Yargıtay Kararları › Yargıtay 6. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2024/1459 E., 2025/1444 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/1459 E., 2025/1444 K. (14.04.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1459
Karar No
2025/1444
Karar Tarihi
14.04.2025
Konu
Tazminat

6. Hukuk Dairesi 2024/1459 E. , 2025/1444 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/572 E., 2024/128 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bilecik 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/351 E., 2018/241 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyize konu edilen kararın nitelik itibariyle duruşmalı temyiz incelemesine tâbi olmadığı anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma isteğinin reddine, temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olarak 4 adet araçla davalı kooperatif bünyesinde çalışmakta iken, davalı Kooperatif Yönetim Kurulu'nun 07.04.2016 tarihli ve 2016/14 sayılı kararı ile üyeliğinin iptaline karar verildiğini, müvekkili hakkında usul ve yasaya aykırı olarak ihraç kararı aldığını belirterek davacının davalı kooperatifin ortağı olduğunun tespitiyle, müvekkilinin çalıştırılmamasından kaynaklı olarak uğradığı gelir kaybının davalıdan tazminini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın ortaklığa girme şartlarını taşımadığını, 09.09.2012 tarihli olağanüstü genel kurulun 3. maddesinde ortaklığa alınacak şahısların ana sözleşmedeki şartlar dışında en az beş yıl ... de ikamet etmelerini belgelendirme düzenlenmesinin mevcut olduğunu, 09.09.2012 tarihli olağanüstü genel kurul kararı aleyhine 1 aylık hak düşürücü süre içerisinde usulüne uygun açılmış dava bulunmadığından bu toplantıda alınan karaların hukuken geçerli olduğunu, davacının ilk başvurusu tarihten itibaren üyeliğe kabul şartlarını taşımadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı kooperatifin 09.09.2012 tarihli olağanüstü genel kurul toplantı tutanağının 3. sayfasının "35 inci talimatın görüşülmesi" başlıklı maddesi ile şirket ana sözleşmesinde değişikliğe gittiğini, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 4/3 maddesinde anasözleşme değişiklikleri de kuruluştaki usullere bağlı olduğunu, somut olayda davalı kooperatif yalnızca kararı aldığın, kararın tescilinin yapılmadığını, bu haliyle ana sözleşmede değişikliğe gidilen bu durumda izlenmesi gereken hiçbir prosedürün de uygulandığından davalı kooperatifin 09.09.2012 tarihli genel kurul kararına istinaden yaptığı değişikliğin davacı yönünden hüküm ifade etmeyeceği gerekçesi ile davalı ... Yönetim Kurulu'nun 07.04.2016 tarihli, 2016/14 sayılı kararının iptali davacının kooperatif üyesi olduğunun tespitine, çalıştırılmayan döneme ilişkin denetime elverişli olduğu bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının üyelik için kooperatif ana sözleşmesinde yer alan şartlara ek olarak 09.09.2012 tarihli olağanüstü genel kurulda alınan üyeliğe kabul için en az 5 yıl ... de ikamet etme şartını taşımadığından kooperatif üyeliğinin iptaline karar verildiğini, Ticaret Sicil Müdürlüğünden gelen yazı cevabında 09.09.2012 tarihli olağanüstü genel kurul tutanağının tescil ve ilana tabi bir husus bulunmadığının bildirildiğini, bilirkişi raporları arasındaki çelişki gidermeden karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kooperatif üyeliğinin tespiti ve üyelikten kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Davalıdan alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 2d3866710de6127c 4e2af010ce8ff837

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı