Yargıtay Kararları › Yargıtay 7. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/1844 E., 2025/2785 K.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/1844 E., 2025/2785 K. (26.05.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1844
Karar No
2025/2785
Karar Tarihi
26.05.2025
Konu
Tapu, Miras

7. Hukuk Dairesi 2024/1844 E. , 2025/2785 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1715 E., 2022/2044 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/276 E., 2022/64 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; Konya 2. İcra Müdürlüğünün 2015/9158 Esas sayılı dosyasından borçlu ...’ın 27555 ada 76 parsel sayılı taşınmazdaki payının cebri icra yoluyla daha fazla paylara bölünerek satıldığını, dava konusu taşınmazın tarım arazisi niteliğinde olması nedeniyle 3083 ve 5403 sayılı kanunlardaki düzenlemeler gereği hisselendirilerek devredilemeyeceğini, bu düzenlemelerden kurtulmak amacıyla icra takibinin muvazaalı olarak gerçekleştirildiğini ileri sürerek; davalılar adına kayıtlı olan payın iptali ile eski malik adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “dava konusu 27555 ada, 76 parsel sayılı taşınmazın tarla vasfında olması nedeniyle 5403 sayılı Kanun kapsamında yeterli büyüklükte olmaması nedeniyle hisselendirilerek tescilinin kanunen mümkün olmadığı halde icra dosyası kapsamında borçlu adına kayıtlı 3/16 payın (15.484,45 m²) adı geçen kişiler adına 3/496 (499,50 m²) paylarla hisselendirilerek tescilinin yapıldığı, kanuna karşı hile vakıasının sabit olduğu” gerekçesiyle davanın kısmen kabul-kısmen reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “Konya 2. İcra Müdürlüğünün 2015/9158 Esas sayılı icra dosyasında dava dışı alacaklı ... ... ... tarafından davalı kayıt maliki ... aleyhine toplam 143.581,51 TL alacak için 02.09.2015 tarihinde kambiyo senetlerine özgü genel haciz yoluyla takip yapıldığı, ihale sonucunda ... adına kayıtlı 3/16 payın birden fazla kişiye satışı yapılarak 31 alıcı adına, 3/496 payda tescilinin yapıldığı, cebri icrada pay satışı mümkün olmakla birlikte 5578 sayılı Kanunun 2. maddesiyle değişik 8. maddesi 30.04.2014 tarihinde 6537 sayılı Kanunun 4. maddesi ile değiştirilmiş olup ‘taşınmazlardaki pay ve paydaş adedi arttırılamaz’ hükmü gereğince somut olayda payın cebri icrada pay adedi artırılacak şekilde satışının mümkün olmadığı, cebri icra ile pay satın alan kişilerin edinimlerinin yolsuz olduğu, bu kişilerden pay satın alan üçüncü kişi konumundaki davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...’ın kötüniyetinin kanıtlanmadığı ve TMK’nin 1023.maddesi gereğince kazanımlarının korunması gerektiğine” değinilerek davacı vekilinin ve davalılar vekilinin istinaf itirazlarının HMK'nin 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kısmen red kararının hatalı olduğunu, tüm davalıların kötü niyetli olduklarını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Bir kısım davalılar vekili temyiz dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, davacının davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, dava konusu taşınmazların toplulaştırma işlemlerine tabi olmadığını, davacı tarafça kanuna karşı hile olgusunun ispatlanamadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B.Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, yolsuz tescil hukuksal nedenine dayalı olarak ihale ile alınan taşınmazın tapu kaydının iptali ile eski malik adına tescil edilmesi talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Anayasa, kanun koyucuya toplumsal ihtiyaçlar doğrultusunda tarımsal alanlarda düzenleme yapma yetkisi verdiğinden kanun koyucu tarafından tarım alanlarının korunması ve amacına uygun olarak kullanılmasını sağlamak için 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu çıkarılmış bulunmaktadır. Mevcut kurallar tarım arazilerinin miras veya diğer sebeplerden dolayı bölünmesinin ve tarımsal yapının bozulmasının önlenmesi, tarım alanlarında meydana gelen kayıpların engellenmesi, parçalı araziler için harcanan emek, zaman ve masrafların azaltılması, tarım yapılmasının kolaylaştırılması ve tarımsal işletmelerin ekonomiye kazandırılması için kamu yararı amacıyla getirilmektedir. Asgari tarımsal arazi büyüklüğüne erişmiş tarım arazilerinin bölünemez eşya niteliği kazanmış olacağı, asgari tarımsal arazi büyüklüğünün mutlak tarım arazileri, marjinal tarım arazileri ve özel ürün arazilerinde 2 hektar, dikili tarım arazilerinde 0,5 hektar, örtü altı tarımı yapılan arazilerde 0,3 hektardan küçük belirlenemeyeceği, ifraz edilemeyeceği, hisselendirilemeyeceği, Hazine taşınmazlarının satış işlemleri hariç olmak üzere pay ve paydaş adedinin artırılamayacağına dair hüküm, kamu düzenine ilişkin olup mahkemelerce res'en dikkate alınması gerekmektedir. Somut uyuşmazlıkta, kamu yararı amacıyla getirilen ve kamu düzenine ilişkin olan "bölünemez büyüklük" kuralı ihlal edilmiş olmakta, tüm davalılar iyi niyet kuralına aykırı olarak kanun maddesini dolanmak suretiyle tarım arazilerinin bölünmesine sebebiyet vermektedir. Davalılar arasındaki bu danışıklı durumu yasanın korumasının söz konusu olamayacağı, cebri icra kanalıyla yapılan satışla taşınmazda pay iktisap eden davalılardan bilahare pay temlik alan bir kısım davalıların iyi niyetinden bahisle bu davalılar yönünden kısmen red kararı verilmesinin mümkün olmadığı gözetilmeksizin, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru görülmemiş, bu sebeple hüküm bozulmuştur.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle reddine, davacı vekilinin temyiz itirazlarının (2) No.lu bentte açıklanan nedenlerle kabulüyle İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.05.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! c62695fb74d2616e 2ef882b52f9e1ea2

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı