6. Hukuk Dairesi 2024/3054 E. , 2025/1458 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/379 E., 2024/667 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 34. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/63 E., 2023/425 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ... ... Milli Parkı İdare ve Ziyaretçi Merkezi projesi yapım işine ilişkin olarak taraflar arasında 16.09.2014 tarihinde sözleşme imzalandığını, 22.09.2014 tarihinde yer teslimi yapıldığını, davalı yüklenicinin sözleşmeye istinaden 300 gün içinde taahhüdünü yerine getirmesi gerekirken 06.11.2014 tarihinde yapılan kontrolde şantiye alanında bulunan makine ve ekipmanlarını kaldırdığı, inşaatla ilgili herhangi bir çalışma yapmadığının tespit edildiğini, sözleşmeye konu yapım işine ait projelerin onaylı olup dijital ortamda ihale CD’si içersinde tüm katılımcılara imza karşılığında verildiğini, ayrıca çizim paftalarının da 22.10.2014 tarihinde tutanakla davalıya teslim edildiğini, davalının 22.09.2014 tarihinde kazı işlemlerine başlandığını, davalının söz konusu tasdikli projeleri kabul ettiğini, bir itirazının bulunmadığını, nitekim davalının inşaat alanında üç adet binanın temel kazısını da yaptığını ancak davalının işe başlandıktan sonra projede belirtilen inşaatın yer teslimi yapılan zeminde uygulanamayacağı yönünde iddialar ileri sürerek inşaat ile ilgili yükümlülüklerini yerine getirmemeye başladığını, müvekkilince 13.11.2014 tarihinde davalıya ihtarname çekildiğini, davalının inşaatla ilgili çalışmalarını yarım bıraktığını, sözleşme gereklerini yerine getirmesinin defalarca sözlü ve yazılı olarak ihtar edildiğini, son olarak 08.01.2015 tarihli yazı ile ihtarda bulunulduğunu ve 10 gün süre verildiğini ancak davalının sözleşme hükümlerini yerine getirmediğinin 23.01.2015 tarihli tutanakla tespit edildiğini ve davalının yapım işine ilişkin sözleşmesinin feshedildiğini, söz konusu işin yeni yüklenici olan ... İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş'ne 35.740.000,00 TL bedelle ihale edildiğini ve bu yüklenici ile 01.04.2015 tarihinde sözleşme imzalanarak 03.04.2015 tarihinde yer teslimi yapıldığını, müvekkilinin sözleşmeye konu yapım işini davalıya yaptırmayıp başka bir yükleniciye yaptırma olanağı varken (kaçırılan fırsat) o yükleniciye yapılacak ödeme ile sözleşmenin hükümsüzlüğü nedeni ile aynı işi yaptırmak için ödemek zorunda kaldığı tutar arasındaki farkı yani menfi zararı talep ettiklerini belirterek fazla hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 1.000,00 TL olan iki ihale arasındaki fark bedeli alacağının ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının belirsiz alacak davası açması usule aykırı olduğundan davanın hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiğini, esas bakımından ise müvekkilinin projelerin zamanında teslim edilmediği, ruhsat alınmadan ihaleye çıkıldığı, idarenin ruhsatsız inşaata devam etmesini istediği, projenin zemin etüdüne uygun olmaması nedeniyle de fiili imkansızlığın olduğu nedenleriyle sözleşmenin geçersizliğinin tespiti ile teminat mektubunun iadesi talepli olarak idareye karşı açmış olduğu dava sonucunda Ankara 17. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2015/36 E., 2017/319 K. sayılı kararı ile sözleşme konusu işin davacı idarenin kusuru nedeniyle ifa edilemediği, idarenin haksız olduğunun tespit edildiğini, mahkemenin idare tarafından hazırlanan projelerin zemine uygun olmadığı ve yapı ruhsatına bağlanmadığı, bu durumdan hukuken idarenin sorumlu olduğu gerekçesiyle davayı kabul ettiğini ve taraflar arasındaki sözleşmenin tasfiye edilmesine ve teminat mektubunun müvekkiline iadesine karar verdiğini, söz konusu bu davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, iki ihale arasındaki fark bedelin talep edilebilmesi için gerekli şartların da oluşmadığını, her iki ihalenin aynı koşullarda gerçekleştirilmediğini beyanla davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça dava konusu sözleşmenin davalının kusuru nedeniyle feshedildiği ve işin yeni yükleniciye yaptırıldığı, iki sözleşme arasında meydana gelen fiyat farkı nedeniyle davacının zarara uğradığının belirtildiği, dosya kapsamındaki belgeler ve kesinleşmiş yargı kararları ve bilirkişi raporları incelendiğinde, davacı kurumun sözleşme konusu yapı için gerekli izin ve ruhsatları almadan işi ihale ettiği, projenin aksamasına davacıdan kaynaklı eksikliklerin neden olduğu yine Zemin Etüt Raporunda projenin seyrini etkileyecek esaslı hatalar bulunduğu, davacı kurumdan kaynaklı bu eksiklik ve hatalardan dolayı davalının işin icrasına devam etmesinin beklenemeyeceği, idarenin kusuru nedeniyle işin yapılamaması ve sözleşmenin feshedilmesinde davalının kusurunun bulunmadığı, bu nedenle davacının talebinin haksız olduğu, usul ekonomisi ilkesi gereği yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, sözleşmeyi sona erdiren hukuki işlemin kesinleşen niteliği dikkate alınarak mahkemesince bu gerekçeyle yani sözleşmenin taraflarca tasfiye edilmiş olması nedeniyle davada talep edilen iki ihale arasındaki farka ilişkin talebin reddine karar verilmesi gerektiği ve davada talep edilen miktar 1.000,00 TL olup, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13. maddesinde yer alan düzenleme gereğince davalı yararına reddedilen miktardan fazla 17.900,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesinin de doğru olmadığı gerekçesiyle yeniden esas hakkında karar verilmesine davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Ankara 17. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/36 E ve Ankara 8. İdare Mahkemesinin 2015/725 Esas ayılı dosyalarına konu davalar ile işbu davanın bir ilgisinin olmadığını, anılan dava dosyalarının sonucunun davayı etkiler nitelikte olmadığını, bu nedenle mahkeme gerekçesini kabul etmediklerini, ... ... Milli Parkı İdare ve Ziyaretçi Merkezi projesi yapım işine ilişkin olarak gerçekleştirilen ihale neticesinde taraflar arasında 16.09.2014 tarihili sözleşme imzalandığını ve 22.09.2014 tarihinde yer teslimi yapıldığını, ihale CD'si içerisinde tüm katılımcılara imza karşılığında projelerin verildiğini, ayrıca çizim paftalarının da 22.10.2014 tarihinde bir tutanakla davalıya teslim edildiğini, davalı firmanında CD ortamında verilmiş olan projelere göre ihaleyi aldığını, sözleşme imzalandığını, 22.09.2014 tarihinde kazı işlemlerine başlandığını, davalının söz konusu fiili tasdikli projeleri kabul ettiğini, bir itirazının bulunmadığını, nitekim davalının inşaat alanında üç adet binanın temel kazısını da yaptığını, ancak davalının söz konusu ihaleye konu yapım işine başladıktan sonra projede belirtilen inşaatın yer teslimi yapılan zeminde uygulanamayacağı yönünde iddialar ileri sürerek yükümlülüklerini yerine getirmemeye başladığını, oysa müvekkili bakanlıkça inşaat yapılması planlanan taşınmazlar üzerinde ihale öncesi zemin etüdü ile ilgili Araslar Mühendislik firmasına inşaat alanı sondaja dayalı zemin ve temel etüd raporu yaptırıldığını, davalının ihale süresinde vermiş olduğu fiyatla kâr edemeyeceği düşüncesi ile iş değişikliği talepleriyle iş artışının % 10 limitini geçmesini sağlayarak 4735 sayılı Kanun'un 24. maddesi ve Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 21. maddesinin 1/b bendi hükmü çerçevesinde sözleşmeyi tasfiyeye götürmek istediğini, yapım işi ile ilgili müşavir firmaca inşaat mahallinde yapılan incelemede şantiye alanında bulunan makine ve ekipmanların kaldırdığının, inşaatla ilgili herhangi bir çalışma yapılmadığının tespit edildiğini, bununla birlikte müvekkilince Erzurum 5.noterliği aracılığıyla 13.11.2014 tarihli ihtarname çekilerek davalıya 10 gün ek süre verilmesine rağmen 18.12.2014 tarihinde müvekkili idare ile işi yapan müşavir firma ile birlikte mahallinde yapılan inceleme sonucunda 19.12.2014 tarihli tutanak ile işe başlanmadığının tespit edildiğini, davalı firmadan sözleşme gereklerini yerine getirmesinin defalarca yazılı ve sözlü olarak talep edildiğini, son olarak 08.01.2015 tarihli yazı ile de ihtarda bulunulduğunu, ihale öncesi zemin etüdü yaptırıldığını, zemin etüdü raporunda belli tedbirlerin alınmasıyla projenin uygulanabileceğinin belirtildiğini, raporda zeminde bulunan siltli kısmın alınması, 100 cm kalınlığında granül malzeme serilip sıkıştırılması, üzerine 30 cm kalınlığında grobeton dökülmesi vb tedbirlerin alınması ile inşaatın emniyetli bir şekilde yapılacağının belirtildiğini, davalının şantiye sahasında bekçi dahi bulundurmadığını, kazdığı çukurları açıkta bırakarak işi bıraktığını ve inşaat sahasını kendiliğinden terk ettiğini, davalıya yapım işine ilişkin olarak zemin etüdünde yer alan tedbirlerin uygulanması ve iş programına göre işe devam etmesi gerektiğinin defalarca bildirildiğini, yüklenicinin taahhütleri çerçevesinde kusurlu veya standartlara uygun olmayan malzeme seçilmesi, verilmesi ve kullanılması, tasarım hatası, uygulama yanlışlığı, denetim eksikliği, taahhüdün sözleşme ve şartname hükümlerine uygun olarak yerine getirilmemesi ve benzeri nedenlerle ortaya çıkan zarar ve ziyandan doğrudan sorumlu olduğunu, bu zarar ve ziyanın genel hükümlere göre yükleniciye ikmal ve tazmin ettirilmesi gerektiğini, yine müvekkili tarafından 08.01.2015 tarihinde ihtarname keşide edilerek eksikliklerin giderilmesi, imalatın iş programına uygun olarak süresinde tamamlanması gerektiğinin ihtar edildiğini, ancak 23.01.2015 tarihinde yapılan tespitte şantiye alanında gerekli önlenmelerin alınmadığının tespit edilerek tutanağa bağlandığını, davalının 34.349.196,17 TL yaklaşık maliyetle ihaleye çıkılan ihale konusu iş için ilk teklifinde 33.000.000,00 TL verdiğini, daha sonra ise 27.650.000,00 TL teklif vererek ihaleyi aldığını, davalının maliyet üzerinden %20 kırım yaptığını, davalının iki teklif arasında 5.350.000,00 TL fark söz konusu olduğunu, davalının sözleşmesinin feshedilmesi üzerine yeniden ihaleye çıkıldığını, 35.740.000,00 TL bedelle ihaleye konu yapım işinin ... İnş. San.ve Tic. AŞ'ye verildiğini ve bu yüklenici ile 01.04.2015 tarihinde sözleşme imzalanarak 03.04.2015 tarihinde yer teslimi yapıldığını, taahhüdünü yerine getirmeyen davalının yapım işine ilişkin ihale sözleşmesinin feshedildiğini, açıklanan sebeplerle müvekkilinin sözleşmeye konu olan işi davalıya yaptırmayıp başka bir yükleniciye yaptırma olanağı varken (kaçırılan fırsat) o yükleniciye yapılacak ödeme ile sözleşmenin hükümsüzlüğü nedeniyle aynı yapım işini yaptırmak için ödemek zorunda kaldıkları tutar arasındaki farkın yani menfi zararın talep edildiğini, çünkü müvekkilinin davalıya güvenerek o tarihte başkası ile sözleşme yapma olanağını kaçırdığını, başkasıyla sözleşme yapsaydı sözleşmenin feshedilmeyeceğini ve zararın da gerçekleşmeyeceğini, bu nedenle ... ... Milli Parkı İdare ve Ziyaretçi Merkezi projesi yapım işi ile ilgili olarak söz konusu yapım işinin yeni yüklenici olan ... İnşaat...A.Ş'ye ihale edilmesi üzerine meydana gelen iki ihale bedeli arasındaki farkın ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak şartıyla müvekkiline verilmesi gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Ankara 17. Asliye Hukuk Mahkemesi' nin 2015/36 Esas, 2017/319 Karar sayılı dava dosyasında, davacı ... İnşaat Taahhüt Tic. ve San. A.Ş., davalı ... olup, eser sözleşmesinden kaynaklanan sözleşmenin geçersizliğinin tespiti, teminat mektubunun iadesi ve alacak istemlerine ilişkin davada verilen hükmün Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi'nin 2018/92 Esas, 2020/111 Karar sayılı 04.02.2020 tarihli kararı ile kaldırılarak; her ne kadar davacı vekilince sözleşmenin geçersizliğinin tespiti isteminde bulunulmuş ise de; yargılama aşamasında taraflarca tasfiye hakedişi düzenlendiğinden ve sözleşmenin taraflarca tasfiye edilmiş olduğu anlaşıldığından, davacının sözleşmenin geçersiz olduğunun tespiti talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacı vekilinin istirdat talebinin kabulü ile, teminat mektubu bedeli olan 1.700.000,00 TL' nin 05.02.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacı tarafın yapılan işler bedeli karşılığı talep etmiş olduğu 255.438,20 TL ve sair talepleri yönünden açılan davanın reddine karar verildiği ve işbu kararın Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2020/1446 Esas, 2021/56 Karar sayılı 14.01.2021 tarihli ilamı ile onanmasına karar verildiği, somut davada da bahsedilen kesinleşen karar hükme esas alınarak davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! f442e2a27d199ff4 909af73519c397de This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 6. Hukuk Dairesi 2024/3054 E. , 2025/1458 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/379 E., 2024/667 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 34. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/63 E., 2023/425 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ... ... Milli Parkı İdare ve Ziyaretçi Merkezi projesi yapım işine ilişkin olarak taraflar arasında 16.09.2014 tarihinde sözleşme imzalandığını, 22.09.2014 tarihinde yer teslimi yapıldığını, davalı yüklenicinin sözleşmeye istinaden 300 gün içinde taahhüdünü yerine getirmesi gerekirken 06.11.2014 tarihinde yapılan kontrolde şantiye alanında bulunan makine ve ekipmanlarını kaldırdığı, inşaatla ilgili herhangi bir çalışma yapmadığının tespit edildiğini, sözleşmeye konu yapım işine ait projelerin onaylı olup dijital ortamda ihale CD’si içersinde tüm katılımcılara imza karşılığında verildiğini, ayrıca çizim paftalarının da 22.10.2014 tarihinde tutanakla davalıya teslim edildiğini, davalının 22.09.2014 tarihinde kazı işlemlerine başlandığını, davalının söz konusu tasdikli projeleri kabul ettiğini, bir itirazının bulunmadığını, nitekim davalının inşaat alanında üç adet binanın temel kazısını da yaptığını ancak davalının işe başlandıktan sonra projede belirtilen inşaatın yer teslimi yapılan zeminde uygulanamayacağı yönünde iddialar ileri sürerek inşaat ile ilgili yükümlülüklerini yerine getirmemeye başladığını, müvekkilince 13.11.2014 tarihinde davalıya ihtarname çekildiğini, davalının inşaatla ilgili çalışmalarını yarım bıraktığını, sözleşme gereklerini yerine getirmesinin defalarca sözlü ve yazılı olarak ihtar edildiğini, son olarak 08.01.2015 tarihli yazı ile ihtarda bulunulduğunu ve 10 gün süre verildiğini ancak davalının sözleşme hükümlerini yerine getirmediğinin 23.01.2015 tarihli tutanakla tespit edildiğini ve davalının yapım işine ilişkin sözleşmesinin feshedildiğini, söz konusu işin yeni yüklenici olan ... İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş'ne 35.740.000,00 TL bedelle ihale edildiğini ve bu yüklenici ile 01.04.2015 tarihinde sözleşme imzalanarak 03.04.2015 tarihinde yer teslimi yapıldığını, müvekkilinin sözleşmeye konu yapım işini davalıya yaptırmayıp başka bir yükleniciye yaptırma olanağı varken (kaçırılan fırsat) o yükleniciye yapılacak ödeme ile sözleşmenin hükümsüzlüğü nedeni ile aynı işi yaptırmak için ödemek zorunda kaldığı tutar arasındaki farkı yani menfi zararı talep ettiklerini belirterek fazla hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 1.000,00 TL olan iki ihale arasındaki fark bedeli alacağının ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının belirsiz alacak davası açması usule aykırı olduğundan davanın hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiğini, esas bakımından ise müvekkilinin projelerin zamanında teslim edilmediği, ruhsat alınmadan ihaleye çıkıldığı, idarenin ruhsatsız inşaata devam etmesini istediği, projenin zemin etüdüne uygun olmaması nedeniyle de fiili imkansızlığın olduğu nedenleriyle sözleşmenin geçersizliğinin tespiti ile teminat mektubunun iadesi talepli olarak idareye karşı açmış olduğu dava sonucunda Ankara 17. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2015/36 E., 2017/319 K. sayılı kararı ile sözleşme konusu işin davacı idarenin kusuru nedeniyle ifa edilemediği, idarenin haksız olduğunun tespit edildiğini, mahkemenin idare tarafından hazırlanan projelerin zemine uygun olmadığı ve yapı ruhsatına bağlanmadığı, bu durumdan hukuken idarenin sorumlu olduğu gerekçesiyle davayı kabul ettiğini ve taraflar arasındaki sözleşmenin tasfiye edilmesine ve teminat mektubunun müvekkiline iadesine karar verdiğini, söz konusu bu davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, iki ihale arasındaki fark bedelin talep edilebilmesi için gerekli şartların da oluşmadığını, her iki ihalenin aynı koşullarda gerçekleştirilmediğini beyanla davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça dava konusu sözleşmenin davalının kusuru nedeniyle feshedildiği ve işin yeni yükleniciye yaptırıldığı, iki sözleşme arasında meydana gelen fiyat farkı nedeniyle davacının zarara uğradığının belirtildiği, dosya kapsamındaki belgeler ve kesinleşmiş yargı kararları ve bilirkişi raporları incelendiğinde, davacı kurumun sözleşme konusu yapı için gerekli izin ve ruhsatları almadan işi ihale ettiği, projenin aksamasına davacıdan kaynaklı eksikliklerin neden olduğu yine Zemin Etüt Raporunda projenin seyrini etkileyecek esaslı hatalar bulunduğu, davacı kurumdan kaynaklı bu eksiklik ve hatalardan dolayı davalının işin icrasına devam etmesinin beklenemeyeceği, idarenin kusuru nedeniyle işin yapılamaması ve sözleşmenin feshedilmesinde davalının kusurunun bulunmadığı, bu nedenle davacının talebinin haksız olduğu, usul ekonomisi ilkesi gereği yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, sözleşmeyi sona erdiren hukuki işlemin kesinleşen niteliği dikkate alınarak mahkemesince bu gerekçeyle yani sözleşmenin taraflarca tasfiye edilmiş olması nedeniyle davada talep edilen iki ihale arasındaki farka ilişkin talebin reddine karar verilmesi gerektiği ve davada talep edilen miktar 1.000,00 TL olup, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13. maddesinde yer alan düzenleme gereğince davalı yararına reddedilen miktardan fazla 17.900,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesinin de doğru olmadığı gerekçesiyle yeniden esas hakkında karar verilmesine davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Ankara 17. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/36 E ve Ankara 8. İdare Mahkemesinin 2015/725 Esas ayılı dosyalarına konu davalar ile işbu davanın bir ilgisinin olmadığını, anılan dava dosyalarının sonucunun davayı etkiler nitelikte olmadığını, bu nedenle mahkeme gerekçesini kabul etmediklerini, ... ... Milli Parkı İdare ve Ziyaretçi Merkezi projesi yapım işine ilişkin olarak gerçekleştirilen ihale neticesinde taraflar arasında 16.09.2014 tarihili sözleşme imzalandığını ve 22.09.2014 tarihinde yer teslimi yapıldığını, ihale CD'si içerisinde tüm katılımcılara imza karşılığında projelerin verildiğini, ayrıca çizim paftalarının da 22.10.2014 tarihinde bir tutanakla davalıya teslim edildiğini, davalı firmanında CD ortamında verilmiş olan projelere göre ihaleyi aldığını, sözleşme imzalandığını, 22.09.2014 tarihinde kazı işlemlerine başlandığını, davalının söz konusu fiili tasdikli projeleri kabul ettiğini, bir itirazının bulunmadığını, nitekim davalının inşaat alanında üç adet binanın temel kazısını da yaptığını, ancak davalının söz konusu ihaleye konu yapım işine başladıktan sonra projede belirtilen inşaatın yer teslimi yapılan zeminde uygulanamayacağı yönünde iddialar ileri sürerek yükümlülüklerini yerine getirmemeye başladığını, oysa müvekkili bakanlıkça inşaat yapılması planlanan taşınmazlar üzerinde ihale öncesi zemin etüdü ile ilgili Araslar Mühendislik firmasına inşaat alanı sondaja dayalı zemin ve temel etüd raporu yaptırıldığını, davalının ihale süresinde vermiş olduğu fiyatla kâr edemeyeceği düşüncesi ile iş değişikliği talepleriyle iş artışının % 10 limitini geçmesini sağlayarak 4735 sayılı Kanun'un 24. maddesi ve Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 21. maddesinin 1/b bendi hükmü çerçevesinde sözleşmeyi tasfiyeye götürmek istediğini, yapım işi ile ilgili müşavir firmaca inşaat mahallinde yapılan incelemede şantiye alanında bulunan makine ve ekipmanların kaldırdığının, inşaatla ilgili herhangi bir çalışma yapılmadığının tespit edildiğini, bununla birlikte müvekkilince Erzurum 5.noterliği aracılığıyla 13.11.2014 tarihli ihtarname çekilerek davalıya 10 gün ek süre verilmesine rağmen 18.12.2014 tarihinde müvekkili idare ile işi yapan müşavir firma ile birlikte mahallinde yapılan inceleme sonucunda 19.12.2014 tarihli tutanak ile işe başlanmadığının tespit edildiğini, davalı firmadan sözleşme gereklerini yerine getirmesinin defalarca yazılı ve sözlü olarak talep edildiğini, son olarak 08.01.2015 tarihli yazı ile de ihtarda bulunulduğunu, ihale öncesi zemin etüdü yaptırıldığını, zemin etüdü raporunda belli tedbirlerin alınmasıyla projenin uygulanabileceğinin belirtildiğini, raporda zeminde bulunan siltli kısmın alınması, 100 cm kalınlığında granül malzeme serilip sıkıştırılması, üzerine 30 cm kalınlığında grobeton dökülmesi vb tedbirlerin alınması ile inşaatın emniyetli bir şekilde yapılacağının belirtildiğini, davalının şantiye sahasında bekçi dahi bulundurmadığını, kazdığı çukurları açıkta bırakarak işi bıraktığını ve inşaat sahasını kendiliğinden terk ettiğini, davalıya yapım işine ilişkin olarak zemin etüdünde yer alan tedbirlerin uygulanması ve iş programına göre işe devam etmesi gerektiğinin defalarca bildirildiğini, yüklenicinin taahhütleri çerçevesinde kusurlu veya standartlara uygun olmayan malzeme seçilmesi, verilmesi ve kullanılması, tasarım hatası, uygulama yanlışlığı, denetim eksikliği, taahhüdün sözleşme ve şartname hükümlerine uygun olarak yerine getirilmemesi ve benzeri nedenlerle ortaya çıkan zarar ve ziyandan doğrudan sorumlu olduğunu, bu zarar ve ziyanın genel hükümlere göre yükleniciye ikmal ve tazmin ettirilmesi gerektiğini, yine müvekkili tarafından 08.01.2015 tarihinde ihtarname keşide edilerek eksikliklerin giderilmesi, imalatın iş programına uygun olarak süresinde tamamlanması gerektiğinin ihtar edildiğini, ancak 23.01.2015 tarihinde yapılan tespitte şantiye alanında gerekli önlenmelerin alınmadığının tespit edilerek tutanağa bağlandığını, davalının 34.349.196,17 TL yaklaşık maliyetle ihaleye çıkılan ihale konusu iş için ilk teklifinde 33.000.000,00 TL verdiğini, daha sonra ise 27.650.000,00 TL teklif vererek ihaleyi aldığını, davalının maliyet üzerinden %20 kırım yaptığını, davalının iki teklif arasında 5.350.000,00 TL fark söz konusu olduğunu, davalının sözleşmesinin feshedilmesi üzerine yeniden ihaleye çıkıldığını, 35.740.000,00 TL bedelle ihaleye konu yapım işinin ... İnş. San.ve Tic. AŞ'ye verildiğini ve bu yüklenici ile 01.04.2015 tarihinde sözleşme imzalanarak 03.04.2015 tarihinde yer teslimi yapıldığını, taahhüdünü yerine getirmeyen davalının yapım işine ilişkin ihale sözleşmesinin feshedildiğini, açıklanan sebeplerle müvekkilinin sözleşmeye konu olan işi davalıya yaptırmayıp başka bir yükleniciye yaptırma olanağı varken (kaçırılan fırsat) o yükleniciye yapılacak ödeme ile sözleşmenin hükümsüzlüğü nedeniyle aynı yapım işini yaptırmak için ödemek zorunda kaldıkları tutar arasındaki farkın yani menfi zararın talep edildiğini, çünkü müvekkilinin davalıya güvenerek o tarihte başkası ile sözleşme yapma olanağını kaçırdığını, başkasıyla sözleşme yapsaydı sözleşmenin feshedilmeyeceğini ve zararın da gerçekleşmeyeceğini, bu nedenle ... ... Milli Parkı İdare ve Ziyaretçi Merkezi projesi yapım işi ile ilgili olarak söz konusu yapım işinin yeni yüklenici olan ... İnşaat...A.Ş'ye ihale edilmesi üzerine meydana gelen iki ihale bedeli arasındaki farkın ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak şartıyla müvekkiline verilmesi gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Ankara 17. Asliye Hukuk Mahkemesi' nin 2015/36 Esas, 2017/319 Karar sayılı dava dosyasında, davacı ... İnşaat Taahhüt Tic. ve San. A.Ş., davalı ... olup, eser sözleşmesinden kaynaklanan sözleşmenin geçersizliğinin tespiti, teminat mektubunun iadesi ve alacak istemlerine ilişkin davada verilen hükmün Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi'nin 2018/92 Esas, 2020/111 Karar sayılı 04.02.2020 tarihli kararı ile kaldırılarak; her ne kadar davacı vekilince sözleşmenin geçersizliğinin tespiti isteminde bulunulmuş ise de; yargılama aşamasında taraflarca tasfiye hakedişi düzenlendiğinden ve sözleşmenin taraflarca tasfiye edilmiş olduğu anlaşıldığından, davacının sözleşmenin geçersiz olduğunun tespiti talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacı vekilinin istirdat talebinin kabulü ile, teminat mektubu bedeli olan 1.700.000,00 TL' nin 05.02.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacı tarafın yapılan işler bedeli karşılığı talep etmiş olduğu 255.438,20 TL ve sair talepleri yönünden açılan davanın reddine karar verildiği ve işbu kararın Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2020/1446 Esas, 2021/56 Karar sayılı 14.01.2021 tarihli ilamı ile onanmasına karar verildiği, somut davada da bahsedilen kesinleşen karar hükme esas alınarak davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! f442e2a27d199ff4 909af73519c397de ... ...