6. Hukuk Dairesi 2024/3334 E. , 2025/3697 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI: 2023/681 E., 2024/1014 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, davalı idare tarafından 4735 sayılı Yasa çerçevesinde yapılan “...Yapım İşi”nin ihalesini 02.11.2017 tarihinde fiyat farkı ödenmeyecek usulde anahtar teslim götürü bedel olarak üstlendiğini, 01.12.2017 tarihinde toplam 5.750.000,00 TL (KDV hariç) bedel üzerinden sözleşme imzalandığını, sözleşmeye göre iş bitim tarihinin 02.12.2018 olarak tespit edildiğini ve 08.12.2017 tarihinde yer teslimi yapılarak işe başlandığını, işin devamı esnasında toplam 10 adet ara hakediş düzenlenmiş olup verilen süre uzatımları neticesinde son iş bitim tarihi olan 15.01.2019 tarihinden sonra İdare tarafından cezalı çalışma süresi olarak 50 gün ilave süre verildiğini, ülkede yaşanan kriz nedeni ile inşaat maliyetlerindeki girdilerin aşırı yükselmesi nedeni ile söz konusu işin davacı tarafından tamamlanması halinde iflas edeceği, bu durumda işin tamamlanamayacağının anlaşıldığını, bu arada 18.01.2019 tarih ve 30659 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren “Vergi Kanunları İle Bazı Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” un 32. maddesi ile 4735 sayılı Yasa'ya eklenen geçici 4. madde kapsamında “imalât girdilerinin fiyatlarında beklenmeyen artışlar meydana gelmesi nedeniyle” yukarıda belirtilen Kanun'un 69. maddesinin “e” bendinde de belirtildiği şekilde kanunun Resmi Gazetede yayımlandığı tarih olan 18.01.2019 tarihinde yürürlüğe girdiği göz önüne alınarak 18.01.2019 tarih, 1986 evrak no'lu dilekçe ile davacı müvekkilinin, davalı idareye söz konusu işin feshedilip tasfiye edilmesi talebiyle başvuruda bulunduğunu, davacının başvuru dilekçesinin Hazine ve Maliye Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığı yazısı ile 19.01.20 19... .03.2019 tarihleri arasında olmadığından dolayı işleme alınmadığının davacıya bildirildiğini, davacı müvekkilinin davalı idareye söz konusu işin feshedilip tasfiye edilmesi talebiyle yapılan başvurularını yenilediğini, davalı tarafça olumsuz görüş bildirildiğini, 22.07.2019 tarih, E28797 sayılı davalı İdare yazısı ile ...Yapım İşine Ait Sözleşme' nin 25. maddesi gereğince feshedildiğini, 25.07.2019 tarih E29297 sayılı yazısı ile ...Yapım İşinin 01- 02.08.2019 tarihlerinde fesih kabulünün yapılacağının bildirildiğini, 19.08.2019 tarih, E32662 sayılı yazısı ile 15.08.2019 tarihli fesih kabul tutanağının iletildiğini, bunun akabinde toplam 369.500,00 TL tutarındaki 4 adet kesin teminat mektubunun ilgili banka nezdinde nakite dönüştürülerek İdare tarafından tahsil edildiğini, 18.01.20 19... sayılı resmi gazetede yayımlanan “Vergi Kanunları ile Bazı Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” un 32. maddesinin “05.01.2002 tarihli ve 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu” na eklediği 4. geçici madde kapsamında söz konusu işin kanunda belirtilen gerekçeler nedeniyle tamamlanamadığını, söz konusu işin bu madde kapsamı uyarınca tasfiye edilerek feshedilmesinin gerektiğini, idare tarafından iş bitim tarihinin hatalı olarak tespit edildiğini ve tek taraflı fesih kararının da işin süresi dolmadan verildiğini, bu durumun feshin haksız olduğunu ortaya çıkardığını, bu nedenle cezai şart olarak nakde çevirdiği teminat mektuplarını ve kalan iş bedeli son hakedişini ödemek zorunda olduğunu ileri sürerek, her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile, muarazanın giderilmesine, 18.01.20 19... sayılı resmi Gazete'de yayımlanan “Vergi Kanunları ile Bazı Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” un 32. maddesinin “05.01.2002 tarihli ve 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu” na eklediği 4. geçici madde çerçevesinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin feshedilip tasfiye edilmiş sayılması gerektiğinin tespitini, haksız olarak paraya çevrilen teminat mektupları ile son hakedişten kalan alacağın şimdilik 10.000,00 TL'sinin işin fesih edildiğinin bildirildiği 22.07.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, bu talebin kabul görmediği takdirde muarazanın giderilmesini, TBK'nın 484. maddesine göre davalı idare tarafından sözleşmenin haksız olarak tek taraflı fesih edildiğinin tespitini, bu kapsamda her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile haksız olarak paraya çevrilen teminat mektupları ile son hakedişten kalan alacağın şimdilik 10.000,00 TL'sinin işin fesih edildiğinin bildirildiği 22.07.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 18.03.2022 tarihli ıslah dilekçesinde; dava dilekçesinde talep edilen 10.000,00 TL bakiye iş bedeli (hakediş) alacağı talebini 231.921.26 TL'ye arttırmıştır.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; söz konusu işlemin idari bir işlem olduğunu ve görevli mahkemenin İdare Mahkemesi olduğunu, sözleşmenin feshedilmesi sebebiyle muarazanın giderilmesi davası açılamayacağını, ihalenin anahtar teslim götürü bedel yapı işi olduğunu, fiyat farkı istenemeyeceğini, ihale sözleşmesinin feshinin haksız olmadığını ve teminat mektuplarının nakde çevrilmesinin yasal olduğunu, davacının hakediş alacağının bulunmadığını, tespit dosyasındaki bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, sözleşmede fiyat farkı verilmeyeceğinin kararlaştırıldığını, işin süresi dahilinde 10. Hakediş ödemesi ile ilgili idarenin sebep olduğu hallerden dolayı gecikmenin söz konusu olmadığını, işin süresinin belirlenmesinde sözleşme hükümlerinin uygulandığını, mevsim şartları, işin durdurulması hususu, Z-16 mahalli hususu, konferans salonu yapılması, malzeme onayı hususu, hesap hususunun sözleşme maddelerine göre gerekçelendirilerek izah edildiğini, müvekkili belediyenin feshe ilişkin yasal sınırlar çerçevesinde hareket ettiğini, haksız bir fesih söz konusu olmadığını, davacıya gerekli ödemelerin de yapılmış olup, taleplerin haksız olduğunu, talep edilen faizi, faiz başlangıcını ve oranını kabul etmediklerini beyanla davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile gerek davacı yanın başvurusu üzerine idarece yapılan araştırmalar neticesi, gerekse dosyadan yaptırılan bilirkişi incelemesi ile sözleşmenin imzalanmasından sonra imalât girdi fiyatlarında % 33,28'lik bir artış olduğunun belirlendiği ancak imalat girdi fiyatlarındaki artışın tek başına sözleşmenin feshine gerekçe yapılamayacağı, bu artışın öngörülemeyecek derecede afaki nitelikte olması gerektiği, davacının Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre şahıs şirketi mahiyetinde bir tacir olduğu, 6102 sayılı TTK'nın 18/2. maddesi gereğince her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etme zorunluluğu bulunduğu, tacir olan davacının imalat girdi maliyetlerinde %33 civarında olabilecek artışı öngörmesi ve idarece açılan ihaleye teklif verirken buna göre teklif vermesi gerektiği, hal böyle olunca sözleşmenin TBK.' nın 138. ve 480. maddelerine dayalı olarak feshinin de mümkün görülmediği, talimat yoluyla aldırılan 10.06.2021 havale tarihli ve 21.02.2022 tarihli heyet raporlarında detaylıca izah edildiği gibi yine ek 4. madde devamında açıkça idarenin onayına kadar geçecek sürede davacı yüklenicinin iş bırakamayacağı, idare onayına kadarki süreçte sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmesi gerektiğinin de açık olduğu, 15.01.2019 tarihi itibariyle işin tamamlanması gerektiği, bu tarih itibariyle seviye dikkate alınarak hakediş ödemesi de yapıldığı dikkate alındığında geç ya da eksik hakediş iddiasının da yerinde görülemediğinin rapor ile izah edildiği, bu izahla davacı yanın tüm taleplerinin reddi gerektiği, nitekim Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi' nin 2020/1403 E. - 2020/1769 K. sayılı ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi' nin 2021/2436 E. - 2021/2181 K. sayılı ilamlarında da birebir bu tespitlerde bulunulduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi tarafından ilave işlere yönelik talep reddedilirken hiçbir şekilde değerlendirmeye alınmadığını, Bölge Adliye Mahkemesinin ikincil talepleri olan TBK'nın genel hükümlerine dayalı taleplerini gerekçesine dahi almadığını, gerekçeli karar hakkına bağlı adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini, somut olayda İlk Derece Mahkeme gerekçesi ve Daire gerekçesine bakıldığında sadece 21.02.2022, 10.06.20 21... .10.2022 tarihli bilirkişi raporlarına atıf yapıldığını, taleplerinin red gerekçesine yer verilmediğini, gerekçede asıl ikinci talep olan TBK.' nın 484. maddesine göre idarenin süresinden önce haksız fesih yaptığı iddialarına değinilmediğini, bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesi ve buna bağlı Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul yönünden hukuka aykırı olduğunu, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini, raporlar arasında değerlendirme farklılıkları olduğu gibi hükme esas alınan 21.02.2022,10.06.20 21... .10.2022 tarihli raporlar arasında dahi çelişki olduğunu, “7161 sayılı Kanun’la 4135 sayılı Kanun'un ek 4. maddesi uyarınca imalât girdilerindeki beklenmeyen fiyat artışları, mücbir sebep kabul edilebilecek bir hal olarak düzenlendiği için yüklenicinin ayrıca böyle bir halin mevcudiyetini ortaya koyması, yahut yetkili merciler tarafından belgelendirilmesi zorunluluğu aranmasına gerek bulunmadığını, öngörülemezlik unsuru bakımından KİSK Geçici madde 4 hükmünde imalât girdilerinin fiyatlarındaki artışın “beklenmeyen” bir durum olarak açıkça nitelendirildiği için İdarenin ayrıca öngörülemezlik unsurunun gerçekleşip gerçekleşmediğini araştırmayacağını, yasa koyucunun hem TBK genel hükümlerde hem de TBK genel hükümlerde uyarlamaya yönelik hükümler olmasına rağmen 4735 sayılı yasaya 4. maddeyi eklemesinin açıkça yükleniciler için uyarlama ve gerekirse fesih ve dönme imkânını genişletme amacı olduğunu, eldeki davayı klasik uyarlama davası olarak değerlendirip ona göre yorum yapmanın açıkça kanunun amacına aykırı olduğunu, iş artışı ve ara hakedişlerin geç ödenmesi sebepleriyle verilen ek sürelerin sözleşme ve ekleri doğrultusunda hesaplanması ile 9 ve 10 no’lu ara hakedişlerin geç ödenmesi nedeniyle oluşan süre hakkının bu hesaba dahil edilmesi taleplerinin ve taleplerinin reddine dayanak olarak gösterilen bilirkişi raporlarına yapılan itirazlara gerekçeli karada değinilmediğini, süre uzatımı hususunda havanın fen noktasından çalışmaya uygun olmayan devresinin dikkate alınması taleplerine gerekçeli kararda yorum getirilmediğini, Mahkemenin ilave işlerin yapılmadığını kabul ederek alacakları olmadığına hüküm getirdiğini, bu hükme nasıl varıldığı ve ilave işlerin neden yapılmamış kabul edildiğinin de İlk Derece Mahkemesi gerekçeli kararında açıklanmadığını, davalı idare tarafından davaya konu işin projesi kapsamında YİGŞ'ne göre %7 iş artışı talep edildiğini ve onaylandığını, dava dilekçelerinin talep sonucunda belirtilen son hakediş alacağından kastın yapılan iş kapsamında davacı yüklecininin arttırılan %7 ilave iş dahil olmak üzere davalı idareden kalan tüm bakiye iş alacağı olduğunu, bilirkişi raporu ve raporda hesaplanan bakiye iş alacaklarını miktar itibariyle kabul etmediklerini ancak ek dava hakkı saklı kalmak kaydı ile müddeabihi arttırdıklarını, bu aşamada en azından bu taleplerinin kabul görmesi gerektiğini, olması gereken son hakediş bakiye iş alacaklarının 698.130.84 TL olmasına rağmen en azından rapor doğrultusunda talep edilen 231.921,26 TL alacak talebinin İlk Derece Mahkemesince red edilmesinde ve Daire tarafından, belgeler ile sabit olmasına rağmen ilave iş yapıldığının ispat edilemediği gerekçesinde açıkça hukuka aykırılık bulunduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, taraflar arasında imzalanan Kamu İhale Sözleşmesi'nin tek yanlı feshinin haksız fesih olduğunun tespiti ile irat kaydedilen teminat mektubu bedelinin iadesi ve son hakedişten kalan alacağın tahsili istemine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı tarafın fesihte haklı olduğu, somut olayın özelliklerine göre 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun Geçici 4 maddesine göre idarenin fesih ve tasfiye taleplerinin değerlendirilmesindeki yetkisi sınırsız değil ise de davacının verilen cezasız ve cezalı olan süre uzatımlarına göre iş programının gerisinde kaldığı ve işin yapımını durdurduğu davalının sözleşmeyi feshetmesinde kusurlu olmadığı, sonuç olarak teminatın iadesi koşullarının oluşmadığı dikkate alındığında davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacı dava dilekçesinde kendisine ödenmeyen hakediş alacaklarının bulunduğunu iddia ederek 10.000,00 TL’nın tahsilini talep etmiş daha sonra talebini ıslah ederek 231.921,26 TL’ye arttırmıştır. Yargılama sırasında mahkemece aldırılan 10.06.2021 havale tarihli bilirkişi raporunda; davacının hakediş alacağının bulunmadığı, kesin hakediş sonucuna itibar edilmesinin yerinde olacağı belirlenmiş, akabinde aldırılan 21.02.2022 tarihli raporda ilave iş bedeli nazara alınarak ve alınmadan yapılan ikili değerlendirmeye göre ilave iş bedeli nazara alınarak yapılan hesaplamada 231.921,26 TL alacaklı olduğu açıklanmış, bunun üzerine aldırılan 26.10.2022 tarihli ek raporda bu kez ilave iş bedeli nazara alınarak yapılan alternatifli hesaplamaya göre; işin süresinin 15.01. 2019 tarihinde sona erdiğinin kabulü halinde davacının 216.025,92 TL alacaklı olduğu veya 9 ve 10 no.lu hakedişlerin geç ödenmesinden dolayı 51 günlük ilave sürenin iş süresine eklenmesi ve işin durdurulduğu süre de nazara alınarak işin süresinin 05.07.2019 tarihinde sona erdiğinin kabulü halinde davacının 396.909,42 TL alacağının bulunduğu açıklanmıştır. Somut olay kapsamında aldırılan bilirkişi raporları çelişkili olup denetime elverişli olmadığından Mahkemece yapılacak iş; tüm sözleşme evrakları, ara hakediş belgeleri getirtilmek suretiyle ve gerektiğinde mahallinde keşif yapılarak, davacının iddia ettiği ilave işler açıklattırılarak varsa sözleşme dışı imalât bedellerinin sözleşme eki YİGŞ 21. ve 22. madde hükümleri dikkate alınarak bedellerinin hesaplattırılması bu madde kapsamı dışında kalan imalatlar varsa bedellerinin yapıldığı yıl piyasa fiyatlarına göre hesaplattırılıp buna göre çıkarılacak kesin hesaba göre davacının alacağının olup olmadığının belirlenip sonucuna göre karar verilmesi olup, yazılı gerekçeyle karar verilmesi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 9a937b8b0a17f29f d7d322c6f89bb482