Yargıtay Kararları › Yargıtay 6. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2024/160 E., 2025/1119 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/160 E., 2025/1119 K. (19.03.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/160
Karar No
2025/1119
Karar Tarihi
19.03.2025
Konu
Tazminat

6. Hukuk Dairesi 2024/160 E. , 2025/1119 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3047 E., 2023/3119 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Çarşamba 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/116 E., 2022/563 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 27.09.2013 imza tarihli 2000 seyircili spor salonu yapım işine ilişkin sözleşme imzalandığını, davacının sözleşmeye konu edilen ve edilmeyip sözleşme konusu işe ilave olarak yapılan işleri tamamlayarak, karşılığında ve davalı tarafça hesaplanan hakediş tutarı kadar olmak üzere 10.01.2014 tarih ve 151303 seri nolu, 29.12.2014 tarih ve 151333 seri nolu, 31.12.2014 tarih ve 151331, 151332 seri no'lu faturaları kesip davalıya teslim ettiğini, fatura konusu alacağa ilişkin üçüncü kişilerle temlik sözleşmesi imzalanmış ise de davalının üçüncü kişilere gönderdiği ihtarnameler sebebiyle sözleşmelerin geçersiz olduğunu, davalının gönderilen faturaları ödenmemesi sebebiyle davalı aleyhine Çarşamba İcra Müdürlüğü'nün 2017/331 Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının haksız olarak itiraz ederek takibi durduğunu belirterek; davalının asıl alacak ve ferilerine, faiz oranına ve miktarına yönelik haksız itirazının iptaline; takibin devamına, davalının icra takibine konu asıl alacak tutarının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahküm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının sözleşme hükümleri uyarınca işi belirlenen sürede bitiremediğini, davacı şirkete yapılan 09.02.2015 tarihli ihtar ile 30.07.2015 tarihine kadar sözleşme konusu işin bitirilmesi aksi takdirde sözleşme gereği işlemler yapılacağının bildirildiğini, 09.05.2016 tarihinde verilen ek süre ile davacıya cezai şart uygulanacağının ihtar edildiğini, ihtar yazısının davacının bildirdiği adrese gönderildiğini, davacının adres değiştirmesi durumunda davalının haberdar edilmesi gerektiğini, davacıya cezai şart uygulanarak, teminat mektubunun süresi geçmesine rağmen yeni bir teminat mektubunun sunulmadığını, bu sebeple teminat miktarı yönünden de alacağının bulunduğunu, bu hususlar gözetilerek davacının hesabının kapatıldığını, ayrıca davacının alacaklarını üçüncü kişilere temlik ettiğini, davada taraf sıfatının bulunmadığını, alacığın temlikinin hükümsüz olduğu yönündeki iddiasının hakkın kötüye kullanımı niteliğinde olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Belediyenin davacı şirketten 870.690,71 TL alacaklı olduğu, 01.02.2017 icra takip tarihi itibariyle davacı hakedişlerinden sözleşme ve yasa gereği yapılan kesintiler cezai şart bedeli ve yenilenmeyen teminata karşılık yapılan kesinti sonucunda, davacının alacağı kalmadığından, davalı Belediyenin Çarşamba İcra Müdürlüğü'nün 2017/331 Esas sayılı dosya borcuna itirazının yerinde olduğu, bu nedenle icra takibinin yerinde olmadığı, bu durumun aksinin davacı tarafça ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde: a. Bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığını, davacının davalı ile üç farklı işe ilişkin sözleşme imzaladığını ve ödemelerin bu üç farklı işe ilişkin olmasına rağmen bilirkişi raporunda hangi ödemenin hangi işe ait olduğuna dair bir tespitin mevcut olmadığını, b. Dava konusu teminat mektubunun iade edildiği tarihte süresinin dolmadığını, sözleşme hükümleri uyarınca işin tamamlanması ve borçların ödenmesi sonucunda teminat mektubunun iade edildiğini, bu sebeple mahsup işleminin usul ve yasaya aykırı olduğunu, c. Bilirkişi raporunda eksik işlere ilişkin olarak bilirkişi heyetinin takdirinin kabul edilemeyeceğini, d. Bilirkişi raporunda geçici kabule konu eksikliklerin giderilebilmesi için geçmesi gereken süre 30 gün olarak tespit edildiğinden bahisle uygulanacak cezai şartın süresinin 30 gün olarak hesaplanması gerektiğini, cezai şartın ihale bedeli üzerinden hesaplanmaması gerektiğini, e. Hükmün eksik araştırma ile gerekçesiz olarak kurulduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağa ilişkin başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. 1. Taraflar arasındaki eser sözleşmesinde 30.01.2015 tarihinde geçici kabulün yapıldığı, geçici kabulde eksikliklerin tamamlanması için 30.07.2015 tarihine kadar süre verildiği ancak bu sürede de eksikliklerin tamamlanmadığı, 09.05.2016 tarihinde de ek süre verilerek, 15.12.2016 tarihine kadar eksikliklerin giderilmesi, aksi halde cezai şart uygulanacağı ihtarının yapıldığı, dolayısıyla cezai şartın ancak bu tarihten itibaren hesaplanması gerekirken yazılı şekilde bilirkişi raporuna itibar edilerek, fazladan cezai şart hesaplanması yerinde görülmemiştir. Öte yandan, cezai şartın uygulamada yarı oranında uygulanacağına dair kabul de doğru olmamıştır. Bu çerçevede Mahkemece cezai şarta ilişkin yapılacak hesaplama ile oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 828f5a50961f0568 5cb15d679f4c9336

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı