Yargıtay Kararları › Yargıtay 6. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2024/2764 E., 2025/3526 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/2764 E., 2025/3526 K. (22.10.2025)

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2764
Karar No
2025/3526
Karar Tarihi
22.10.2025

6. Hukuk Dairesi 2024/2764 E. , 2025/3526 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1995 E., 2024/597 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Vakfıkebir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/661 E., 2023/1258 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacı yükleniciler ile davalı idare arasında 12.06.2018 tarihinde .... Turizm ve Doğa Sporları Merkezinde Bulunan Teleferik Tesisi ile Otel ve Ticari Tesislerin Yapımı ve 29 Yıl Süreyle İşletilmesi İşine ait sözleşmenin imzalandığını, davacıların sözleşme kapsamında yapım işlerine başladıklarını, harcamalar yaptıklarını, davalı idareye borçlarının bulunmadığını, davalı idareden kaynaklanan nedenlerle gecikmelerin yaşandığını, davalı idarenin 01.10.2020 tarihli yazısı ile sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin karma nitelikli sözleşme olduğunu, tek taraflı irade ile feshedilemeyeceğini, fesih için aranan şartların da gerçekleşmediğini, tek taraflı fesih hakkının bulunduğunun kabulü halinde ise feshin haksız olduğunu, sözleşme kapsamındaki otel inşaatı işinin davalı idarenin gerekli onayları alamaması nedeniyle gecikmeye uğradığını, işin kabule hazır hale geldiğinin bildirilmesine rağmen feshinin yerinde olmadığını, davalı idare tarafından yapılan başvuru üzerine düzenlenen tespit raporunun gerçeğe uygun olmadığını, fesih beyanı ile bir günde tahliyenin talep edildiğini belirterek davalının haksız feshinin geçersizliğinin tespiti ile sözleşmenin ayakta olduğuna karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; harcın iş bedeli üzerinden yatırılmasının gerektiğini, müfettiş raporları, tespit bilirkişi raporu, hukuki mütalaalar dikkate alındığında feshin haklı olduğunu, fesih yazısında verilen bir günlük sürenin şahsi eşyaların alınmasına ilişkin olduğunu, şahsi eşya dışında alınabilecek eşyanın mevcut olmadığını, davacının sözleşme kapsamındaki edimlerini yerine getirmediğini, ödemelerini yapmadığını, davacı şirkete teleferik tesisini açmamasından dolayı ceza uygulandığını, uygulanan cezanın anaparasının ödendiğini, faizlerinin ödenmediğini, davacının davalı idareye borcunun bulunduğunu, sözleşmenin eser sözleşmesi içerikli karma sözleşme olmadığını, yap - işlet - devret modeli sözleşme olduğunu, davacı tarafından yapılan geçici kabul başvurusu sonrasında yapılan incelemede geçici kabul şartlarının bulunmadığının tespit edildiğini, davanın haksız ve dayanaktan yoksun olduğunu belirterek reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ... ile davalı idare arasında 12.06.2018 tarihinde .... Turizm ve Doğa Sporları Merkezinde Bulunan Teleferik Tesisi ile Otel ve Ticari Tesislerin Yapımı ve 29 Yıl Süreyle İşletilmesi İşine ait sözleşmenin imzalandığı, 22.01.2019 tarihli devir sözleşmesi ile sözleşmenin davacıların oluşturduğu adi ortaklığa devredildiği, sözleşmenin kira sözleşmesine ilişkin hükümler de içerdiği, genel olarak sözleşmenin yap işlet devret modeli bir sözleşme olduğu, davalının fesih nedeni olarak sözleşmeye aykırılık olgusuna dayanması nedeniyle tahliye davası açarak kira sözleşmesini sona erdirebileceği, tek taraflı fesih veya tahliye ihtarı ile kira sözleşmesinin sona ermesinin mümkün olmadığı, sözleşme konusu işe ilişkin projelerin hazırlanması, ruhsat ve onay alınmasının davalı idarenin sorumluluğunda olduğu, davalı idare tarafından hazırlanan mimari projenin Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü tarafından onaylanmadığı, onaylanmış bir ruhsatın bulunmaması nedeniyle de sözleşme konusu işe ilişkin yapım süresinin başlamadığı, sözleşme kapsamındaki edimlerini yerine getirmeyen davalının tek taraflı fesih hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının tek taraflı fesih iradesinin geçerli olmadığının tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında 12.06.2018 tarihinde imzalanan sözleşmenin 01.10.2020 tarihli yazı ile davalı idare tarafından feshedildiği, işin tamamlanma seviyesinin % 65 olarak belirlendiği, sözleşme yapma, karşı tarafını seçme, içeriğini düzenleme ya da değiştirme, tabi olacağı şekli belirleme, bağlı kalmama, sona erdirme hususlarının sözleşme özgürlüğü kapsamında olduğu, sözleşmeyi sona erdirme yollarından birisinin fesih olduğu, tarafın sözleşmenin feshi yoluna gitme hususunda takdir hakkının bulunduğu ancak feshin haksız olması halinde karşı tarafın, doğan zararlarını talep edebileceği, bozucu yenilik doğuran hak olan feshin tek taraflı irade beyanıyla hukuki sonuç doğuracağı, fesih için karşı tarafın rızasına gerek bulunmadığı, taraflar arasındaki sözleşmenin eser ve kira sözleşmelerini de kapsayan yap - işlet - devret modeli ile tesis inşası ve işletilmesi konulu karma sözleşme olduğu, sözleşmenin eser inşası aşaması tamamlanmadan davalı idarenin tek taraflı irade beyanı ile feshedildiği, işin fesih sonrasında yapılan ihale ile yeni yükleniciye verildiği, eser sözleşmelerinin tek taraflı irade beyanı ile sona erdirilmesini engelleyen herhangi bir düzenlemenin bulunmadığı, davanın feshin haksız olduğuna ilişkin olmadığı, feshin geçersizliğinin ve sözleşmenin ayakta olduğunun tespitine ilişkin olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, yeniden esas hakkında davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; sözleşmenin türünün tespitinde hataya düşüldüğünü ve yanlış nitelendirildiğini, sözleşmenin kira sözleşmesi ile birlikte yap - işlet - devret modeli sözleşmeyi içerdiğini, sözleşmenin yap - işlet - devret modeli olduğu ancak yap (eser sözleşmesi) kısmı tamamlanmadan feshedilmesi nedeniyle eser sözleşmesi hükümlerinin uygulanacağına ilişkin tespitin hatalı olduğunu, sözleşmenin eser ve kira sözleşmesini barındıran karma nitelikli sözleşme olduğunu, sözleşmenin tek taraflı irade beyanı ile feshinin mümkün olmadığını, teleferik tesisinin işletilmesinin kira sözleşmesi, tesisin alt ve üst istasyon bölgelerinde inşaat yapılmasının eser sözleşmesi hükümlerini içerdiğini, kira sözleşmesinin tek taraflı irade beyanıyla sonlandırılmasının mümkün olmadığını, taraf iradelerinin uyuşması ya da mahkeme kararı ile feshin mümkün olduğunu, Yargıtay'ın kararlarının bu yönde olduğunu, eser sözleşmelerinin tek taraflı irade beyanı ile sona erdirilmesini engelleyici herhangi bir düzenleme bulunmadığına ilişkin gerekçenin hatalı olduğunu, sözleşmenin eser ve kira sözleşmelerini aynı anda barındıran nitelikte bulunduğunu, karma nitelikti sözleşmelerin içinde yer alan sözleşmelerden bir tanesinin sonlandırılmasının özel usul gerektirmesi halinde sözleşmenin tamamının da aynı usulle sonlandırılmasının gerektiğini, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda kira sözleşmelerinin tek taraflı irade beyanı ile sona erdirme hallerinin sınırlandırıldığını, mahkemenin kanun hükümlerini hatalı yorumladığını, işin tamamlanma oranının hatalı tespit edildiğini, tamamlanma oranının % 90 olduğunu, tamamlanma oranı dikkate alındığında reddedilemeyecek nitelikte olması nedeniyle de tek taraflı irade beyanıyla sözleşmenin feshinin mümkün olmadığını, davalının sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerine uygun davranmadığını, usulüne uygun yer teslimi yapmadığını, imar planının hatalı olduğunu, onaylı proje ve izinlerin bulunmadığını, vaziyet planı ve uygulana projelerinin ilgili kurum onaylarının bulunmadığını, otopark ve ticari yapının geçici kabule hazır hale getirildiğini, gecikmenin davalıdan kaynaklandığını, pandemi nedeniyle işin durma noktasına geldiğini, sürenin durdurulması taleplerine karşılık verilmediğini, fesih öncesinde haklı ihtarda bulunulmadığını, sözleşmenin 28.2.3 maddesine göre haklı ihtarda bulunmaksızın sözleşmenin feshedilemeyeceğini, davacıların dava konusu sözleşme kapsamında davalı idareye herhangi bir borçlarının bulunmadığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, sözleşmenin feshinin geçersizliği ve ayakta olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken temyiz harcın mahsubu ile fazla yatırılan miktarın istek halinde davacılara iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 3c0be7042bdb333d dac56309de50f8d7

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı