Yargıtay Kararları › Yargıtay 6. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2024/5 E., 2025/1141 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/5 E., 2025/1141 K. (19.03.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5
Karar No
2025/1141
Karar Tarihi
19.03.2025
Konu
Tazminat

6. Hukuk Dairesi 2024/5 E. , 2025/1141 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/738 E., 2022/576 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı yüklenici vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin taraflar arasında düzenlenen 08.04.2013 tarihli sözleşme ile davalıya ait atölye binasının yapımını üstlendiğini, bina inşaatı devam ederken, davalı şirketin noter ihtarı ile sözleşmeyi feshettiğini, müvekkilinin de noter ihtarı ile hakediş bedeli olan 112.129,94 TL + KDV ve revizyon bedeli olan 22.000,00 TL + KDV alacağının 7 gün içerisinde ödenmesini istediğini, ödeme yapılmaması üzerine Ankara 32. İcra Müdürlüğü'nün 2014/7408 Esas sayılı icra dosyası ile takip yaptıklarını, davalı şirketin itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, müvekkilince yapılan imalâtların Ankara 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2014/55 D. İş sayılı dosyasında tespit edildiğini ileri sürerek itirazının iptâli ile %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı iş sahibi vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki sözleşme götürü bedelli olup davacının revizyon bedeli adı altında ek bedel talep edemeyeceğini, davacının hatalı yaptığı imalâtların düzeltilmesi ve ihzaratlar nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını, tespit dosyasında alınan raporları kabul etmediklerini, davacının iş programına uymadığını ve uygulama projelerini tamamlayıp onaya sunmadığını, müvekkilinin geç teslim nedeniyle öngörülenden fazla kira bedeli ödediğini, davacının hatalı imalâtlarının düzeltilmesi giderlerinin müvekkili tarafından karşılandığını, davacının geç ve hatalı imalâtları nedeniyle zarara uğradıklarını, davacının hatalı imalâtları kabul etmeyip hakediş adı altında ekstra bedeller talep ettiğini savunarak takas - mahsup yapılmasını ve davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 27.09.2016 tarihli kararı ile yapılan keşif sonrası alınan kök ve ek bilirkişi raporlarında taraflar arasındaki sözleşme ile birlikte takas ve mahsup taleplerinin de değerlendirildiği, davacı tarafın yapmış olduğu iş miktarı dikkate alınarak, talep edebileceği alacağın 44.524,73 TL olarak tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, Ankara 32. İcra Müdürlüğü'nün 2014/7408 E. sayılı icra dosyasına yapılan itirazın kısmen iptâli ile icra takibinin 44.524,73 TL asıl alacak üzerinden devamına, takip ve dava konusu edilen alacağın varlığı yargılama neticesinde tespit edildiğinden icra inkâr ve kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 27.09.2016 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 22.03.2019 tarihli kararı ile dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle mahkemece davalının savunması doğrultusunda yapılan mahsuba esas alınan dava dışı 3. kişi fatura muhteviyatının davacı yüklenicinin yapmış olduğu %53,35500 seviyedeki imalâtlar kapsamındaki kusurların giderimine ilişkin olduğunun anlaşılmasına göre taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 22.03.2019 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce, taraflar arasında kararlaştırılan sözleşmede imalâtın bedeli götürü olarak kararlaştırılmış olup yüklenici alacağının hesaplanması sırasında fiziki oran hesabı yapılırken davalı iş sahibinin üçüncü kişilere tamamlattırdığını iddia ettiği eksik ve ayıplı imalâtlarda dikkate alınarak mevcut haliyle imalât oranının belirlenip bulunacak oranın sözleşme bedeline oranlanması ile yüklenici alacağının belirlenmesi gerektiği, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda fiziki oranın bu ilkeye göre belirlenmediği gibi ayrıca bulunan alacaktan üçüncü kişilere yapılan ödemelerin düşülmesi doğru olmadığı, diğer taraftan yüklenici tarafından iş sahibinin yararına sair imalât yapılmış olması halinde kural olarak bedelinin vekâletsiz iş görme hükümlerine göre yapıldığı yıl piyasa fiyatlarına göre ödenmesi gerektiği, bu durumda Mahkemece, bilirkişilerden alınacak ek raporla yüklenicinin sözleşme kapsamında yaptığı imalâtların yapılması gereken tüm imalâta oranının belirlenip bulunacak oranın iş bedeline oranlaması yapılarak davacının hak ettiği bedelin bulunması, bu bedelden davacıya yapıldığı kanıtlanan ödemelerin düşülerek davacı alacağının bulunması, var ise sözleşme dışı işler bedelini yapıldığı yıl piyasa fiyatlarına göre hesaplattırıp davacının bulunan alacağına eklenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak alınan ek raporlarda, Ankara 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2014/55 D.İş sayılı dosyasında sunulan 23.05.2014 tarihli bilirkişi raporunda işin fiziki tamamlanma oranının %53,355 olarak belirlendiği, davacı yüklenicinin yapmış olduğu işlerin tüm sözleşme kapsamı işler itibariyle fiziki gerçekleşme oranı için %4,04 eksik ve kusurlu iş oranının bu miktardan indirilmesi suretiyle %49,1191 olarak hesaplandığı, buna göre davacının talep edebileceği hakediş bedelinin 520.000,00 TLx%49,1191=255.419,32 TL olduğu, KDV dahil hakediş bedelinin 301.394,80 TL olduğu, yapılan 232.000,00 TL ödeme düşüldüğünde davacının talep edebileceği hakediş bedelinin 69.394,80 TL olduğu sonucuna varıldığı, öte yandan davacının vekâletsiz iş görme hükümleri çerçevesinde, proje revizyonundan kaynaklı alacak talep ettiği, ancak ispat yükü üzerinde olan davacı tarafından projenin davalı tarafından revize edildiği ve iş bu revize nedeniyle davacı tarafından fazla iş yapıldığı hususunda dosya kapsamı itibarıyla somut bir bilgi ve belgeye ve delil bulunmadığı, bu nedenle söz konusu iddianın ispatlanamadığı gerekçesiyle itirazın kısmen iptali ile takibin 69.394,80 TL üzerinden devamına karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; usuli müktesep hakkın dikkate alınmadığını, davalı tarafından yaptırılan imalât bedelinin hem toplam alacaktan hem de müvekkilin imalat oranından düşülmesinin hatalı olduğunu, müvekkil tarafından yapılan ilave imalatın hesaplamaya dahil edilmesi gerektiğini, birbiriyle çelişkili olan bilirkişi raporları neticesinde hüküm kurulduğunu, bilirkişilerin duruşmaya davet edilmesi talebinin görmezden gelindiğini, tahkikat tamamlanıp sözlü aşamaya geçilmesine rağmen buna ilişkin ara karardan sebep bildirilmeksizin rücu edilmesinin HMK'nın 27. maddesine aykırı olduğunu beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının kusuru ile ortaya çıkan müvekkil zararının değerlendirme dışı bırakıldığını, davacının taahhüt ettiği iş programına uymadığını, müvekkil firmanın iş programını aksatacak hiçbir talepte bulunmadığını, davacının hatalı imalâtlarının incelenmediğini, davacının kusurunun %4,04 olarak kabulünün hatalı olduğunu, müvekkilin katlandığı zarara göre davacının yüklendiği işin fiziki gerçekleşme oranının %28,5 olduğunu, müvekkile verilen zararın imalattaki karşılığı da %4,04 değil %24,6 oranında olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedelinin tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptâli istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 19.03.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 1f93eeae87c2804e f3372d8e29737657 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 6. Hukuk Dairesi 2024/5 E. , 2025/1141 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/738 E., 2022/576 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı yüklenici vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin taraflar arasında düzenlenen 08.04.2013 tarihli sözleşme ile davalıya ait atölye binasının yapımını üstlendiğini, bina inşaatı devam ederken, davalı şirketin noter ihtarı ile sözleşmeyi feshettiğini, müvekkilinin de noter ihtarı ile hakediş bedeli olan 112.129,94 TL + KDV ve revizyon bedeli olan 22.000,00 TL + KDV alacağının 7 gün içerisinde ödenmesini istediğini, ödeme yapılmaması üzerine Ankara 32. İcra Müdürlüğü'nün 2014/7408 Esas sayılı icra dosyası ile takip yaptıklarını, davalı şirketin itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, müvekkilince yapılan imalâtların Ankara 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2014/55 D. İş sayılı dosyasında tespit edildiğini ileri sürerek itirazının iptâli ile %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı iş sahibi vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki sözleşme götürü bedelli olup davacının revizyon bedeli adı altında ek bedel talep edemeyeceğini, davacının hatalı yaptığı imalâtların düzeltilmesi ve ihzaratlar nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını, tespit dosyasında alınan raporları kabul etmediklerini, davacının iş programına uymadığını ve uygulama projelerini tamamlayıp onaya sunmadığını, müvekkilinin geç teslim nedeniyle öngörülenden fazla kira bedeli ödediğini, davacının hatalı imalâtlarının düzeltilmesi giderlerinin müvekkili tarafından karşılandığını, davacının geç ve hatalı imalâtları nedeniyle zarara uğradıklarını, davacının hatalı imalâtları kabul etmeyip hakediş adı altında ekstra bedeller talep ettiğini savunarak takas - mahsup yapılmasını ve davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 27.09.2016 tarihli kararı ile yapılan keşif sonrası alınan kök ve ek bilirkişi raporlarında taraflar arasındaki sözleşme ile birlikte takas ve mahsup taleplerinin de değerlendirildiği, davacı tarafın yapmış olduğu iş miktarı dikkate alınarak, talep edebileceği alacağın 44.524,73 TL olarak tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, Ankara 32. İcra Müdürlüğü'nün 2014/7408 E. sayılı icra dosyasına yapılan itirazın kısmen iptâli ile icra takibinin 44.524,73 TL asıl alacak üzerinden devamına, takip ve dava konusu edilen alacağın varlığı yargılama neticesinde tespit edildiğinden icra inkâr ve kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 27.09.2016 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 22.03.2019 tarihli kararı ile dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle mahkemece davalının savunması doğrultusunda yapılan mahsuba esas alınan dava dışı 3. kişi fatura muhteviyatının davacı yüklenicinin yapmış olduğu %53,35500 seviyedeki imalâtlar kapsamındaki kusurların giderimine ilişkin olduğunun anlaşılmasına göre taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 22.03.2019 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce, taraflar arasında kararlaştırılan sözleşmede imalâtın bedeli götürü olarak kararlaştırılmış olup yüklenici alacağının hesaplanması sırasında fiziki oran hesabı yapılırken davalı iş sahibinin üçüncü kişilere tamamlattırdığını iddia ettiği eksik ve ayıplı imalâtlarda dikkate alınarak mevcut haliyle imalât oranının belirlenip bulunacak oranın sözleşme bedeline oranlanması ile yüklenici alacağının belirlenmesi gerektiği, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda fiziki oranın bu ilkeye göre belirlenmediği gibi ayrıca bulunan alacaktan üçüncü kişilere yapılan ödemelerin düşülmesi doğru olmadığı, diğer taraftan yüklenici tarafından iş sahibinin yararına sair imalât yapılmış olması halinde kural olarak bedelinin vekâletsiz iş görme hükümlerine göre yapıldığı yıl piyasa fiyatlarına göre ödenmesi gerektiği, bu durumda Mahkemece, bilirkişilerden alınacak ek raporla yüklenicinin sözleşme kapsamında yaptığı imalâtların yapılması gereken tüm imalâta oranının belirlenip bulunacak oranın iş bedeline oranlaması yapılarak davacının hak ettiği bedelin bulunması, bu bedelden davacıya yapıldığı kanıtlanan ödemelerin düşülerek davacı alacağının bulunması, var ise sözleşme dışı işler bedelini yapıldığı yıl piyasa fiyatlarına göre hesaplattırıp davacının bulunan alacağına eklenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak alınan ek raporlarda, Ankara 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2014/55 D.İş sayılı dosyasında sunulan 23.05.2014 tarihli bilirkişi raporunda işin fiziki tamamlanma oranının %53,355 olarak belirlendiği, davacı yüklenicinin yapmış olduğu işlerin tüm sözleşme kapsamı işler itibariyle fiziki gerçekleşme oranı için %4,04 eksik ve kusurlu iş oranının bu miktardan indirilmesi suretiyle %49,1191 olarak hesaplandığı, buna göre davacının talep edebileceği hakediş bedelinin 520.000,00 TLx%49,1191=255.419,32 TL olduğu, KDV dahil hakediş bedelinin 301.394,80 TL olduğu, yapılan 232.000,00 TL ödeme düşüldüğünde davacının talep edebileceği hakediş bedelinin 69.394,80 TL olduğu sonucuna varıldığı, öte yandan davacının vekâletsiz iş görme hükümleri çerçevesinde, proje revizyonundan kaynaklı alacak talep ettiği, ancak ispat yükü üzerinde olan davacı tarafından projenin davalı tarafından revize edildiği ve iş bu revize nedeniyle davacı tarafından fazla iş yapıldığı hususunda dosya kapsamı itibarıyla somut bir bilgi ve belgeye ve delil bulunmadığı, bu nedenle söz konusu iddianın ispatlanamadığı gerekçesiyle itirazın kısmen iptali ile takibin 69.394,80 TL üzerinden devamına karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; usuli müktesep hakkın dikkate alınmadığını, davalı tarafından yaptırılan imalât bedelinin hem toplam alacaktan hem de müvekkilin imalat oranından düşülmesinin hatalı olduğunu, müvekkil tarafından yapılan ilave imalatın hesaplamaya dahil edilmesi gerektiğini, birbiriyle çelişkili olan bilirkişi raporları neticesinde hüküm kurulduğunu, bilirkişilerin duruşmaya davet edilmesi talebinin görmezden gelindiğini, tahkikat tamamlanıp sözlü aşamaya geçilmesine rağmen buna ilişkin ara karardan sebep bildirilmeksizin rücu edilmesinin HMK'nın 27. maddesine aykırı olduğunu beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının kusuru ile ortaya çıkan müvekkil zararının değerlendirme dışı bırakıldığını, davacının taahhüt ettiği iş programına uymadığını, müvekkil firmanın iş programını aksatacak hiçbir talepte bulunmadığını, davacının hatalı imalâtlarının incelenmediğini, davacının kusurunun %4,04 olarak kabulünün hatalı olduğunu, müvekkilin katlandığı zarara göre davacının yüklendiği işin fiziki gerçekleşme oranının %28,5 olduğunu, müvekkile verilen zararın imalattaki karşılığı da %4,04 değil %24,6 oranında olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedelinin tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptâli istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 19.03.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 1f93eeae87c2804e f3372d8e29737657 ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı