Yargıtay Kararları › Yargıtay 6. Hukuk Dairesi › Kasım 2025 › 2025/1103 E., 2025/3716 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/1103 E., 2025/3716 K. (04.11.2025) – Miras

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1103
Karar No
2025/3716
Karar Tarihi
04.11.2025
Konu
Miras

6. Hukuk Dairesi 2025/1103 E. , 2025/3716 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI: 2020/1221 E., 2023/79 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI: 2014/1878 E., 2020/179 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 04.11.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davacı ... mirasçıları vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ...'nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında düzenlenen 28.02.2008 tarihli sözleşme ile ... ilindeki alçak gerilimden beslenen abonelerin el bilgisayarı ve endeksör vasıtası ile abone adresinde endeksinin okunması, fatura bildirim tanzimi ve aboneye bırakılması, durum kodu konmasına yönelik sayaç ve mühür kontrolü, kaçak ve usulsüz elektrik kullananların belirlenmesi, abone kayıtlarının güncellenmesi ile bu bilgilerin idare bilgisayarlarına GPRS üzerinden aktarılarak faturaya dönüştürülmesi işinin kararlaştırıldığını, müvekkili şirketin imzalanan sözleşme ve ekleri kapsamında iş programına bağlı olarak üzerine düşen edimlerini yerine getirdiğini, ancak taraflar arasındaki teknik şartname gereği, abone kodlarından özellikle 7009, 7011 ve 7012 no.lu kodlara ilişkin olarak davalı tarafından müvekkiline 28.02.2008-28.02.2010 tarihleri arasında ödeme yapılmadığını ileri sürerek, 35.400,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 22.09.2017 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 338.367,19 TL arttırarak toplam 373.767,19.TL'nin dava tarihinden itibaren avans faizi, faize işlemiş ve işleyecek KDV'si ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile davacı arasında düzenlenen sözleşme ve eklerine göre endeks değerinin işletmeye ulaşması ve fatura düzenlenmesi halinde yükleniciye uygulama yılındaki ana hizmet bedelinin ödendiğini, abone tarafından endeksin işletmeye bildirilmemesi ve sonucunda tahakkuka bağlanmaması halinde ise herhangi bir ödeme yapılmayacağını, enerji tüketim yolu gibi nedenlerle okunmaması halinde idare tarafından tekrar kontrol edilerek yüklenici ile birlikte güncellenmesi gerektiğini, davacının sözleşme süresince itirazda bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı şirketçe düzenlenen hakedişlerde dava konusu edilen durum kodlarına ilişkin verilen hizmet bedellerinin hiçbir şekilde yer almamış olması nedeni ile hakedişte bulunmayan bir hizmet bedeli ile ilgili bir ihtirazi kayıt konması söz konusu olmadığından sözleşme eki Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin 42. maddesine göre hakedişe itiraz edilmemiş olmasının davacının söz konusu hizmet bedelini talep hakkını ortadan kaldırmayacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 361.973,62 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlı avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında düzenlenen hizmet alım sözleşmesinin 9.1, 9.2 ve 14. maddeleri ile sözleşmenin eki niteliğindeki Hizmet İşleri Genel Şartnamesi'nin 2/3. maddesi yollamasıyla 42. maddesinin a bendinin 1/7. paragrafında yüklenicinin itirazlarını maddede belirtilen şekilde ve süresinde bildirmediği takdirde hakedişi olduğu gibi kabul etmiş sayılacağının belirtildiği, sözleşme konusu işin sona erdiği, davacının süresi içinde hak edişlere itiraz etmediği ve hak edişleri olduğu gibi kabul etmiş sayılacağı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu kalemlerin hakedişlere hiç girmediğini, bu nedenle ihtirazi kayıt aranamayacağını, HİGŞ’in 42. maddesi ile ilgili idari yargıda açılan davadaki yargısal süreç dikkate alınmadan karar verildiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK’nın 114/1-d maddesi uyarınca yargılama süresince tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip bulunmaları usul hukukunun temel ilkelerindendir ve dava şartıdır. Aynı Yasanın 55. maddesi ise “Taraflardan birinin ölümü halinde, mirasçılar mirası kabul veya reddetmemişse bu hususta kanunla belirlenen süreler geçinceye kadar dava ertelenir. Bununla beraber hâkim, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde, talep üzerine davayı takip için kayyım atanmasına karar verebilir” hükmünü içermektedir. Öte yandan TBK’nın 43/1 ve 513/1. maddeleri gereğince yargılama sırasında taraflardan birinin ölmesi halinde, taraf ehliyeti sona ereceğinden, ölen tarafın vekili varsa ölüm ile vekâlet ilişkisi de kural olarak sona erer. Vekilin davaya devam etmesi mümkün olmayıp sadece bu kişinin mirasçıları tarafından davaya devam edilebilir. Somut olayda; davacı ...’ın dava devam ederken 04.03.2022 tarihinde vefat ettiği, bu kişiye ait verâset ilamı sunulmadığı gibi mirasçılarının da davaya katılmadığı, Bölge Adliye Mahkemesince mirasçılar davaya dahil edilmeksizin yargılamaya devam edilip karar verildiği anlaşılmaktadır. Taraf teşkili kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen göz önünde bulundurulması gerekir. O halde Bölge Adliye Mahkemesince yapılacak iş; yargılama sırasında vefat eden davacı mirasçılarının davaya katılımının sağlanması suretiyle taraf teşkili sağlanarak esas hakkında karar verilmesinden ibarettir. Bozma nedenine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının re’sen BOZULMASINA, Davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Taraflar yararına duruşma vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 893a2f74ea6c10cd 68eda6dbcf806844

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi – Kasım 2025 kararlarının tamamı