Yargıtay Kararları › Yargıtay 6. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2024/703 E., 2025/1395 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/703 E., 2025/1395 K. (08.04.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/703
Karar No
2025/1395
Karar Tarihi
08.04.2025
Konu
Tazminat

6. Hukuk Dairesi 2024/703 E. , 2025/1395 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/515 E., 2023/1261 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/310 E., 2020/407 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 08.04.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davalı vekili Avukat ... ile davacı vekili Avukat ...'un gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davalıların, ... ... İnşaat İş Ortaklığı adı altında adi ortaklık kurduğunu ve işbu adi ortaklık ile davacı arasında İstanbul İli, ... İlçesi, 13-14 no.lu parsellerde inşa edilen İstanbul Finans Merkezi Projesi kapsamında, 20.02.2015 ve 04.02.2016 tarihli Alt İşveren Sözleşmeleri imzalandığını, bu sözleşmelere göre davacının, alt işveren sıfatı ile, davalıların kurduğu adi ortaklıkça yapımı yüklenilen inşaatın kabasını yapmayı üstlendiğini, sözleşme gereği, davacının hakedişlerinden yapılan %5 oranında teminat kesintilerinin, geçici kabullerin yapılmasının ardından derhal iade edileceğini, davacının, Kartal 23. Noterliği'nin 15.01.2018 tarihli ihtarnamesi ve ardından Kadıköy 31. Noterliği'nin 05.02.2018 tarihli ihtarnamesi yoluyla hakedişi yapılmayan işlerinin hakediş raporlarının düzenlenmesini ve geçici kabullerinin yapılmasını, tüm işlerin geçici kabul şartlarının sağlanmış olması nedeniyle, taraflarca 15.01.2018 tarihli mutabakatname ile mutabık kalınan 1.079,877,18 TL'nin faizi ile birlikte iadesini istediğini, sözleşme gereği işverenin talebi halinde davacının teminat iade bedeli kadar banka teminat senedi yahut kambiyo senedi vermeye hazır olduğunun, bu hususların 3 gün içerisinde düzeltilmesinin, aksi halde sözleşme gereği ayrıca bir ihtar veya ihbara gerek duyulmaksızın davacının sözleşmeyi feshetmiş sayılacağının ve nakit teminat kesinti alacaklarının yasal yollar ile tahsil edileceğinin ihtar edildiğini, işverenin, davacı yanca gönderilen ihtarlara cevap vermediği gibi ödeme de yapmadığını, bunun üzerine davacı yanca İstanbul Anadolu 10. İcra Müdürlüğü'nün 2018/5344 Esas numaralı dosyası ile takip başlatıldığını, davalıların işbu takibe itiraz ettiklerini belirterek, davalıların yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına ve davalılar aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir

II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde, davacı şirket tarafından işin bitirildiği ve teminatın iade koşullarının gerçekleştiği iddia edilmekte ise de, bahse konu hususun doğru olmadığını, davacı şirketin sözleşme kapsamındaki tek yükümlüğünün eser sözleşmesi kapsamında yapımını üstlendiği kaba betonarmeyi yapmak olmayıp, davacı şirketin, bu inşaatın yapımı sırasında çalıştırmış olduğu işçilerin 4857 sayılı İş Kanununa uygun olarak tüm işçilik alacaklarından, işçilerin uğramış olduğu iş kazası nedeni ile tüm taleplerinden, iş kazası nedeni ile ortaya çıkabilecek idari, mali ve cezai yükümlülük ile Sosyal Sigortalar Kanunu kapsamında işçilerin primlerinin ödenmesinden ve Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından açılan davalardan sorumluluğunun bulunduğunu, davacının ödemediği işçilik alacakları nedeni ile davanın açıldığı tarihte, delil listesi ile sunulan bir çok dava bulunduğunu, işçilerin alacaklarının ödenmemiş olup davacı aksini iddia ediyor ise, geçerli ibranameler ile ödeme belgelerini davalıya sunması gerektiğini, davacı şirketin bu yükümlülüklerinin tamamına aykırı davranarak sözleşmeyi açıkça ihlal ettiğini ve davalı şirketi birçok davanın muhatabı haline getirdiğini, davalı şirketin asıl işveren olması nedeni ile yasadan kaynaklanan müşterek ve müteselsil sorumluluğu nedeni ile işçilerin, kanunen tüm alacak taleplerini davalı şirkete de yönelttiğini, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 163. maddesi ile işçilerin dilerse, davacı alt işverenden değil, borcun tamamını davalı şirketten isteyebileceğini, bu halde, davalının, davacı ile arasındaki sözleşmeyi ileri sürerek ödemeden kaçınamayacağını, kaldı ki davaların tamamının davalı şirkete de açılmış olduğunu, davacının banka teminat senedi teklif etmesinin de sözleşmeye aykırı olduğunu, nakit teminat iade koşularının oluşmadığını, davacı aleyhine açılan davaların mevcut olup günden güne de davaların açılmaya devam ettiğini, bu hususda açılan davalarda, davacı tarafın işçilik alacaklarının ödendiğini de usulüne uygun tutulan özlük evrakları ile ispatlayamadığını, davalı şirkete, geçerli ibranameler sunulmadığını, açılan iş kazalarına ilişkin davaların da yüksek meblağlı davalar olup tüm davalar değerlendirildiğinde, teminat bedelinin yetmemesinin yüksek olasılık olduğunu belirterek davanın reddi ile davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davaya konu sözleşmeye ilişkin geçici kabul tutanaklarında işin sözleşmeye uygun olarak yapıldığı tespit edilmiş olmakla, davacının sözleşmeden kaynaklı sorumluluklarını yerine getirmediği iddiasını davalının ispat etmesi gerektiği, ancak bu yönde ispata yarar bir delil sunamadığı, buna göre sözleşmenin 10/2. maddesinin ikinci cümlesi hükümlerine ilişkin koşulların davalı tarafça ispat olunamadığı, ... Sosyal Güvenlik Merkezi'nin 07.12.2017 tarihli yazısına göre nakdi teminat iadesi için öngörülen SGK ilişiksizlik koşulunun da yerine getirilmiş olduğu, sözleşmenin 10/son maddesindeki düzenleme ise "tüm teminatların iadesi için" yapılmış olup, sözleşmenin 10/3. maddesinde nakit teminat iadesi sonrası teminat çeki veya teminat mektubu verileceğinin düzenlenmiş olması karşısında, 10/son maddedeki şartın nakit teminatın iadesi için değil, sonrasında verilecek teminatların iadesi için konulmuş olduğu, yine aynı maddenin 3. fıkrasında öngörülen davacının teminat çeki veya teminat mektubu vermesine ilişkin yükümlülüğün, nakdi teminat kesintisinin davacıya iadesinden sonra ve işveren davalıların talebi üzerine gündeme geleceği, nakdi teminatların iadesi için bu teminatların bir ön koşul olarak düzenlenmediği, davacı taraf hakedişinden yapılan nakdi kesintilerin her iki taraf ticari kayıtlarında da 1.079.877,18 TL olarak yer aldığı ve yukarıda açıklandığı üzere 10.madde de açıklanan koşullar yerine gelmiş olduğundan bu bedelin davacıya iadesi gerektiği" gerekçesiyle, davanın kabulü ile, İstanbul Anadolu 10. İcra Müdürlüğü'nün 2018/5344 Esas sayılı takibine yapılan itirazın iptali ile takibin aynen devamına, %20 icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davaya konu sözleşmeler kapsamında davacı tarafın hakedişinden yapılan nakdi kesintilerin miktarına ilişkin olarak taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığı, buna ilişkin bedellerin her iki taraf ticari kayıtlarında da 1.079.877,18 TL olarak yeraldığı, sözleşmelerin nakti teminat başlıklı 10. maddesinin 2., 3. ve 4. bentlerinde düzenlen şartların gerçekleşmesi halinde bu nakdi kesintilerin iade edilmesi gerektiği, davaya konu %5 nakdi teminat kesintilerinin iadesi için sözleşmelerin 10. maddesinde öngörülen koşulların yerine gelmiş olduğu, mahkemece de aynı değerlendirmeler doğrultusunda davanın kabulüne karar verildiği ve taraf defter kayıtları ile ihtilafsız olduğu anlaşılan takibe konu asıl alacağın likit kabul edilerek davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmiş olmasının usul ve yasaya uygun bulunduğu gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a.Bölge Adliye Mahkemesinin hatalı ve eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurduğunu,sözleşmelerin teminata ilişkin 10. maddesindeki koşulların gerçekleşip gerçekleşmediğini araştırmadan eksik incelemeye dayalı ve çelişkili ifadeler barındıran bilirkişi kurulu raporunu esas alarak hüküm tesis etmesinin hukuka aykırı olduğunu, b. Teminatın iadesi koşulları oluşmadığını, c.Davalıya ilişiksizlik yazısı teslim edilmemesine rağmen, SGK ilişiksizlik koşulunun yerine getirildiğine ilişkin gerekçenin hatalı olduğunu, beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, özellikle hükme esas alınan bilirkişi raporunun, olaya uygun ve içerik itibariyle yeterli ve inandırıcı olduğunun anlaşılmasına ve yine nakit teminatların iadesine ilişkin sözleşmelerin 10. maddesinde belirtilen koşulların gerçekleşmiş olmasına göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dairemizdeki duruşmada vekille temsil olunan davacı yararına takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı