Yargıtay Kararları › Yargıtay 6. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/1319 E., 2025/3035 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/1319 E., 2025/3035 K. (23.09.2025)

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1319
Karar No
2025/3035
Karar Tarihi
23.09.2025

6. Hukuk Dairesi 2025/1319 E. , 2025/3035 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/202 E., 2025/328 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/816 E., 2024/865 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin davalı kooperatifin üyesi olduğunu, 18.07.2023 tarihli genel kurulda alınan karar ile kooperatif üyeliğinden çıkarılmasına karar verildiğini, ortaklıktan çıkarılma kararının Ana sözleşmede gösterilen sebeplere dayanmadığını, çıkarılma kararı gerekçeli olarak tutanağa geçirilmediğini, çıkarma kararının gerekçeli olarak yönetim kurulu karar defteri ile ortaklar defterine kaydedilmediğini, kararın onaylı örneğinin süresi içerisinde davacılara noterden tebliğ edilmediğini belirterek, davalı kooperatifin 18.07.2023 tarihli genel kurulu gündeminin 8 no'lu maddesi alınan çıkarma kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davada davacıların hukuki yararı bulunmadığından öncelikle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacıların Ana sözleşmede belirtilen site dahilinde konut maliki, oturma hakkı sahibi, genel hizmet tesislerinden birinin maliki veya kiracısı olmak şartlarını taşımadıklarından kooperatif üyeliğinden çıkarılmalarına karar verildiğini, ortaklıktan çıkarılma kararının gerekçeli olarak tutanağa geçirildiğini, dava tarih itibarı ile davacılar hakkında üyelikten çıkarma işlemi tamamlanmadığından dava açmakta hukuki yararlarının bulunmadığını belirterek öncelikle davanın usulden reddini, davacıların Ana sözleşme 10/2. madde düzenlemesindeki şartları taşımadığından 18.07.2023 tarihli genel kurul 8 no'lu kararının yasaya ve Ana sözleşmeye aykırı olmadığından davacıların davasının reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kooperatif Ana sözleşmesinde; ortak olabilmek için gereken nitelik ve şartların kaybedilmesi durumu, ihraç sebebi olarak düzenlendiğini, ana sözleşmede ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanununda ortaklık şartlarını kaybedenler için ihraç öncesinde ihtar gönderilmesi öngörülmemiş ise de, 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 27. maddesinde parasal yükümlülükler için aranan uygun süre verilmesi koşulunun bu durumda da kıyasen uygulanması gerektiği, davalı kooperatif tarafından davacılara ihtar çekilerek, ortaklık şartlarını yerine getirmesi için makul süre verilmesi gerekirken, bu süre verilmeden davacının kooperatif üyeliğinden ihraç edilmesi yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dava tarihi itibarı ile davacıların ortaklık sıfatı devam ettiğinden dava açmakta hukuki yararlarının bulunmadığını, genel kurul kararı ile ortaklık şartlarını sağlamayan üye ortakların ortaklıklarına son verildiğini, ortaklık koşulunu kaybeden üyeler yönünden gerek mevzuatta gerekse Ana sözleşmede ihraç öncesi ihtar şartının varlığı düzenlenmediğini, parasal yükümlülüklerle ilişkin ihraç öncesi ihtar düzenlemesinin kıyasen uygulanmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kooperatif üyeliğinden ihraca ilişkin genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 31f265414b8a6916 9bfff6b15e42f376

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı