Yargıtay Kararları › Yargıtay 6. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2023/4072 E., 2025/879 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2023/4072 E., 2025/879 K. (05.03.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4072
Karar No
2025/879
Karar Tarihi
05.03.2025
Konu
Tazminat

6. Hukuk Dairesi 2023/4072 E. , 2025/879 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/540 E., 2023/1003 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/192 E., 2022/970 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili, davalı vekili ve fer'i müdahil vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı yüklenici ile davalı iş sahibi banka arasında imzalanan 15.09.2014 tarihli iş tanımı "Mekansal Strateji Planları, Çevre Düzenleme Planları, Bütünleşik Kıyı Alanları Planlama İşi, Köy Yapılaşma Koşullarının Belirlenmesi Projesi"ne ait sözleşmenin davalı iş sahibi banka tarafından haksız olarak fesih edildiğini, haksız fesih edilen sözleşme nedeniyle yapmak zorunda kaldığı giderlerden kaynaklı zararları karşılığı 3.406.249,39 TL ile mahrum kalınan kâr karşılığı olarak 2.112.550,12 TL olmak üzere toplam 5.518.799,51 TL tazminat tutarından davalı idare tarafından kendilerine yapılan 796.233,00 TL'nin mahsubu sonucunda davalı iş sahibinden asgari 4.722.566,51 TL alacakları olduğunu ileri sürerek davalının haksız feshi nedeniyle müvekkilinin yapmış olduğu masraf ve kâr mahrumiyeti için fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 400.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren faiziyle birlikte tahsilini talep etmiş, 05.01.2018 tarihli ıslah dilekçesiyle dava değerini 3.716.651,67 TL'ye artırmıştır.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili banka tarafından ... Mekansal Planlama Genel Müdürlüğü ile kurumsal iş birliği çerçevesinde söz konusu protokoller doğrultusunda gerçekleşen ihale sonucunda davaya konu sözleşmenin düzenlendiğini, ... ile aralarındaki protokollerin feshi sebebiyle müvekkili bankaya kaynak aktarımının da söz konusu olamayacağını, yine protokollerin iptali sebebiyle davacı yüklenici ile aralarındaki sözleşmeyi feshetmek zorunda kaldıklarını, bankaca gerçekleştirilen iş ve işlemlerin tamamen hukuka ve mevzuata uygun olduğunu, bu sebeple davacının fesih sebebiyle uğramış olduğu tüm zararlarının ve müspet zarar kapsamındaki kâr mahrumiyeti taleplerinin haksız ve mesnetsiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında imzalanan 15.09.2014 tarihli mekansal strateji planları, ÇDP planları, bütünleşik kıyı alanları, köy yapılaşma KIR projesine ilişkin sözleşmenin, davalı idare tarafından davacı yükleniciye gönderilen 25.02.2015 tarihli fesih bildirimi ile feshedildiği, fesih nedeninin davalı idarenin Bakanlıkla yaptığı sözleşmenin feshedilmesi olarak gösterildiği, davalı idarenin sözleşmeyi feshetmesinde sözleşmeye göre haklı bir neden olmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda feshin onay tarihi itibariyle davacı yüklenicinin yaptığı işler nedeniyle tasfiye kesin hakedişinin 1.868.353,75 TL olduğu, buna göre davacı yüklenicinin bakiye hakkediş alacağının 1.072.120,75 TL olduğu, sözleşmenin feshi nedeni ile kâr kaybının ise kesinti hesabına göre ve genel olarak davacının işle ilgili yapması gereken vergi harçlar dahil edilerek ancak işle doğrudan ilgili olmayan bakım, onarım, tadilat ve tefrişat vb. giderlerin çıkarılması suretiyle yapılan hesaplamaya göre 1.898.628,35 TL olduğu, sonuç olarak davacının talep edebileceği toplam alacak miktarının 2.970.749,10 TL olduğu gerekçesiyle bu bedel üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı vekili ve fer'i müdahil vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi kurulu raporunda dört projeden üçüne ilişkin belirlenen işlerin gerçekleştirilme oranlarının ve hesaplanan hakediş miktarlarının, gerçek oranlarla örtüşmediğini, hükmedilen kâr miktarı ve buna ilişkin değerlendirmenin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, hükme esas alınan raporda yapılan hesaplamanın da hiçbir haklı ve hukuki dayanağının olmadığını, hesaplamanın hatalı yapıldığını beyan etmektedir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Bakanlıkça müvekkiline verilen yetki-protokoller, dolayısıyla işin dayanağı ortadan kalktığından müvekkilinin yetkisi dışında kalan bir işi devam ettirmesinin olanaksız olduğunu ve işin bu mücbir sebebe dayalı olarak feshedildiğini, işin devam ettirilmesinin müvekkilinin kusuru olmaksızın imkânsız hale geldiğini, fesih haksız olsa dahi müvekkilinin işin 1. etaplarını tamamlanmasından önce fesih tarihine kadarki süreçte yapılmış olan kısımlarının karşılığını fesih hakedişiyle ödediğini, yüklenicinin bütün zararlarının giderildiğini, davacı yüklenici ile müvekkili arasında düzenlenen sözleşmede açıkça kâr mahrumiyeti istenebileceğine dair bir düzenleme bulunmadığını, teknik şartnamelerde tanımlandığı şekliyle sonuç ürünü oluşan iş kalemleri için ödeme yapılması, tamamlanmayan iş ve aşamaların ödemeye konu edilmemesi gerektiğini, aksi halde bu bedelin davacı adına haksız kazanca sebep olurken kamunun da zarara uğramasına sebep olacağını beyan etmektedir. 3. Fer'i müdahil ... vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporunda davacı yüklenici ile imzalanan sözleşme hükümleri ve her bir proje için ayrı olarak hazırlanan teknik şartnamelerde yer alan hükümler hiç dikkate alınmadan bir meblâğ belirlendiğini, fiilen gerçekleşmemiş ve tamamlanmamış işlerin, bilirkişi raporunda hiçbir hukukî veya teknik gerekçeye dayanmaksızın gerçekleşmiş ve tamamlanmış gibi kabul edilerek bu yönde davacıya hak etmediği ödemelerin yapılmaması gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, eser sözleşmesine dayalı haksız fesih nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili, davalı vekili ve fer'i müdahil vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgililere yükletilmesine, Fer'i müdahil harçtan muaf olduğundan bu konuda harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.03.2025 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 780ff085584bdd54 153effd6a85c9516

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı