6. Hukuk Dairesi 2024/1293 E. , 2025/1767 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2015/365 E., 2024/21 K. ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar asıl davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA 1. Davacı (temlik eden) vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında 01.06.2011 tarihli hurda malzeme kesim söküm ayıklama ve istifleme işi konulu sözleşme düzenlendiğini, işin tamamlanarak teslim edildiğini ve son hakedişin ödendiğini, 14.11.2011 tarihinde ... Genel Müdürlüğü ... Hurda Müdürlüğü sahasında meydana gelen yangın nedeniyle oluşan hasarın teminattan kesileceğinin bildirildiğini ileri sürerek, oluşan zarardan borçlu olunmadığının tespitine ve 202.858,00 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2. Birleşen Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2017/527 Esas sayılı dava dosyasında davacı (temlik eden) vekili dava dilekçesinde, sözleşme konusu işin tamamlanarak teslim edildiğini, ancak teminat mektubunun nakde çevrildiğini ileri sürerek, alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının sözleşme gereği alması gereken önlemleri almayarak yangına sebep olduğundan sorumluluğu bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. 2. Birleşen dosyada davalı vekili cevap dilekçesinde; teminat mektubunun yangından kaynaklanan hasar ve işçi ödemeleri nedeniyle nakde çevrildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 03.04.2014 tarihli kararı ile iş sahasında gerçekleşen yangın nedeniyle tarafların eşit kusurlu olduğu, teminat mektubu yargılama sırasında nakde çevrildiğinden davanın istirdat davasına dönüştüğü gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 101.429,00 TL alacağın ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin 03.04.2014 tarihli kararının süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesince, zarara konu yangın olayına ilişkin ... 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2014/541 Esas sayılı dosyasında açılmış kamu davası olduğu, davanın derdest olup henüz sonuçlanmadığı, zaman bakımından uygulanması gereken 818 sayılı BK'nın 53. maddeye göre hakimin ceza mahkemesinin beraat kararı ve alınan kusur raporu ile bağlı olmasa da sabit kabul edilen olgular ile bağlı olduğu, ceza mahkemesinde verilecek karar bu davanın sonucuna etki edebileceğinden ceza davasının sonucu beklenerek uyuşmazlığın esasının incelenmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iş sahasında gerçekleşen yangın nedeniyle tarafların eşit kusurlu olduğu, ceza dosyasının kesinleştiği, birleşen dava dosyası bakımından ödenmeyen işçi alacakları bulunduğundan teminatın iadesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 101.429,00 TL alacağın ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Asıl davada davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının sözleşmede açık şekilde belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmediğini, müvekkilin uyarı yükümlülüğünü yerine getirdiğini, ceza davasında sabit olan olguların dikkate alınmadığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosyanın içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup, asıl davada istirdat, birleşen davada alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali ve takibin devamı istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla, asıl davada davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Asıl davada davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı harcın temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! ec95011cb39d8b51 9ccf24d7cf478c41