6. Hukuk Dairesi 2024/445 E. , 2025/974 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/371 E., 2023/1116 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 32. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/272 E., 2020/174 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekilince duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 11.03.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde tebligata rağmen taraflardan gelen olmadığı anlaşılmakla incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya evrak üzerinde incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
I. DAVA Davacı arsa sahipleri vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların miras bırakanı ile davalı yüklenici arasında Üsküdar 22. Noterliği’nin 27.11.2015 tarih ve 23463 yevmiye sayılı arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, sözleşme uyarınca davalı şirketin 7583 ada, 2 parsel sayılı taşınmaz üzerinde arsa sahiplerine ait olacak 80 bağımsız bölümlü 4 blok inşaat yapacağını, bu inşaatların %80 oranında tamamlanması halinde 7577 ada 6 ve 7 parsellerin mülkiyetinin davalı yüklenici şirkete devredileceğini, taraflar arasında daha sonrasında 27.01.2017 tarihli trampa sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme ile davacı arsa sahiplerine verilecek 2 numaralı parsel üzerindeki (A) Blok 8, 13 ve 18 numaralı bağımsız bölümler ile (C) Blok 2 ve 5 numaralı bağımsız bölümler ile davalı yükleniciye devredilecek 9 parsel üzerinde inşa edilecek olan 3 bloktan ibaret sitede A Blok 5 inci kat 31 numaralı bağımsız bölümün ...’ya, A Blok 5. kat 34 numaralı bağımsız bölümün ...’e, B Blok 5 inci kat 31 numaralı bağımsız bölümün ...’ya, C Blok 4 üncü kat 25 numaralı bağımsız bölümün ...’ya, C Blok 4 üncü kat (sanayi tarafına ve site dışına bakan) bağımsız bölümün ...’ya tescil edilecek şekilde karşılıklı trampa edilmesinin kararlaştırıldığını, ancak trampa sözleşmesinin gereğinin yerine getirilmediğini belirterek m2 eksiği alacağından şimdilik 100.000,00 TL, taşınmazların trampasının yapılmamış olması nedeniyle uğranılan zararlara ilişkin maddi tazminat olarak şimdilik 10.000,00 TL, gecikme nedeniyle kira kaybı alacağından şimdilik 12.500,00 TL ile cezai şart alacağından şimdilik 10.000 USD’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı yüklenici vekili cevap dilekçesinde özetle; sözleşmenin geçersiz olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; uyuşmazlığa dayanak trampa sözleşmesinin 6098 sayılı TBK'nın 283. maddesine göre, satım sözleşmesi hükümleri trampa sözleşmeleri hakkında da uygulanacağından resmi şekle tabi olduğu, resmi şekilde yapılmayan trampa sözleşmesi geçersiz olduğundan geçersiz sözleşmeye dayanılarak tapu iptali ve tescile karar verilmesinin mümkün olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; taraflar arasında imzalanan 27.01.2017 tarihli trampa sözleşmesi adi yazılı şekilde yapılmış olup, mahkemenin de kabulünde olduğu gibi karşılıklı taşınmaz payı devrini öngören sözleşmelerin resmi şekilde yapılması gerektiğinden sözleşmenin geçersiz olduğu, geçersiz sözleşmeye dayanılarak talepte bulunulamayacağı, ilk derece mahkemesince geçersiz sözleşmeye dayalı olarak alacak ve tazminat talebinde bulunulamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davada tapu iptal tescil talep edilmiş gibi sözleşmenin geçersiz olduğundan bahisle tapu iptal ve tescil talebinin reddine karar verilmesinin doğru olmadığı, bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesine yönelik kararının kaldırılmasına, davanın belirtilen gerekçe ile reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; tapu devri yükümlülüğünü içeren sözleşmeler resmi şekilde yapılmadıkça geçersiz sayılırsa da tarafların sözleşme geçerli imiş gibi davranmaları halinde artık sözleşmenin geçersizliğinden söz etmenin TMK’nın 2. maddesindeki iyi niyet kuralları ile bağdaşmayacağını, huzurdaki davanın tescil davası değil alacak, kira kaybı, cayma akçesi ve cezai şart davası olduğu dikkate alınmaksızın davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, trampa sözleşmesinin yerine getirilmemesi nedeniyle uğranılan zarar, cezai şart, kira tazminatı ile metrekare eksiği zararının tazmini istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Taraflar arasında imzalanan 27.01.2017 tarihli trampa sözleşmesinin taşınmaz devrini içerdiği, taşınmaz devrini içeren sözleşmelerin resmi şekilde yapılması gerektiği, aksi takdirde sözleşmelerin geçersiz olacağı, geçersiz sözleşme uyarınca tarafların sadece verdiklerini geri isteyebilecekleri, geçersiz sözleşmede kararlaştırılan edimlerinin ifasını talep edemeyecekleri, somut olayda sözleşmede kararlaştırılan edimler ifa edilmediğinden sözleşmenin geçersizliğini ileri sürmenin hakkın kötüye kullanılması da sayılmayacağından bölge adliye mahkemesince davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygundur. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK’nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Davalı taraf Dairemizdeki duruşmada vekille temsil olunmadığında yararına duruşma vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.03.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.