6. Hukuk Dairesi 2024/741 E. , 2025/1400 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/798 E., 2024/180 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/295 E., 2022/106 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 08.04.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde,davacının, davalı şirketin çalışanlarının talebi üzerine ... ilçesinde bulunan ... ... Otelinin dış cephe boya, vernik ahşap, teleski, kafe, SPA ile bu işlere ait imalat ve tadilatları, 452 numaralı özel odada yapılan imalat ve tadilatları, otel merdiven giriş çıkışlarının alçıpan ile kapatılması, otel genel müdür makam odası tefrişatı ve bu işlere ait imalat ve tadilatları ve ... ... Otel ve ... Ski Lodge 3D iç mekân tasarım projeleri, mimari revize projeleri, mimari danışmanlık işlerini yaptığını, davalının yapılan işleri benimseyip kullanmasına rağmen herhangi bir ödeme yapmadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 20.10.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile alacak talebini 1.480.063,34 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, dava dilekçesinde belirtilen işlerin davacı şirketin kuruluş tarihi olan 21.08.2019'dan önce dava dışı ...'a (... İnşaat Taahhüt) yaptırıldığını, müvekkilinin davacı ile yalnızca "Mutfak ve Bulaşıkhane Taşıma İşlerinin" yapılması hususunda sözleşme yaptığını, bu işe ilişkin bedelin de davacıya ödendiğini, davacının gönderdiği faturaya itiraz edildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Somut olayda her ne kadar davacı, davalıya ait otelde bir kısım işler yapmak suretiyle eser meydana getirdiğini bu nedenle davalı taraftan alacaklı olduğunu iddia etmiş ise de, davacı, davalı ile eser sözleşmesi yapıldığına dair yazılı bir sözleşme ibraz edemediği gibi, aralarında böyle bir sözleşmenin sözlü olarak yapıldığını ortaya koyacak şekilde iddiasını ispat edememiştir. Yine davacı dava dilekçesinde yapıldığını ileri sürdüğü işlerin kendisi tarafından yapıldığına dair de herhangi bir delil veya belge sunmamıştır. Mahkememizce yapılan keşif esnasında davacı tarafın bildirdiği tanıklar dinlenmiş olup; tanıklar beyanlarında davacı ... ile anlaşarak otelde bir kısım işler yaptıklarını beyan etmişlerdir. Tanıkların bu beyanları dava konusu edilen işlerin davacı tarafından yapıldığını ispatlamaya tek başına yeterli değildir. Zira tanıklar davacı ile davalı arasında eserin meydana getirilmesine yönelik nasıl bir anlaşma olduğuna dair herhangi bir beyanda bulunmamışlardır. Bu nedenle taraflar arasında eser sözleşmesinin bulunduğunun soyut tanık beyanları ile ispatı mümkün değildir. Kaldı ki, davacının tanık dinletme talebine davalı taraf muvafakatinin olmadığını beyan etmiştir. Davalının muvafakati olmaması dikkate alınduğında tanık beyanlarına itibar etmek yasal olarak mümkün değildir. Davacı, davalı ile aralarında yapıldığını iddia ettiği bir kısım yazışmalar sunarak eserin kendisi tarafından meydana getirildiğini ileri sürmektedir. Ancak dosyaya ibraz edilen yazışmaların incelenmesinde, bu yazışmaların davalı tarafından gerçekleştirildiği anlaşılamadığı gibi, yazışmaların 2018 yılına ait olduğu görülmektedir. Davacı şirketin kuruluş tarihinin ise bu yazışmalardan sonra 28.08.2019 tarihi olduğu dikkate alındığında, davacı tarafından sunulan yazışmalar da davacının iddiasını ispat etme gücünden mahrumdur. Davacı, davalıya ait otelde bir kısım işler yaptığını, bu şekilde eser meydana getirdiğini belirterek davalıdan alacaklı olduğunu iddia etmiş ise de; taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığı gibi diğer kesin delillerle de akdî ilişki ispatlanamamıştır. Alacak miktarına göre akdî ilişkinin tanıkla ispatlanması mümkün olmadığı gibi, davalının açık rızası ve delil başlangıcı niteliğinde belge de bulunmadığından tanık beyanlarına dayalı olarak akdî ilişkinin varlığı ispatlanamaz. Davacı, davalı ile aralarında eser sözleşmesi yapıldığına dair herhangi bir delil veya belge ibraz edemediği gibi yapılan işlerin kendisi tarafından yapıldığını usulüne uygun biçimde ispatlayamamıştır." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a.Mahkemece delillerin isabetli şekilde değerlendirilmediğini, sunmuş oldukları yazışmaların yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilmemesinin doğru olmadığını, b.Davalı yanın, iddiasını ispatlamak için dosyaya delil olarak sunduğu, dava dışı ... İnşaat Taahhüt isimli kişi ile davalı yanın arasında mal alımına ilişkin fatura içeriğinin mahkemece gerekçede değerlendirilmediğini, c.Davalı yanın bilirkişi raporuna beyan dilekçesinde, “başka bir deyişle, davacı şirketin tek ortağı ve müdürü olan ... tarafından, yapılan işlerin..." ifadesini kullanarak müvekkili şirketin tek yetkilisi ve sahibinin imalatları yaptığı beyanında bulunduğunu, d.Davalı yanın, imalatların dava dışı ... tarafından yapıldığını ispat edemediğini, davalı tarafından dosyaya sunulan mal alımına ilişkin faturanın dava ile ilgisinin olmadığının fatura içeriğinden açıkça anlaşıldığını, e.Davalı tarafından davacıya yaptırılan zorunlu ve yararlı bulunan bütün işlerin teslim alınıp benimsendiğini ve kullanıldığını, kullanılmadığına veya eserin yapılmadığına dair davalı itirazı da bulunmadığını, beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle davacı yanca, taraflar arasında akdi ilişkinin varlığının ve işin davacı tarafça yapıldığının ispatlanamamış olmasına göre, usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Dairemizdeki duruşmada vekille temsil olunan davalı yararına takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.