Yargıtay Kararları › Yargıtay 6. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/925 E., 2025/3192 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/925 E., 2025/3192 K. (30.09.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/925
Karar No
2025/3192
Karar Tarihi
30.09.2025
Konu
Tazminat

6. Hukuk Dairesi 2025/925 E. , 2025/3192 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/877 E., 2025/19 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 2. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2018/336 E., 2024/218 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ile davalılar ... ve ... vekillerince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 30.09.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davacılar vekilleri Avukat ..., Avukat ... ile davalı ... vekili Avukat ..., davalı ... Özel Sağlık Hizm. A.Ş. vekili Avukat ... ve davalı ... vekili Avukat ...'nin gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacılardan ...'ın vücudunda sağlık sorunlarına neden olan yağların alınması ve burnundaki tıbbi sorunun tedavisi için davalılardan Dr. ...'nin özel muayenesine gittiğini ve ... tarafından muayene neticesinde ameliyat olması gerektiğinin bildirilmesi üzerine 28.07.2017 tarihinde ... Özel ... Hastanesinde ameliyata alındığını, davalı ...'ün ise operasyonda yetkili anestezi uzmanı olduğunu, ameliyatta davalıların uyguladığı hatalı işlemler nedeniyle ...'nın kalbinin uzunca bir süre durduğunu ve beyninin kansız ve oksijensiz kalması nedeniyle kalıcı hasara uğradığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin tüm haklarının saklı kalması ve bilirkişi raporu ile belirlenecek gerçek zarar miktarının tespiti anında ıslah edimek üzere ... için 5.000,00 TL maddi ve 500.000,00 TL manevi tazminatın, ... için 3.000,00 TL maddi ve 500.000,00 TL manevi tazminatın, ... için 1.000,00 TL maddi ve 250.000,00 TL manevi tazminatın ... için 1.000,00 TL maddi ve 250.000,00 TL manevi tazminatın, ... için 100.000,00 TL manevi tazminatın, ... için 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiş, bilahare maddi tazminat talebini toplam 11.063.954,12 TL olarak ıslah etmiştir.

II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacıların İl Sağlık Müdürlüğü'ne şikayet başvurusu nedeniyle yapılan incelemede davalı ...'nin kusursuz olduğunu ve soruşturma açılmasına gerek olmadığına karar verdiğini, hasta ile 1 saat görüşüldüğünü, ameliyatın detayları hakkında gerekli bilginin ayrıntılı şekilde verildiğini, yapılan sağlık sorgulamasında herhangi bir hastalığının olmadığı, ilaç kullanmadığı, uyuşturucu ve alkol kullanmadığının, 5 yıl önce 2 kez burun ameliyatı olduğunun, 2 kez doğum yaptığının ve 1 kez laparaskopu ameliyatı olduğunun söylediğini ve bunlarda bir problem yaşamadığının belirttiğini, hastanın 31 yaşında hiçbir sağlık problemi olmayan ve daha önce anestezi almış bir hasta olarak değerlendirdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... Özel Sağlık Hizmetleri A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; tazminat talebinin yasal koşullarının oluşmadığını, ölüm söz konusu olmadığından destekten yoksun kalma tazminatının talep edilemeyeceğini, manevi tazminat tutarının fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ATK raporu uyarınca; kişide operasyon sırasında geliştiği kabul edilen bu hipoksi tablosunun zamanında tanısının konulamaması nedeniyle Anesteziyoloji ve Reanimasyon Uzmanı Dr. ...’ün uygulamalarının tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olmadığının tespit edildiği, anestezi doktoru davalı ...'ün kusurlu olduğunun anlaşıldığı, bu kusurlu eylemden davalı hastanenin de müşterek sorumlu olduğu, diğer davalı ...'nin ise alınan tıbbi raporlara göre kusuru olmadığı, %100 oranındaki iş görmezlik durumu dikkate alındığında aktüer raporunda yapılan hesaplamanın yerinde olduğu belirtilerek, davalı ... yönünden davanın reddine, davacı ...'ın maddi tazminat talebinin kabulü ile; 11.063.954,12 TL'nin 28.07.2017 tarihinden işleyecek avans faiziyle davalılar ... ve ... Özel Sağlık Hizmetleri A.Ş.'den tahsiline, davacılar ..., ..., ...'ın maddi tazminat taleplerinin ise koşulları oluşmadığından reddine, manevi tazminat taleplerinin ise manevi ızdırabın tatmini amacına yönelik olup zenginleşme amacı gütmediği, tarafların ekonomik ve sosyal durumları gözetildiğine yıkıma sebebiyet verecek tutarda olmaması ile hak ve nesafet kuralları gözetilerek tam kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalılar ... Özel Sağlık Hizmetleri A.Ş. ve ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1- Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; anestezi uzmanının mavi kodla çağrılması üzerine ameliyathaneye geldiği, o gelene dek hastaya müdahale etmeyen Dr. ...’nin ilk elden sorumlu kişi olduğunu, yapılan hesaplamalarda asgari ücretin esas alınmasının hatalı olduğunu, davacıya, 28.07.2017 tarihli ameliyat sonrasında ilk 2 yıl, 2 ayrı hasta bakıcı tarafından dönüşümlü olarak ücreti karşılığında bakıldığını, Haziran 2019’dan itibaren ise tek bir bakıcının çalıştığını, süreç içinde davacının eşinin yaşadığı maddi kayıplar ve çocuklarının kreş giderleri vs. dikkate alınmaksızın mağdur dışındaki davacıların maddi tazminat taleplerinin reddedildiğini, tıbben ölü kabul edilmese de %100 maluliyet nedeniyle maddi destekten tamamen yoksun kalındığının dikkate alınmadığını beyan etmektedir. 2- Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davacılar ile davalı anestezi uzmanı arasında hiçbir akdi ilişki bulunmadığını, yerel mahkemece de davalı anestezi uzmanı Dr. ...'ün tıbbi uygulamalarında bir malpraktis olmadığının tespit ettiğini, davalının anestezi uzmanı olup hastanelerde neredeyse tüm ameliyatlarda görev yapmak durumunda olduğunu, gerek devlet hastaneleri gerekse de özel hastanelerde her bir ameliyat ya da her bir hasta için ayrı ayrı anestezi uzmanı istihdam edilemeyeceğini, dolayısıyla aynı anda birden fazla tıbbi müdahale gerçekleşirken anestezi uzmanlarının, bu operasyonlar arasında mekik dokuyarak çalıştığını, bu süre zarfında hastaların kontrolünün ve operasyonun idamesinin yetkili hekim ve yanında yer alan anestezi teknisyenleri ile sağlık personelinde olduğunu beyan etmektedir. 3- Davalı ... Özel Sağlık Hizmetleri A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde; hastanın ameliyat öncesinde her türlü risk ve komplikasyonlar konusunda yazılı ve sözlü bilgilendirildiğini, müdahalenin zaman kaybetmeksizin derhal yapıldığını, ortada tıbbi bir uygulama hatası bulunmadığını, istinaf itirazlarının gerekçesiz reddedildiğini, raporlar arası çelişki giderilmeden hüküm kurulduğunu, taraflarınca ibraz edilen uzman görüşünün dikkate alınmadığını, kusur söz konusu olmadığından tazminata hükmedilemeyeceğini kaldı ki hesaplamanın da hatalı yapıldığını, TBK m. 51-52 uyarınca indirime gidilmesi gerektiğini, ıslah zamanaşımı ve faiz başlangıcı hakkındaki itirazlarının dikkate alınmadığını, ameliyat tarihinden avans faiz uygulanmasının hatalı olduğunu, manevi tazminat tutarının fahiş olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, tıbbi hataya dayalı maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar vekillerinin tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacılar vekilinin diğer temyiz itirazları bakımından: a) Davalı Anestezi Uzmanı Doktor ... tarafından, ATK raporu sonrasında dosyaya sunulan bila tarihli dilekçe ile; davalı hastanede mavi kod birimi başkanı olduğunun, olay günü ameliyatı başlattıktan sonra yoğun bakımdaki başka bir hasta ile ilgilenmesi için çağırılması üzerine, hastayı tekniker ...’a teslim ettiğinin ve ameliyathaneden ayrıldığının, daha sonra tekniker ... ’nın, ...’nın durumunun kötü olduğunu belirterek kendisini araması üzerine ameliyathaneye döndüğünü ve müdahaleye başladığını beyan ettiği, bahsi geçen beyanın davalı hastane mesul müdürü tarafından yazılan 23.06.2023 tarihli yazı ile de doğrulandığı görülmüştür. Davacı mağdure ...'nın; ameliyatın 36. dakikasında kalbinin durduğu ve bu dakikadan, davalı Anestezi Uzmanı Dr. ...'ün ... kod ile çağırılması neticesinde ameliyathaneye gelerek, CPR (yeniden canlandırma) işlemine başlamasına kadar geçen sürede, hastaya diğer davalı sorumlu Dr. ... ve ameliyat ekibi tarafından herhangi bir müdahalede bulunulmadığı, gerek bu davalının kendi beyanlarından (davaya cevap dilekçesinde; bradikardisi gelişmesi üzerine cerrahi ekip, ameliyat hemşiresi ve kendisinin kenara çekildiği, ifade edilmiş) gerekse de tanık anlatımlarından anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece; yukarıda yapılan tespitler de dikkate alınarak, davalı Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. ...'ye ameliyat esnasında ve ameliyathanede bulunduğu sırada ameliyat ettiği hastada gelişen tıbbi durum karşısında herhangi bir müdahalede bulunmaması nedeniyle, kusur atfedilip edilemeyeceği yönünde Adli Tıp 3. Üst Kurulundan yeniden rapor alınarak, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme neticesinde davalı Dr. ...'nin zarardan sorumlu olmadığına dair hüküm kurulması doğru olmamıştır. b) Hükme esas alınan raporda; davacı ...'nın ömrünün sonuna kadar yatalak kalacağı oluşan beyin hasarı nedeniyle boyundan aşağı hiçbir hareket kabiliyetinin bulunmadığı ve günün 24 saati bakıma muhtaç olduğunun tespit edildiği dikkate alındığında, hasta lehine bir bakıcı ücreti esas alınarak hesaplama yapılmış olması isabetli bulunmamış olup, bakımının yirmidört saat olacak şekilde gereksinim göstermesi nedeniyle kaç bakıcı tarafından sağlanabileceğinin tespiti neticesinde oluşacak sonuca göre bakıcı gideri zararının hesaplanması gerekirken, bu husus dikkate alınmaksızın hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. Ayrıca; olaydan önce Rusça, İngilizce ve Türkçe olmak üzere üç dil bildiği, İngilizce ve Türkçe öğretmenliği alanlarında da eğitim aldığı iddia edilen davacının, sağlıklı olması durumunda asgari ücretin üzerinde bir kazanç sağlayıp sağlayamayacağı hususunda, aktüerya bilirkişisinden ek rapor alınarak, tanzim edilecek bu rapora uygun karar verilmesi gerekirken, bahsi geçen iddialar dikkate alınmaksızın sürekli iş görmezlik zararı hesabı yapılması da doğru olmamıştır.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalılar vekillerinin tüm, davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dairemizdeki duruşmada vekille temsil olunan davacı ... yararına takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin, davalılardan tahsili ile adı geçen davacıya ödenmesine, Peşin alınan harçların istek halinde taraflara iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 1168361818f7999d 6770c7c94e3738d2

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı