Yargıtay Kararları › Yargıtay 6. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2023/4499 E., 2025/882 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2023/4499 E., 2025/882 K. (05.03.2025)

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4499
Karar No
2025/882
Karar Tarihi
05.03.2025

6. Hukuk Dairesi 2023/4499 E. , 2025/882 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/25 E., 2023/487 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; müvekkili ile davalı şirket arasında düzenlenen 20.07.2011 tarihli sözleşme gereğince SN 150 K6+5 tipi hidrolik vinç yapımı ve teslimi hususunda anlaştıklarını, davalı tarafça sözleşmeye konu vincin Diyarbakır'da teslim edildiğini, vincin müvekkiline tesliminden sonra gizli nitelikte imalat hatasından kaynaklı değişik arızaların baş gösterdiğini, sözleşmeye konu vincin sözleşmeye uygun imal edilmediğinden davalı şirketçe tamir edilmek zorunda kalındığını, müvekkili tarafından davalının sözlü olarak uyarıldığını, vincin sözleşmeye uygun imal edilip edilmediği hususunda inceleme yapılması amacıyla yaptırılan tespit ile alınan bilirkişi raporunda vincin ayıplı mal niteliğinde olduğu imaldan kaynaklı ayıpları, eksiklikleri, hata ve arızaları ile vincin sözleşmesine uygun hale getirilebilmesi için KDV hariç 68.000,00 TL masraf gereceğinin bildirildiğini, davalıya bu yönde ihtarname gönderildiğini, davalının ödeme yapmadığını ileri sürerek bu nedenlerle müvekkili şirket tarafından davalıya yaptırılan ve halen kullanılamadığı için atıl halde bulunan vincin sözleşmeye uygun hale getirilmesi için gerekli maliyetin miktarı olan 80.240,00 TL ile geç teslim ve arızalar sebebiyle kullanılmamasından kaynaklanan gelir kaybı olarak 1.000,00 TL'nin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; müvekkili tarafından sözleşmeye uygun şekilde imal edilen vincin davacı tarafından fren kontrolü ve mazot alınacağı bahanesi ile çalındığını, davacı hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, davacı hakkında fatura bedelinin ödenmesi için Konya 7. İcra Müdürlüğü'nün 2013/9674 Esas sayılı dosyası ile ilamsız takip yapıldığını, davacı tarafından iş bu takip dosyası için 105.000,00 TL ödeme yapıldığını, kalan kısmın ödenmediğini, davacı tarafından sözleşme konusu vincin 1 yıl süre ile kullandığını ve bu süreden sonra tespit talebinde bulunduğunu, tespit dosyası ile alınan bilirkişi raporunun gerçeği yansıtmadığını, savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 18.07.2019 tarih, 2016/1323 Esas, 2019/663 Karar sayılı kararıyla; tarafların vinç yapımı konusunda anlaştığı, tespit dosyası ve alınan bilirkişi raporları ile davaya konu vincin ayıplı olduğu ve ayıpların giderilmesi için 78.400,00 TL masrafı olacağının belirlendiği, bu nedenle davacının ayıpların giderilmesi için gerekli olan masrafları talep etme hakkı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne,davacının kazanç kaybı talebinden feragat ettiği gerekçesiyle bu talebinin feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. İlk Derece Mahkemesi'nin 18.07.2019 tarihli, 2016/1323 Esas, 2019/663 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Kapatılan 15. Hukuk Dairesi’nin 30.11.2020 tarihli, 2020/312 Esas, 2020/3098 Karar sayılı kararıyla; ilk keşfe davalının katılamaması nedeniyle yeniden keşif kararı alınmasına rağmen bu ara karar icra edilmeden esas hakkında karar verildiği, davalının hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiği gibi, hakimin tarafların gösterdiği delilleri usulüne uygun olarak toplama ve değerlendirmeye ilişkin usul kurallarına da uyulmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozmaya uyularak, keşfi yapılan vincin dava konusu vinç olup olmadığının tespit edilmediği, bu durumda davacı tarafın davaya konu vincin ayıplı olduğunu ispat edemediği,davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davacının ayıpların giderim bedeli talebinin reddine, davacının kazanç kaybı talebinden feragat ettiği gerekçesiyle de bu talebinin feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu vincin imalat hataları ile ilgili olarak vinç üzerinde delil tespiti davasında keşif icra edildiğini ve rapor tanzim edildiğini, yargılama esnasında keşif icrası için vincin bulunduğu adresin mahkemeye bildirildiğini, davalıya keşif için keşif günü tebliğ edilmiş olup davalının keşfe katılmadığını, müvekkilinden yeniden bir daha keşif icra edilebilir ihtimali ile vinci atıl durumda bırakmasının beklenemeyeceğini, tüm delillerin toplandığını, fotoğraflar ile belgelendirildiğini, davanın ispat edilemediğinden reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan ayıbın giderilmesi bedelinin istemine ilişkindir. Mahkeme, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir (HMK m. 266/1). Taraflar bilirkişi raporunun kendilerine tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler (HMK'nın m. 281/1). Mahkeme bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için bilirkişiden, yeni sorular düzenlemek suretiyle ek rapor alabileceği gibi tayin edeceği duruşmada, sözlü olarak açıklamalarda bulunmasını da kendiliğinden isteyebilir (HMK'nın m. 281/2). Mahkeme gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla tekrar inceleme de yaptırabilir (HMK'nın m. 281/3). Hakim bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir (HMK'nın m. 282/1) Hakim, bilirkişi raporunun yeterli olup olmadığını değerlendirirken; kaynağına, sebebine, zarar veren ile zarar gören arasındaki hukuki ilişkiye ve her somut olayda farklı şekillerde gündeme gelebilecek benzeri ölçütlere göre; zararın niteliği ve kapsamının, her olayın kendine özgü yapısı içersinde değişecek bir özellik gösterecek oluşuna dikkat göstermelidir. Ayrıca, raporun dayanak aldığı verileri ve delilleri; bu kapsamda belgeleri değerlendirmelidir.( HMK'nın m.198) Bozma kararı sonrası yapılan yargılama sırasında, 07.07.2022 tarihinde vincin bulunduğu yerde keşif yapılarak, 29.06.2022 tarihinde teknik bilirkişi raporu düzenlenmiştir. Bu raporda aradan geçen uzun zaman nedeniyle dava konusu hususlarının tespitinin teknik olarak imkansız hale geldiği belirlenmiştir. Davacı tarafından, Diyarbakır 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/76 D.İş sayılı dosyası ile yaptırılan tespit ve alınan bilirkişi raporu ile bozma öncesinde yargılama sırasında yapılan keşif sonunda hazırlanan 02.11.2017 tarihli teknik rapor birbirini teyit etmektedir. Her ne kadar bozma kararı gereğince davacı tarafın iş makinesini keşifte hazır bulundurma yükümlülüğü olsa da dava konusu vinç mahkemece tayin edilen bilirkişilerce hiç görülmemiş değildir, başka bir vincin gösterildiği de iddia edilmemiş olup, dosyada mahkeme huzurunda çekilen fotoğraflar mevcut olup, tespit raporu ile 02.11.2017 tarihli teknik rapor arasında çelişki de bulunmadığından vincin yeniden görülmemiş olması sonuca etkili değildir. Bu nedenle hakim eldeki mevcut delillerle işin esası hakkında bir karar vermekle yükümlüdür. Bu durumda Mahkemece son yapılan keşifte dava konusu hususların tespitinin teknik olarak imkânsız hale geldiği ve bozma öncesi alınan raporların birbirini teyit ettiği olguları göz önüne alınarak bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle tekrar bozulması gerekmiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05.03.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. (Muhalif) MUHALEFET ŞERHİ Davacı dava dilekçesinde, davalının 20.07.2011 tarihli sözleşme ile hidrolik vinç imalatını üstlendiğini, ancak imalatı yapılan vincin kullanılamaz durumda olduğunu belirterek sözleşmeye uygun hale getirilmesi için gereken 80.240,00 TL ile 1.000,00 TL gelir kaybının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında gelir kaybı talebinden vazgeçmiş, davalı savunmasında vincin sözleşmeye uygun imal edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece 06.04.2017 tarihli 2 no'lu celsede, Diyarbakır Asliye Hukuk Mahkemesi’ne talimat yazılıp dava konusu vincin incelenmesi için keşif yapılarak dava konusu iddiaların değerlendirilmesi istenmiş, talimat ile yapılan keşif sonunda hazırlanan 02.11.2017 tarihli teknik rapora karşı davalı vekili 05.02.2018 havale tarihli dilekçesi ile itiraz ederek keşfin HMK'nın 288. maddesine uygun yapılmadığı, keşif gününün kendilerine bildirilmediği, yokluklarında yapılan keşif üzerine alınan raporun hükme esas alınamayacağını belirterek yeniden keşif yapılmasını talep etmiştir. Mahkemece de 10.04.2018 tarihli 6 no'lu celsede itiraz kabul edilerek yeniden keşif yapılması için Diyarbakır Asliye Hukuk Mahkemesi’ne, taraflara da keşif günü bildirilecek şekilde, talimat yazılmasına karar verilmiştir. Talimat üzerine ise Diyarbakır 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce vincin tamir için Konya iline servise gönderildiği gerekçesi ile keşif yapılamadığından bahisle talimat evrakları bila ikmal iade edilmiş, bunun üzerine mahkemece 13.11.2018 tarihli celsede yeniden keşif yapılarak rapor alınmasına yönelik ara karar oluşturulmuş, bir sonraki celse de ise keşif ara kararı yerine getirilmemesine ve ara karardan dönülmemesine rağmen bundan sonraki celsenin sözlü yargılama yapılacağı ihtar edilmiş, sonraki celsede ise kazanç kaybına ilişkin rapor alınmasına yönelik ara kararın oluşturulduğu anlaşılmaktadır. Dairemizin hükmüne uyulan bozma ilamında ayıplı ifa iddiasında bulunan davacının makineyi hazır etme yükümlülüğü bulunduğu belirtilmiştir. Somut olayda davacı Diyarbakır Asliye Hukuk Mahkemesi’ne yazılan talimat ile yapılan keşif sonrasında dava konusu vinci mahkeme incelemesine hazır tutmamış sonuçta makineyi hazır etme yükümlülüğünü yerine getirmemiştir. Bunun dışında Mahkemece yeniden keşif kararı alınmasına rağmen bu ara karar icra edilmeden esas hakkında karar verilmek suretiyle davalının hukuki dinlenilme hakkı ihlal edilmiş bu nedenlerle yerel mahkemenin kararı Dairemizce bozulmuştur. Bu durumda hükmüne uyulan bozma ilamında belirtildiği şekilde inceleme yapılması konusunda davalı yararına kazanılmış hak oluşmuştur. Mahkemece bozma kararından sonra bozma gereği olarak davacıdan vinci hazır etmesi istenmiş ancak davacı tarafından hazır edilemediğinden dava ispatlanamadığından reddedilmiştir. Bu hali ile verilen karar hükmüne uyulan bozma ilamına uygun bir karar olup onanması gerektiği düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma gerekçesine katılamıyorum.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı