6. Hukuk Dairesi 2024/1006 E. , 2025/1778 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/130 E., 2023/612 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 14.10.2003 tarihli sözleşme ile üstlendikleri ... Üniversitesi Kan Bankası ve ... Hastanesi Poliklinik Bloğu Tamamlama İnşaatı işini süresi içerisinde kusursuz ve noksansız olarak bitirip teslim ettiklerini, sözleşme eki yapım işleri genel şartnamesinin 22. maddesine istinaden davalı tarafından yaptırılan işlerin bir bölümünün bedelinin ödendiğini, bir bölümünün bedelinin ise halen ödenmediğini, sözleşmede birim fiyatlarından tenzilat yapılacağına dair bir hüküm olmamasına rağmen ilave olarak yaptırılan işlerin birim fiyatlarından kesinti yapıldığını belirterek; hakedişten yapılan kesinti ve sözleşme dışı yaptığı ek işlerin bedelinin tahsili için başlattığı takibe yapılan itirazın iptâline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; yapılan işler bedelinin 11 nolu kesin hakedişe istinaden tamamının ödendiğini, davalının davacıya hiçbir borcunun kalmadığını, bu nedenlerle davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 24.01.2013 tarihli kararı ile alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne, davalının Denizli 3. İcra Müdürlüğü’nün 2005/5395 sayılı dosyasına yaptığı itirazın 228.593,34 TL asıl alacak, 34.733,48 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 263.326,82 TL üzerinden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, takip tarihinden itibaren asıl alacağa yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin 24.01.2013 tarihli kararının süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 09.04.2014 tarihli, 2013/2482 Esas, 2014/2477 Karar sayılı ilamı ile, tarafların sair temyiz itirazları reddedilerek, sözleşme dışı imalâtların bedellerinin Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 22 ve 23. maddeleri dikkate alınarak hesaplanması gerektiğine işaret edilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemenin 08.10.2015 tarih, 2014/297 E., 2015/1039 K. sayılı kararı ile bozma ilamına uyulmasına ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda yeniden yapılan ve alınan bilirkişi doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile, 169.919,93 TL ek iş bedeli ile 58.673,71 TL kesintinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. B.İKİNCİ BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin 08.10.2015 tarihli kararının süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 04.04.2016 tarihli, 2016/36 Esas, 2016/2095 Karar sayılı ilamı ile, tarafların sair temyiz itirazları reddedilerek, a.Davalının temyiz dilekçesinde her iki kalem alacak yönünden de kararın temyiz edildiği, hükmüne uyulan Daire bozma ilâmının 1. bendinde bozma kapsamı dışında kalan tarafların diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bendinde ise kararın sözleşme dışı ek işler yönünden bozulmasına karar verildiği, bu durumda mahkemece Daire bozma ilâmından önce mahkemece 58.673,71 TL kesintinin tahsiline dair verilen karar kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığı yönünde karar verilmesi gerektiği, b.Fazla yapıldığı iddia edilen iş bedeli yönünden yapılan yargılama sırasında bozma öncesi ve sonrasında alınan iki ayrı bilirkişiler kurulu raporuna göre, hangi işlerin sözleşme kapsamında olduğu ve hangi işlerin ek iş olduğu konusunda iki raporda birbirinden çok farklı iki ayrı sonuç ortaya çıktığı, raporlar arasında çelişkinin giderilmesi ve sözleşme kapsamı ve dışındaki işlerin Yargıtay denetimine elverişli şekilde denetlenebilmesi için bozmadan sonra rapor hazırlayan bilirkişiler kurulundan ek rapor alınarak tarafların rapora yönelen itirazlarının da değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek kararın ikinci kez bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemenin 13.03.2018 tarih, 2017/73 E., 2018/134 K. sayılı kararı ile bozma ilamına uyulmasına ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda; davacının 58.673,71 TL’ye yönelik davasının bu miktara ilişkin hüküm kesinleştiğinden ve davacı tarafça tahsili sağlandığından karar verilmesine yer olmadığına, 169.919,93 TL ek iş bedeli üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. C.ÜÇÜNCÜ BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin 13.03.2018 tarihli kararının süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 09.05.2019 tarihli, 2018/4022 Esas, 2019/2210 Karar sayılı ilamı ile, davacının süresinde olmayan temyiz itirazları reddedilerek, davalının temyiz itirazları değerlendirilmiş, bozulan karara dayanak bilirkişi kurulundaki elektrik mühendisinin KHK ile görevden uzaklaştırıldığı gerekçesiyle bozma öncesi ilk raporu veren heyetten rapor alınarak karar verildiği, bozmaya uyulduğuna göre 09.05.1960 gün, 21/9 sayılı İBK kararı gereğince, bozmada belirtilen şekilde inceleme yapılması zorunlu olduğu, mahkemece KHK ile görevden uzaklaştırılan elektrik mühendisi yerine konusunda uzman başka bir elektrik mühendisinin heyette görevlendirilerek bozma ilamında gösterilen şekilde rapor alınması gerekirken, usuli kazanılmış hak ihlal edilerek başka heyetten alınan rapora göre karar verilmesi doğru olmadığı belirtilerek kararın üçüncü kez bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemenin 05.02.2021 tarih, 2020/408 E., 2021/65 K. sayılı kararı ile bozmadan sonra mahkemenin 2020/408 esas numarasında yargılaması devam eden davalarına konu alacakların Denizli 3. İcra Müdürlüğü’nün 2017/1741 (önceki numarası 2003/5395 esas) 30.07.2018 tahsilat makbuzu ile icra dosyasına davalı tarafça ödendiği, icra dosyasının infazen işlemden kaldırıldığı, bu nedenle davanın konusuz kaldığı, davacı vekilinin konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep ettiği gerekçesiyle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, yargılama giderlerinin de icra dosyasında tahsil edildiği anlaşıldığından yargılama giderleri hususunda hüküm tesis edilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. D.DÖRDÜNCÜ BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin 05.02.2021 tarihli kararının süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece 25.01.2022 tarihli, 2021/2896 Esas, 2022/256 Karar sayılı ilamı ile, yerel mahkemece verilen 2017/73 Esas, 2018/134 Karar ve 13.03.2018 tarihli kararın, Dairemizin 2018/4022 Esas, 2019/2210 Karar ve 09.05.2019 tarihli ilamıyla bozulmuş olup, hüküm tamamen ortadan kalktığından, davalı iş sahibi adına verilen kararın kesinleşmiş sayılamayacağı, mahkemece bozmaya uyulduğuna göre Dairemiz bozma ilamında belirtilen şekilde rapor alınarak esas hakkında yeniden hüküm kurulmasının gerektiği, zira mahkemece verilen bu hükmün bozulmakla İİK'nın 40. maddesi gereğince icranın iadesi gerekeceğinden, davalı iş sahibinin davaya yönelik haklarını alabilmesi yeni bir kararın verilmesini gerektirdiği belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak; Denizli 3. İcra Müdürlüğü'nün 2017/1741 Esas sayılı icra takibine konu edilen ve davalı idare tarafından yapılan kesintinin iadesine ilişkin 58.673,71 TL'lik alacak bakımından mahkemece verilen karar kesinleştiğinden bu alacak kalemi bakımından yeniden karar verilmesine yer olmadığına, sözleşme dışı ek işlere yönelik alacak talebi bakımından son olarak aldırılan bilirkişi raporu ile davacıya 2.258,45 TL eksik ödeme yapıldığının belirlendiği, dolayısıyla kesintinin iadesine ilişkin 58.673,71 TL'lik alacak dışında kalan kısım bakımından davacının takip tarihiyle 2.258,45 TL alacak talebinde haklı olduğu, bakiye bakımından ise haksız olduğu, dayanak takip borcunun dava tarihinden sonra davalı idare tarafından ödendiği, buna göre sözleşme dışı ek işlere yönelik alacak talebi bakımından konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, yasal şartları oluşmadığından davacının icra inkâr tazminatı talebi ile davalının kötüniyet tazminatı talebinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde: a. Dosya kapsamında alınan son bilirkişi raporunun bozma kapsamına uygun olmadığını, b.Yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak karar verilmesi gerektiğini, c.Mahkemece verilen kararın bir önceki kararına direnilmesi mahiyetinde olup, bozmaya uyulduktan sonra direnme kararı verilemeyeceğinden verilen kararın yeni bir karar mahiyetinde olduğundan temyiz incelenmesinin ilgili hukuk dairesince yapılması gerektiğini beyan etmektedir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde: a. İcra dairesine yapılan ödemenin rızaen değil icra tehditi altında ödendiğini, b. Verilen kararın açıkça bozmaya aykırı olduğunu, işin esasına ilişkin bir karar verilmesi gerektiğini, c. Davacının yaptığı imalatların fazla imalât olmadığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hakedişlerden haksız olarak kesildiği iddia edilen bedellerin iadesi ve sözleşme dışı yapılan ek işlerin tahsili istemine ilişkindir. İcra İflas Kanununun ''İcranın iadesi'' başlığı altında düzenlenen 40. maddesinde; bir ilâma dayanarak takip borçlusundan tahsil edilen paranın takip alacaklısına ödenmesinden sonra, takip dayanağı ilamın bozulması ve takip konusu alacağın haksızlığının daha sonra tesis edilip kesinleşen bir hükümle ortaya konması halinde, ayrıca hükme hacet kalmaksızın takip alacaklısından icra dairesi tarafından ve gerektiğinde cebri icra yolu ile geri alınıp takip borçlusuna iade edileceği öngörülmüştür. Yukarıdaki madde kapsamında somut olay değerlendirildiğinde, Dairemizin 25.01.2022 tarihli bozma ilamında; “mahkemece verilen 2017/73 Esas, 2018/134 Karar ve 13.03.2018 tarihli kararı, Dairemizin 2018/4022 Esas, 2019/2210 Karar ve 09.05.2019 tarihli ilamıyla bozulmuş olup, hüküm tamamen ortadan kalktığından, davalı iş sahibi adına verilen kararın kesinleşmiş sayılamaz. Mahkemece bozmaya uyulduğuna göre Dairemiz bozma ilamında belirtilen şekilde rapor alınarak esas hakkında yeniden hüküm kurulması zorunludur. Zira mahkemece verilen bu hüküm bozulmakla İİK'nın 40. maddesi gereğince icranın iadesi gerekeceğinden, davalı iş sahibinin davaya yönelik haklarını alabilmesi yeni bir kararın verilmesini gerektirir. Bu hususlar dikkate alındığında, verilen kararın usul ve yasaya uygun olmadığı anlaşıldığından temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir.” denilerek karar bozulmuş ve mahkemece de bu bozmaya uyulmasına rağmen, bozmaya açıkça aykırı olacak şekilde yeniden sözleşme dışı ek işlere yönelik alacak talebi bakımından konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Bu durumda 25.01.2022 tarihli bozma ilamında da belirtildiği üzere, mahkemenin 13.03.2018 tarihli ve 2017/73 Esas, 2018/134 Karar sayılı kararı Dairemizce bozulmakla bu kararın infazına ilişkin icra dairesince İİK'nın 40. maddesi gereğince icranın iadesi gerekeceğinden, davalı iş sahibinin davaya yönelik haklarını alabilmesi için esasa ilişkin hüküm kurulması gerekir. Mahkemece yapılacak iş; Denizli 3. İcra Müdürlüğü'nün 2017/1741 Esas sayılı icra takibine konu edilen ve davalı idare tarafından yapılan kesintinin iadesine ilişkin 58.673,71 TL'lik alacak bakımından mahkemece verilen karar kesinleştiğinden bu alacak kalemi bakımından yeniden karar verilmesine yer olmadığına ve sözleşme dışı ek işlere yönelik alacak talebi yönünden ise; bu kalemin bozma doğrultusunda alınan bilirkişi raporunda 2.258,45 TL olarak belirlendiği anlaşılmış olup, sözleşme dışı ek işlere yönelik talebinin 2.258,45 TL yönünden kabulüne ve dava konusu alacak likit olmadığından davacının icra inkâr tazminatı talebi ile davalının kötüniyet tazminatı taleplerinin ayrı ayrı reddine karar vermekten ibarettir. Bu haliyle verilen kararın usul ve yasaya uygun olmadığı anlaşıldığından taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.