6. Hukuk Dairesi 2024/2839 E. , 2025/2125 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/259 E., 2024/73 K. İlk Derece Mahkemesince, bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin 01.01.1999 tarihinde kooperatif üyesi olduğunu ve ödemelerini yapmaya başladığını, 26.06.2003 tarihinde yapılan genel kurulda müvekkiline 6. kat deniz tarafındaki 18 numaralı dairenin düştüğünü, ayrıca müvekkilinin 1999-2004 yılları arasında kooperatifin yönetiminde ve muhasip üyeliklerinde yer aldığını, ancak kendisinin diş hekimi olması sebebi ile bu işlerden iyi anlamaması neticesinde eşi ve kooperatif müdürü ...'ın idaresinde yöneticilik yaptığını, kendisine dairenin verilmediğini ileri sürerek, 18 numaralı dairenin tapusunun iptaline ve davacı adına tesciline talep kabul edilmeyecek ise dava tarihindeki dairenin değeri tespit edilerek tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline kara verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP 1. Davalı ...; kendisinin... Apartmanı 19 no.lu dairenin sahibi olduğunu, ve 2004 yılında davacının kocasından bedeli mukabilinde ve ... Yapı Kooperatifindeki hissesi ile birlikte devraldığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... vekili, Çanakkale Sulh Hukuk Mahkemesi'nde izalei şuyu davası açıldığını, bu davanın açılmış olduğu tarihte 17 numaralı dairenin tapuda müvekkili adına kayıtlı ve 18 numaralı dairenin ise kooperatif adına kayıtlı olduğunu ve herhangi bir ortak ya da hisse sahibine özgülenmediğini, davacı her ne kadar kooperatife ödeme yapmış olduğunu iddia etmiş ise de bu ödemelerin kime yapıldığının ve hangi sıfatla yapıldığının belli olmadığını, ayrıca Sanayi ve Ticaret Bakanlığının inceleme raporlarında kooperatife ait bazı yıllara ait belgelerin hiç tutulmamış olduğunun, bazı yıllara ait belgelerin ise eksik tutulmuş olduğunun tespit edildiğinin savunarak davanın reddini istemiştir. 3. Davalılar ..., ..., ... ve ... vekili, davacının .... Konut yapı kooperatifinin üyesi olmadığını, davacı eşinin, kooperatifi dilediği gibi hiçbir kaydını düzenli tutmadan ve bir çok usulsüz ve hukuka aykırı işlemler yaparak yönettiğini, yapılan kura çekiminin de usulsüz olduğunu, kuranın noter huzurunda yapılmadığı gibi sicile tescil de edilmediğini, müfettiş raporuna göre davacının 2004 yılından sonrası için kooperatif ortağı olduğuna dair hiçbir tespitin bulunmadığını davacının gerçek hak sahibi olmadığını, 18 no'lu bağımsız bölümün sahibinin ... olduğunu, davanın ona karşı yöneltilmesinin gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir . 4. Davalı ..., dairesini 31.12.2010 tarihinde kurucu üye....'dan satın aldığını, bedelini de ödediğini, davada taraf sıfatının olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 5. Davalı ..., davacının kooperatifin hiçbir toplantısına katılmadığını, adı ortada yokken birden bire hak sahibi olmak için ortaya çıktığını, davanın haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 07.06.2017 tarihli kararı ile kooperatifte iki üyeliği bulunan ...'ın kooperatif karar defterlerine yansıyan kararlarla iki adet üyeliğini devretmesine rağmen, bu kararlardan öncesine ait 29.07.1997 tarihli belgeyle iki hissesinden birini davacı olan eşine devretmesinin hayatın olağan akışına aykırı ve inandırıcılıktan uzak olduğu, tek taraflı ve mevcut duruma aykırı düzenlenen bu belgenin davacının kooperatifte ortaklık hisse sahibi anlamında geçerli olamayacağı, kooperatifin genel kurul karar defteri ve ortaklar pay defteri hiç ihdas edilmediğinden davacının ortaklık hissesi iddiası bu belgeler çerçevesinde değerlendirilemediği, 1996- 2004 yılları arasında kooperatifin başkanlığını davacının eşi ... yapmış olup, davacının sadece kayıtlarda yönetici olarak gösterildiği, tüm iş ve işlemlerin eşi tarafından gerçekleştirildiği, kooperatifin tutulması gereken bir kısım defterleri eksik, sağlıksız ve bazen de ceza dosyasına yansıdığı gibi gerçeğe aykırı tutulduğu, genel kurul karar defteri ve ortaklar pay defterinin hiç ihdas edilmediği, bu delil durumuna göre davacının, eşi tarafından tamamen tek başına yönetilen kooperatifte yönetici ortak olarak kaydettirildiği, davacının ancak yönetici ortak olarak kabul edilebileceği, bunun dışında sunulan delillere göre ortaklık hisse sahibi olmadığı ve bu nedenle kooperatiften bir daire talep etme hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 07.06.2017 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 10.11.2021 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 10.11.2021 tarihli kararının süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizce, taraf teşkili sağlanmak suretiyle yargılama yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava dilekçesini tekrar ederek, eksik inceleme ile karar verildiğini, müvekkiline verilmesi gereken dairenin verilmediğini, kooperatif üyesi olduğunu beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ver kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, kooperatif üyeliğinden kaynaklanan tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.05.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! a0c5685eb63199ef 8f9271546eecdf48