşük olan satış bedelinin dahi müvekkiline ödenmediğini, müvekkilinin dolandırıldığını, bu hususun Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/9373 soruşturma numaralı dosyasından anlaşılacağını, ... ...un önce dava konusu yeri 60.000,00 TL bedelle ...'a satmak istediğini, bu nedenle de yapılan satış vaadi sözleşmesini tapuya tescil ettirdiğini, davacı ...'ün kaydında başka bir satış vaadi olan dava konusu taşınmaz için satış vaadi sözleşmesi yapmış olduğunu beyan etmesinin hayatın gerçekleri ile bağdaşmadığını, bu hususların tarafların kötüniyetli olduklarının ispatı için yeterli olduğunu savunarak ortada geçerli bir satış vaadi sözleşmesi bulunmadığından davanın reddini istemiştir. 2. Birleştirilen davada davalı vekili, satış vaadi sözleşmesinin geçerli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile vekâletin kötüye kullanılması nedeniyle tapu iptali ve tesciline ilişkin açılan diğer davalarda verilen kesinleşmiş kabul kararlarının dava dışı ...'in vekâleti kötüye kullandığını ispatladığı, taşınmazın satış vaadinde gösterilen değeri ile gerçek değeri arasındaki fahiş fiyat farkının ve bedelin ödendiğinin ispatlanamamasının asıl dava davacısı-birleştirilen dava davalısı olan vaat alacaklısının muvazaalı hareket ettiğini gösterdiği; ancak vekâletnameden azil için tek taraflı işlemin yeterli olacağı kanaatiyle dava açmakta hukuki yarar olmadığı gerekçeleriyle asıl davanın reddine, birleştirilen davanın kısmen kabulü ile satış vaadi sözleşmesinin iptaline, vekâletnamenin iptali talebinin hukuki yarardan reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl dava davacısı-birleştirilen dava davalısı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Asıl dava davacısı-birleştirilen dava davalısı vekili, taşınmaz üzerindeki şerhlerinin taşınmazın değerini düşüreceğinin dikkate alınmadığını, dava dışı vekil ... hakkında verilen takipsizlik kararının vekâletin kötüye kullanılmadığını gösterdiğini, satış vaadi borçlusu ...'in maddi durumunun kötü olduğunu, sağlık sorunları bulunduğunu, bu nedenlerle paraya ihtiyacı olduğunu, anılan koşullar altında taşınmazın satış fiyatının düşük belirlendiğinin kabul edilemeyeceğini, kaldı ki dava konusu satış vaadinden kısa süre önce dava dışı ... ile yapılan satış vaadi sözleşmesinin daha da düşük bir bedel üzerinden akdedildiğini, taşınmaz değerine ilişkin farklı bir heyetten yeni bilirkişi raporu alınması gerektiğini, zira dosyadaki bilirkişi raporunda belirlenen değerin ...'in iddia ettiğinden bile kat kat fazla çıktığını, ispat yükünün iyi niyetin aksini iddia edende olduğunu, buna karşın müvekkilinin kötü niyetinin ispatlanamadığını, akitte gösterilen 200.000,00 TL'nin vaat borçlusu tarafından alınıp kullanıldığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, asıl davada satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan tapunun iptali ve tescili, birleştirilen davada satış vaadi sözleşmesinin ve vekâletnamenin iptali istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Yargıtay duruşma vekâlet ücreti 28.000,00 TL'nin asıl dava davacısı-birleştirilen dava davalısından alınarak asıl dava davalısı-birleştirilen dava davacısına verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.04.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 6d8089a487c9920b 8b01b1c419dec797