6. Hukuk Dairesi 2025/2809 E. , 2025/3490 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1107 E., 2024/48 K. BİRLEŞEN DOSYA İZMİR 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2012/242 E. 2012/83 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2010/490 E., 2021/525 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davacı-karşı davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA 1. Asıl davada davacı vekili, taraflar arasındaki sözleşmenin 13.08.2009 tarihinde feshedildiğini, 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun 22/2b maddesi gereğince, aynı Kanun'un 19, 20... . maddelerine göre sözleşmenin feshi halinde, kesin teminat ve varsa ek teminatların alındığı tarihten itibaren gelir kaydedileceği tarihe kadar Devlet İstatistik Enstitüsü'nce yayınlanan aylık toplam eşya fiyat endeksine göre güncelleneceği, güncellenen tutar ile kesin teminat ve varsa ek kesin teminatların tutarı arasındaki farkın yükleniciden tahsil edileceği düzenlendiğinden 1.288.500,00 TL teminat mektubu güncelleme farkını, temerrüt tarihinden itibaren .... Bankası tarafından kısa vadeli krediler için belirlenen avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi talep etmiştir. 2. Birleşen 2012/242 Esas sayılı davada davacı vekili, taraflar arasındaki sözleşmenin feshedildiğini, fesihten sonra ihale kapsamında olan ancak davalı yüklenici tarafından yarım bırakılan işler nedeniyle iki kısım halinde ihale düzenlendiğini, yapılan ihaleler sonucunda davalı yüklenicinin eksik ve kusurlu imalâtlarının tamamlandığını, davacı idarenin ihale kapsamındaki işin tamamlanmaması nedeniyle davalı yükleniciden 8.781.719,30 TL alacaklı olduğunun belirlendiğini, alacak tutarından şimdilik 20.000,00 TL'nin TCMB'nin kısa vadeli kredilere uyguladığı en yüksek avans faizi oranı ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 05.08.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile talep 8.781.719,30 TL'ye çıkarılmış ve harç ikmal edilmiştir. 3.Karşı davada davacı birleşen davada davalı vekili, davalı idarenin verdiği projelerin uygulanması mümkün olmadığı, tasfiye edilmesi gereken işin hukuka aykırı olarak feshettiğini, müvekkilinden kaynaklanmayan sebeplerden ötürü sözleşmenin feshedilerek kesin ve avans teminat mektuplarının irat kaydedilmesinin hakkaniyet ile bağdaşmadığını, müvekkilinin kusurundan kaynaklanmayan ve müvekkilinin tek başına ortadan kaldırmadığı imkansızlık hallerinin idarece mücbir sebep sayılması gerektiğini belirterek, davalı idarece işin süresinin dolması beklenmeden 13.08.2009 tarihli sözleşmenin feshinin haksızlığının tespitine, davalı idarece belirlenmiş olan uygulama projelerinin uygulanabilir nitelikte olmaması sebebiyle müvekkil tarafından uygulanan yeni projelerden kaynaklı sözleşme dışı ek imalât bedellerinin tespiti ile bunun şimdilik 5.000,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline, haksız fesih sonrası irat kaydedilmiş olan 03.05.2007 tarih ve 8.190.000,00 TL bedelli kesin teminat mektubu bedelinin şimdilik 5.000,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiz ile birlikte tahsiline, avans teminat mektubunun haksız feshi sonrası irat kaydedilmiş olan 9.482.372,75 TL'nin şimdilik 5.000,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş ve karşı dava harcı yatırılmıştır.
II. CEVAP 1.Asıl davada davalı vekili, dava konusu nakde çevrilen teminat mektubunun alındığı tarih ile nakde çevrildiği tarih arasındaki fark değerinin talep edildiğini, bu talebin sözleşmenin feshi halinde yasanın idareye tanıdığı bir hak olsa da hakkın kullanımı için gerekli koşulların oluşup oluşmadığının irdelenmesinin gerektiğini, sözleşmenin davacı idarenin haksız ve hakkın kötüye kullanılması niteliğindeki eylemleri sonucunda feshedildiğini, bu sebeple sözleşmenin bahşettiği hakların talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. 2.Birleşen 2012/242 Esas sayılı davada davalı vekili, anahtar teslim, götürü bedel yapılan işlerde ihalece uygulama projelerini eksiksiz olarak işe başlamadan uygulanabilir bir şekilde teslim edilmesi gerekmekte olduğunun emredici şekilde ifade edildiğini, uygulanamaz proje ile işi ihale eden idarenin ilgili mevzuat gereği kendi edimlerini yerine getirmediğinden müvekkilinden kaynaklanmayan ifa imkansızlıkları sebebiyle meydana gelmiş eksiklik ve imalât bedellerinin talep edilmesinin usul, yasa ve hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkiline herhangi bir ayıp ihbarı yapılmaksızın sözleşmenin fesih edilerek yeni bir yükleniciye ihale edilmiş olmasından kaynaklı idarenin alacak talebinde bulunmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. 3.Karşı davada davalı vekili, aşamalardaki beyanlarında sözleşmenin haklı feshedildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında... Noterliği'nin 07.05.2007 tarihli ve .... yevmiye no'lu ... Hafif Raylı Sistemi ....Aşama İkmal İnşaatı Yapım İşi Sözleşmesi'nin imzalandığı, işin süresinin iş yeri teslimi sonrası 540 gün olduğu, sözleşmenin iş sahibi idare tarafından 13.08.2009 tarihinde davalı yükleniciye tanımlanan 20 günlük sürenin sonunda inşaat sahasında eksik ve kusurlu işler tamamlanmadığı, inşaatın iş programına uygun seviyeye getirilmediği gerekçesiyle feshedildiği, davalı yüklenici tarafından idareye sunulan revize iş programı kapsamında yüklenicinin ayda ortalama %4 oranında imalât gerçekleştirmesi gerekirken 15 aylık süre içerisinde ancak ayda ortalama %0,4 seviyede imalât gerçekleştirdiği, dava konusu işin sürüncemede kaldığı, mukayeseli keşfe esas uygulamalı projenin yüklenici tarafından hazırlanarak idareye teslim edilmemesi sonucunda %10 oranının belirlenemediği, davalı yüklenicinin kusuru nedeniyle oluşan belirsizlik ortamına davacı idarenin işi feshederek son vermesinde haklı olduğu, haklı fesih nedeniyle asıl davanın kabulüne, birleşen dava yönünden davacı idarenin fesih öncesi davalı yükleniciye 15 aylık süre uzatımı verdiği, fesih tarihi itibariyle ek süre dolmadığından gecikme cezası talep edilemeyeceği gerekçesi ile birleşen davadaki alacak talebi yönünden gecikme cezası içermeyen ve fesih durum tespit tutanağına göre işin yapılan kısmındaki ayıplı imalât kesinti bedeli alacağının 5.869.346,24 TL olarak kısmen kabulüne, karşı dava yönünden ise fesih kesin hakedişi ek işleri içerdiğinden yüklenicinin ek imalât bedellerini talep edemeyeceği, haklı fesih nedeniyle irat kaydedilen kesin teminat ve avans teminat mektubu bedellerinin iade talebinin haklı olmadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne, birleşen davada karşı davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı-karşı davada davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Asıl ve birleşen davada davacı- karşı davada davalı vekili temyiz dilekçesinde; asıl davada uygulanan faiz başlangıç tarihlerinin hatalı olduğunu, temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini, birleşen davadaki karşı davada red kararı verilmesine rağmen aleyhlerine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, birleşen davada hükme esas alınan bilirkişi raporunun usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkemece yükleniciye verilen ek süre sona ermeden sözleşmenin feshedildiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, birleşen davada hükme esas alınan bilirkişi raporunda iadeler başlıklı kısımda yer alan, kesin hakedişte yükleniciden kesilen tesis, makine ve ekipman listesi karşılığı yükleniciye iade edilen 520.150,00 TL'lik kısmın anlaşılır olmadığını, bu tutarın idare onaylı kesin hesap hakediş raporunda kesinti olmadığı gibi bu bedel karşılığı idarece bir tesis, makine ve ekipman satın alınmadığını, yine bilirkişi raporunda tüneldeki gabari bozuklukları yönünden işin kazı işinin ötesinde beton kırma işi olduğunun dikkate alınmadığını, hesaplamanın usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik ve ayıplı işler için kesintide yerinde uygulanan miktarların esas alınması gerektiğini, götürü bedel hakediş tutarı ile idare onaylı hakediş tutarlarının farklı olduğunu, buna bağlı fiyat farkının idare onaylı hakedişe göre çıktığını, hatalı hesaba dayalı fiyat farkının da hatalı hesaplandığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Asıl, birleşen ve karşı davada uyuşmazlık eser sözleşmesinin feshi nedeniyle tazminat ve alacak istemlerine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre asıl ve birleşen davada davacı-karşı davada davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Taraflar arasında düzenlenen 07.05.2007 tarihli sözleşme ile .... Hafif Raylı Sistemi 2. Aşama İkmal İnşaatı Yapım işinin davalı tarafından yapılması kararlaştırılmıştır. Asıl ve birleşen davada davacı iş sahibi, davalı yüklenicidir. Sözleşmeden kaynaklanan alacaklarda temerrüt faizi uygulanabilmesi için alacağın muaccel olması yeterli olmayıp, kararlaştırılan kesin vadede borcun ödenmemiş ya da alacaklının usulüne uygun ihtarı ile borçlunun temerrüde düşürülmüş olması zorunludur (TBK 117). Aksi halde temerrüt, icra takibine geçildiği veya davanın açıldığı tarihte oluşur. Somut olayda, asıl dava konusu alacak yönünden davacı idare tarafından 29.09.2009 tarihli ihtar gönderildiği, ihtar yazınının tebliğ edildiği anlaşılmakla mahkemece asıl dava yönünden 29.09.2009 tarihinin faize başlangıç yapılması bu tarihten itibaren avans faizi uygulanması gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması bozmayı gerektirir. 3.Birleşen davadaki karşı dava yönünden, İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm kısmının (C) numaralı fıkrasının (3) numaralı bendinde; "Davalı taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre hesap ve takdir edilen 4.080,00 TL ücreti vekaletin davalılardan alınarak davacıya verilmesine," yazıldığı görülmekle, mahkemece davanın reddine karar verildiğinden davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Asıl ve birleşen davada davacı- karşı davada davalı vekili diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. Asıl ve birleşen davada davacı- karşı davada davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm kısmının (A) numaralı fıkrasının; (1) numaralı bendinde yer alan “1-Davanın KABULÜ ile 1.228.500,00 TL'nin dava tarihinden itibaren hesaplanacak ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” cümlesinin karardan çıkarılmasına, yerine “1-Davanın KABULÜ ile 1.228.500,00 TL'nin temerrüt tarihi olan 29.09.2009 tarihinden itibaren hesaplanacak ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” cümlesinin eklenmesine, kararın değiştirilmiş bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 4. Birleşen davada karşı dava yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm kısmının (C) numaralı fıkrasının; (3) numaralı bendinde yer alan “3-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. Hükümlerine göre hesap ve takdir edilen 4.080,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,” cümlesinin karardan çıkarılmasına, yerine “3-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. Hükümlerine göre hesap ve takdir edilen 4.080,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,” cümlesinin eklenmesine, kararın değiştirilmiş bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! a00f247eb6dd36c5 1a4db2c3cde5b882