Yargıtay Kararları › Yargıtay 6. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2024/3397 E., 2025/2797 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/3397 E., 2025/2797 K. (08.09.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3397
Karar No
2025/2797
Karar Tarihi
08.09.2025
Konu
Tazminat, Tapu

6. Hukuk Dairesi 2024/3397 E. , 2025/2797 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/639 E., 2024/658 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/242 E., 2022/829 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının da aralarında olduğu arsa malikleri ile davalı arasında 15.10.2016 tarihinde Noterde Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme ile davalının 5684 ada, 509 ve 510 parsellerdeki binaların yıkılarak yeniden inşası ile ilgili bina yapmayı taahhüt ettiğini, davalının 2 adet 3+1 (B7 blok 13 ve 14 no'lu meskenler), 2 adet 1+1 (B7 blok 21 ve 22 no'lu meskenler) daire ile 8 adet dükkanın (B1 blok, 82 ve 83 no'lu, B3 blok 83 ve 84 no'lu, B6 blok 65 ve 66 no'lu, B7 blok 65 ve 66 no'lu dükkanların) müvekkili adına tapuda tescilini yaptığını, sözleşmenin 5. maddesinde hak mahrumiyeti ve taşınma bedelleri düzenlendiğini, bu maddede yer tesliminden itibaren her bir konut için aylık 2.000,00 TL hak mahrumiyeti ödeneceğinin kararlaştırıldığını, bu ödemenin kira desteğinden bağımsız olarak ödeneceğinin belirlendiğini, ayrıca yıllara göre tüfe+üfe/2 oranında artırılması gerekirken oranında da artırılmadığını, konutların teslim edilmemesinden ötürü kira kaybı zararı olduğunu, davalının edimlerini yerine getirmediğini ifade ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile sözleşemeye göre 2 adet 3+1 konut ve 8 adet dükkan hissesi için ödenmeyen hak mahrumiyeti bedelleri için şimdilik 2.500,00 TL ve 2 adet 3+1, 2 adet 1+1 konut ve 8 adet dükkan hissesi için kira kaybı alacağı şimdilik 2.500,00 TL'nin dava tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ile arsa sahipleri arasında kira sözleşmesi olmadığını, inşaat ruhsatının 28.02.2018 tarihinde alındığını, sözleşmenin 14.1 maddesinde süresinde inşaatın sözleşmeye göre zamanında teslim edilmemesi halinde uygulanacak ceza hükmünün kira mahrumiyeti tazminatı olarak düzenlendiğini, bu tazminatın koşullar oluştuğunda hak mahrumiyeti bedelinin % 25 fazlası kadar olduğunu, sözleşmede gecikme tazminatı adı altında alacak düzenlenmediğini, davacının temerrüde düşürülmediğinden takip öncesi faize hükmedilememesi gerektiğini, dava konusu ihtilafı da kapsayan konularda bir tadil protokolünün imzaya açıldığını, yapılan ödemelerin avans mahiyetinde olduğunu, sözleşme hükümlerinin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, hak mahrumiyetinin bedellerinin kira ödemesi olmadığını, bina inşaatı süresinde ödeneceğini, inşaat süresinin temel ruhsatı alındığından itibaren 30 ay olduğunu, İstanbul Anadolu 24. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/442 E. sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporları ile arsa maliklerinin yükümlülüklerini yerine getirmediğini ve inşaat faaliyetinin 05.03.2018 tarihinde başlaması ile hak mahrumiyeti yükümlülüğünün başladığının kabul edilmesi gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile inşaatın sözleşmede öngörülen sürede teslim edilmediği ,inşaatın henüz tamamlanmadığı, kira tazminat alacağının toplam olarak 220.372,62 TL olduğu, banka kayıtları ve dosyadaki belgelerle bir kısım hak mahrumiyet alacağının ödendiği, taraf kabulleri ve dosyadaki belgelerle ödenen hak mahrumiyeti alacağının tespit edilen değerlerden düşülmesi itibari ile alacak miktarının tespit edildiği, davalı tarafından ödenmiş hak mahrumiyeti bedeli 123.535,01 TL' nin, hak mahrumiyeti bedelinden düşülmesi ile 176.793,50 TL hak mahrumiyet bedeli, 220.372,62 TL kira tazminatı olmak üzere toplam 397.166,12 TL' nin kabul edilmesi gerektiğinin anlaşıldığı, davacının birden çok bağımsız bölüm ve işyeri sahibi olarak alacaklı olduğu kabulü dikkate alınarak davanın ticari alacak niteliği göz önüne alındığında dava konusu alacağa talep gibi avans faizinin işletilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; belirsiz alacak davası açılmasının hukuka aykırı olup davanın usul yönünden reddine karar verilmeyecekse kısmi dava olarak açıldığının kabulü ile ıslah edilen tutara dava tarihinden itibaren faiz uygulanmasının açıkça yanlış olduğunu, bu konudaki istinaf itiraz dilekçesinin ilk maddesinde ifade edilmiş olmasına karşın bu konuda istinaf başvurusu bulunmadığından bahisle kararın bu yönden kaldırılmamasının hukuksuz olduğunu, kararın, tek yanlı olarak hazırlanmış yanlış değerlendirmeler ve hesaplamalar yapılmış olan bir bilirkişi raporuna dayanılarak verildiğini, bilirkişi raporunun sözleşme açıkça anlaşılmadan düzenlendiğini, müvekkil şirketin temerrüde düşürülmediği gibi avans faizi uygulanması talebinin sözleşmeye aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda tazminat artış tarihlerinin keyfi olarak farklı dönemlerde yapılarak hesaplama yapıldığını, davacıya yapılan ödemelerin tespit edilmekten imtina edildiğini, dava konusu taşınmazın 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun hükümleri kapsamında yapılmakta olup arsa sahiplerinin 2/3'üne kadar ulaşan bir çoğunluğu ile dava konusu hak mahrumiyeti bedellerine ilişkin anlaşma yapılarak sözleşmenin tüm arsa sahipleri yönünden revize edildiğini, müvekkil şirketin arsa sahiplerinden alacaklı olduğu gibi talep edilen tutarda bir hak mahrumiyeti bedelinin söz konusu olmadığını, arsa sahiplerinin sözleşme gereği yerine getirmeleri gereken edimleri yerine getirmediklerini, bu nedenle bu sürede inşaat süresi ilerlemeyeceğinden hak mahrumiyeti ödemelerinin de askıda kaldığının kabul edilmesini, bilirkişi raporunda delillerin ve ihtarnamelerin incelenmediğini, sözleşme hükümlerinin parça parça değerlendirilerek eksik ve hatalı yorumlar yapıldığını, müvekkilin arsa sahipleri ile arasında kira sözleşmesi olmadığını, hak mahrumiyetini düzenleyen 5. maddede sözleşmenin 6.2. maddesine yapılan atfın bir aylık hak mahrumiyeti ve taşınma bedelleri ile sınırlı olduğunu, hak mahrumiyeti bedellerinin arttırılma vadesinin Eylül ayı olduğu iddiasının haksız olduğunu, müvekkil şirketin ticari defter ve kayıtlarının incelenmediğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan hak mahrumiyeti bedeli ve kira mahrumiyet tazminatı istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 3ebcac8f429cb959 5a1271da5e579901

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı