6. Hukuk Dairesi 2024/3367 E. , 2025/3040 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/845 E., 2024/838 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/228 E., 2023/553 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili yüklenici ile davalı arsa sahibinin aralarında arsa karşılığı inşaat ve gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi düzenlediklerini, ruhsat işlemlerinin öngörülen süreden daha uzun sürdüğünü, müvekkil yüklenicinin imar değişikliği ile ilgili yargılama sürecinden davalı arsa sahibini bilgilendirip yeni proje ve ruhsat onayları için resmi kurumlar nezdinde çalışmalara başladığını, kooperatif başkanının fazla daire edinme hakkının doğması üzerine kooperatif hesabına düşen 12 dairenin kendi göstereceği şahıslara devredilmesini istediğini, müvekkili şirket tarafından bu teklif kabul edilmeyince davalı arsa sahibinin sözleşmeyi feshetmek için çaba gösterdiğini, yapı denetim firmasının değişmesi üzerine davalı arsa sahibinin gerekli izin ve onay evraklarını imzalamayarak müvekkilinin çalışmasına engel olduğunu, müvekkil yüklenici aleyhine satış yaptığı 3. kişiler tarafından davalar açılmaya başlandığını ve ekonomik açıdan derin sıkıntı içine girdiğini belirterek; müvekkilinin ticari itibarında meydana gelen zarara karşılık 250.000,00 TL manevi tazminat ile kusursuz olduğu halde muhatap kaldığı 15 davanın her biri için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 150.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili tarafından davacı aleyhine 25.03.2013 tarihinde akde aykırılık ve temerrüt nedeniyle akdin feshi ve tazminat istemli dava açıldığını, davacı yüklenici tarafından da sözleşme konusu işleri gerçekleştirmek üzere yaptığı harcamaya karşılık tazminat talebi ile müvekkili aleyhine dava açıldığını ve her iki dosyanın birleştirildiğini, 3. kişiler tarafından davacı aleyhine açılan davalarda sorumluluğun davacıya ait olduğunu, kooperatif başkanının 12 dairenin üyeler dışında kendi göstereceği kişilere devrini talep ettiği iddiasının asılsız ve dayanaksız olduğunu, davacının sözleşme şartlarına uymaması, inşaata zamanında başlamadığı gibi zamanında bitirememesi, kaçak ve ayıplı imalatlar gerçekleştirmesi gibi sebeplerle sözleşmenin feshinin talep edildiğini, inşaat ruhsatının alınmasındaki ve inşaatlardaki gecikmenin imar planındaki değişikliklerden, belediyeden kaynaklanığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında imzalanan 10.06.2010 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin açılan iş bu dava öncesinde; taraflar arasındaki uyuşmazlığa ilişkin Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/35 Esas sayılı dosyasında geriye etkili olarak fesih talebi ve taşınmaz üzerinden imalatların kal'ine yönelik talep yönünden önceki verilen hükmün kesinleşmesi sebebiyle yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verildiği, davacının inşaattan 3.kişilere sattığı fakat teslim edemediği bağımsız bölümler ile ilgili 3. kişilerin açmış olduğu tazminat davalarında ödediğini iddia ettiği paraya ilişkin ve şirketin itibarının sarsıldığından bahisle uğradığını öne sürdüğü manevi tazminat taleplerinin akdin haksız nedenle feshine dayandığı ancak kesinleşen Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi kararı ile davacının bu iddialarının ve davasının haksız ve dayanaksız olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece davalı arsa sahibinin müvekkil yükleniciyi vekaletten azletmede haklı olup olmadığının, sözleşmenin ifasının davalı tarafından engellenip engellenmediğinin araştırılmadığını, yapı ruhsat işlemlerinin uzun sürdüğünü, Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi kararına göre hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, deliller toplanmadan eksik inceleme ile karar verildiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 7afa3419ba3c22b8 345cbf6c0f5edfa5