6. Hukuk Dairesi 2025/1549 E. , 2025/3122 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/108 E., 2025/351 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/271 E., 2022/316 K. Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü :
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında beton otokorkuluk yapılmasına ilişkin sözleşme kapsamında müvekkilinin imalatlar yaptığını, 11.06.2018 tarihine kadar yapılan işlerin 2 numaralı hakedişe bağlandığını, hakedişte kesintiler sonrası müvekkiline 946.058,97 TL ödenmesi gerekirken davalının kesinti yaparak 227.058,97 TL ödediğini, bakiye 719.000,00 TL'nin taleplerine rağmen taraflar arasında akdedilen diğer ... Çevre Yolunun BSK yapılmasına ilişkin sözleşme kapsamında kesin teminat mektuplarının süresinin dolduğundan bahisle ödenmediğini, oysa bu dava dışı sözleşme kapsamında BSK yapılması işinin geçici kabulünün 20.01.2015 tarihinde gerçekleştirildiğini, vergi ve SGK ilişiksiz belgesinin idareye teslim edildiğini, teminat isteme koşullarının bulunmadığını ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında akdedilen dava konusu sözleşme dışındaki ... Çevre Yolunun BSK yapılmasına ilişkin sözleşme gereğince teminat mektubunun yenilenmesi gerektiğini, bu hususta davacının uyarıldığını, davacının 2014/491 Esas sayılı davada davanın kısmen kabulüne karar verilmekle, bu sözleşme kapsamında alacaklı olduğunu ve geçici kabulün yapıldığını, davacının yargı kararı karşısında teminata ihtiyaç kalmadığını belirterek teminatı yenilemediğini, sözleşmenin 10.1.2. maddesi gereğince geçici kabul tutanağının onaylanmasında teminatın yarısının, kesin kabul tutanağı onaylanıp SGK ilişiksiz belgesi sunulduğunda diğer yarısının iade edileceğini, teminatın iadesi koşullarının oluşmadığını, Borçlar Kanunu 139 ve Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 12. maddesi gereğince kamu zararının önlenmesi maksadıyla Beton Otokorkuluk Yapılmasına İlişkin Sözleşmede davacının hakedişinin kısmen tutulduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 05.07.2022 tarihli kararı ile davalı kurumun davacıya 719.000,00 TL hak ediş bedelini eksik ödemesi nedeniyle başlatılan icra takibine karşı ileri sürülen itirazın yerinde olmadığı, davalı kurum tarafından yargılama sırasında icra takibine konu edilen asıl alacak tutarını davacıya ödediği, Yüksek Mahkeme'nin müstekar uygulaması gereği, bu durumun icra takibinin infazı esnasında ilgili icra dairesince gözetilmesi gerektiği, davanın sübut bulduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, icra inkâr tazminatı talebinin ise reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 05.07.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile katılma yoluyla davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 13.06.2023 tarihli kararı ile icra inkâr tazminatı talebinin yasal koşullarının gerçekleştiğinden davacı lehine icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerekirken, reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile kararın kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında karar verilmesine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 13.06.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekilinin istinaf başvurusunun davalı vekiline tebliği üzerine davalı vekilince katılma yoluyla istinaf talebinde bulunulmuş olmasına rağmen davalı vekilinin istinaf nedenleri incelenmeksizin karar verilmiş olduğundan usul ve yasaya aykırı olduğu, bozma nedenine göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelemesine gerek görülmediği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle katılma yoluyla istinaf talebinde bulunan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, davacı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde ise itirazın iptâli davalarında borçlunun icra inkâr tazminatı ile sorumlu tutulabilmesi için İİK'nın 67/II. maddesi gereğince borçlunun itirazında haksız ve alacağın likit olması gerektiği, davada, bakiye hakediş alacağının miktarı tarafların kabulünde olup, ihtilafsız olmakla hesaplanabilir ve likit olduğu, davalı tarafından borç tutarının bilindiği, sözleşmede hakediş alacağının başka bir akdi ilişki nedeniyle verilmesi gerektiği iddia edilen teminat mektubu yerine teminat olarak tutulacağına ilişkin hüküm bulunmadığı , icra inkâr tazminatı talebinin yasal koşullarının gerçekleştiğinden davacı lehine icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerekirken, reddine karar verilmesi doğru olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına ve alacağın %20si oranından icra inkâr tazminatına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Dava konusu alacağın takas hakkını kullanarak elinde tuttuğu bedele ilişkin olduğunu,idarenin takas hakkını kamu zararının önüne geçmek adına yaptığını,, raporda bu konuda inceleme yapılmadığını, b. Davacıya gerekli ödemenin yapıldığını, davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğini, c. Alacak likit olmayıp ihtilaflı olduğundan icra inkâr tazminatına hükmedilemeyeceğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesine dayalı itirazın iptali istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 6a08055e1ddf41da 55bc5303bad0313b