6. Hukuk Dairesi 2025/486 E. , 2025/1364 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1119 E., 2024/1311 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/623 E., 2020/763 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 30.09.2010 tarihinde imzalanan düzenleme şeklindeki gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca davalının arsa sahibi olduğu yerde davacının inşaat yapmayı taahhüt ettiğini, sözleşme gereği arsa sahibi lehine davacıya ait taşınmazlar üzerinde inşaat teminat ipoteği tesis edildiğini, sözleşmenin 11. maddesine göre inşaat teminat ipoteğinin kaldırılması koşullarının belirlendiğini, projeye uygun şekilde imalatların tamamlandığını ve Esenyurt Belediyesi ile yapı denetim firmasınca hazırlanan hakediş raporlarıyla bu durumun tespit edildiğini, davalıya gönderilen ihtarnamelere rağmen davalının ipoteklerin kaldırılması için gerekli işlemleri başlatmayarak yükümlülüklerini ihlal ettiğini, müvekkilinin sözleşme kapsamındaki taşınmazların çoğunu üçüncü kişilere sattığını ancak ipotek kaydı nedeniyle tapu devirlerini yapamadığını ve bu nedenle satış bedellerinin büyük kısmını tahsil edemediğini belirterek, sözleşmeye konu taşınmazların imalat seviyesinin tespit edilmesini ve üzerlerindeki ipotek şerhlerinin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; sözleşme kapsamında davacının taşınmaz tapu kaydına arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi şerhi, davalının ise davacıya ait taşınmazlar üzerine inşaat teminat ipoteği tesis ettirdiğini, sözleşme doğrultusunda müvekkili şirketin söz konusu taşınmazlardaki 141/200 hisseyi davacı firmaya temlik ettiğini ve kat irtifakı tesis edildiğini, ancak davacı şirketin müvekkiline ait taşınmazlar üzerindeki kat karşılığı inşaat sözleşmesi şerhini kaldırmadığını, bu nedenle hukuken ve fiilen anlamını yitiren şerhin kaldırılması için davacıya ihtarname gönderildiğini, davacı tarafından ihtarnameye yanıt verilmemesi üzerine Bakırköy 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2016/380 Esas sayılı dosyasıyla tapu kaydındaki şerhin terkini için dava açıldığını, taraflar arasında yapılan karşılıklı anlaşma ile aynı gün içerisinde davacı şirkete ait taşınmazlar üzerindeki inşaat teminat ipoteği ve davalı şirket adına kayıtlı taşınmazlardaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi şerhinin kaldırıldığını, böylelikle davanın konusuz kaldığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşmenin 11. maddesinde ipoteklerin kaldırılacağı aşamalar ve oranların ayrıntılı şekilde düzenlendiği, dava sırasında bazı bağımsız bölümlerin üçüncü kişilere satılmış olması ve bazı ipoteklerin kaldırılmış bulunması nedeniyle davanın kısmen konusuz kaldığı, Esenyurt Belediyesi’nden gelen yazıya göre inşaatların %100 seviyesinde tamamlandığı, ayrıca başka bir davada verilen kararla sözleşmenin 11. maddesinin “E” bendinde belirtilen şartların gerçekleştiğinin kabul edilmesiyle ipoteklerin kaldırılmasına karar verildiği, bu durumda diğer aşamalar için de ipotek kaldırma koşullarının gerçekleşmiş sayıldığı gerekçesiyle konusuz kalan ve satış nedeniyle aktif husumet yokluğu bulunan bağımsız bölümler yönünden davanın reddine, diğer bağımsız bölümler yönünden ise konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşmenin 11. maddesinde ipoteklerin kaldırılmasının aşamalı olarak düzenlendiği, ancak davacı yüklenicinin inşaatın mevcut seviyesi itibarıyla ipoteklerin kaldırılması koşulunun gerçekleştiğinin ve davanın açıldığı tarihte davacı yüklenicinin dava açmakta haklı olduğunun belirlenemediği, bu durum karşısında yargılama giderleri açısından davacının sorumlu olduğunun kabulü gerektiği, vekalet ücreti bakımından ise taraflar arasındaki sulhün ön inceleme tutanağının imzalanmasından (öninceleme tutanağı 13.10.2017 tarihinde imzalanmıştır) sonra sağlandığı görülerek, davalı lehine vekalet ücretinin tamamına hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde: a. 30.09.2010 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında ipoteklerin kaldırılmasının koşulları açıkça belirlendiğini, davalının sözleşmeye uygun hareket etmeyerek taşınmazlar üzerindeki ipotekleri vaktinde kaldırmadığını, dava açıldıktan sonra ipoteklerin kaldırılmasının davanın haklılığını açıkça gösterdiğini, b. Davalının davacıdan talep edebileceği muaccel bir alacağının bulunmadığını, ipoteklerin feshedilmemesinin gerekçesi olarak ödemezlik defini ileri sürmesinin kabul edilebilir olmadığını, sözleşme hükümleri çerçevesinde ipoteklerin fekkinin gerektiğini, davalının ipotekleri kaldırmaması nedeniyle kusurlu olduğunu, davanın açılmasına sebebiyet verdiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan ipoteklerin fekki istemine ilişkindir. 1.Dava konusu arsa payı karşılığı inşaat sözleşmenin 11. maddesinde inşaatın belirli bir seviyeye gelmesi halinde ipoteklerin aşamalı olarak kaldırılacağı düzenlenmiştir. Davalının dava konusu bir kısım taşınmazlardaki ipotek fek işlemini dava açıldıktan sonra yaptığı nazara alınarak, davanın açıldığı tarihte davacının fek edilen taşınmazlar bakımından dava açmakta haklı olduğu açıktır. Bu kapsamda davalının davanın ikamesinden sonra yapılan ipotek fek işlemi yönünden davanın açılmasına sebebiyet verdiği anlaşılmış olup bu kısımlar yönünden davalı aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi gerekirken, yargılama giderinin ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi doğru görülmemiştir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HMK'nın 370/2 ve 370/4 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
V. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı tarafın Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının B maddesinin 1, 2, 3, 4, 5, 6 numaralı bentlerinin çıkarılmasına, 1. bent olarak “1-Davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilen 335 adet taşınmaz yönünden Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 327.478,14 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin yatırılan 170,78 TL harç ile 86.698,75 TL tamamlama harcın mahsubuna, bakiye 240.608,61-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,”, 2. bent olarak “2-Davacı tarafından yatırılan 31,40 TL başvurma harcı, 170,78 TL harç ile 86.698,75 TL tamamlama harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,”, 3. bent olarak “3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı yararına tayin ve takdir olunan (335 taşınmaz sayısı nazara alınarak) 124.313,66 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine”, 4. bent olarak “4-Davacı tarafından sarf edilen 164,70 TL tebligat gideri ve müzekkere gideri, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.164,70 TL'nin (davanın haklılık oranı dikkate alınarak %75) takdiren 2.373,52 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,”, 5. bent olarak “5-Davalı tarafından sarf edilen tebligat ve müzekkere masrafından oluşan toplam 11,00 TL yargılama giderinin (davanın haklılık oranı dikkate alınarak %25) takdiren 2,75 TL'sinin davacıdan tahisli ile davalıya verilmesine, kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,”, 6. bent olarak “6-Davanın reddine karar verilen bağımsız bölümler yönünden; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı yararına tayin ve takdir olunan (9 taşınmaz sayısı nazara alınarak) 13.058,60 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,”, 7. bent olarak “7-Aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilen bağımsız bölümler yönünden; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı yararına tayin ve takdir olunan 3.400,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının talep halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! b08aa0223e1e470f 305e0f5cffe17c04