Yargıtay Kararları › Yargıtay 6. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2023/4115 E., 2025/907 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2023/4115 E., 2025/907 K. (06.03.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4115
Karar No
2025/907
Karar Tarihi
06.03.2025
Konu
Tazminat

6. Hukuk Dairesi 2023/4115 E. , 2025/907 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/312 E., 2022/524 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı inşaat şirketi ile yaptığı anlaşmaya göre davalının üç katlı bina yapması için 18.08.2006 tarihinde yapı ruhsatı, 07.12.2006 tarihinde ise kısmi yapı kullanma izin belgesi alındığını, anlaşma gereğince ilk katın yapılmasını müteakip davacının 2007 yılı Aralık ayı içinde taşınmazda oturmaya başladığını, ancak müstakil yapının bir süre sonra davalının ağır kusuru sonucu inşaatın statik projeye uygun yapılmaması nedeniyle temeline doğru çökmeye başladığını, binanın inşaat sürecindeki ciddi hatalar ve yapı denetim firması ile yükleniciden kaynaklanan nedenlerle oturulamaz hâle geldiğini, bu hâli ile üç katlı yapılmasının da imkânsız olduğunu, gönderilen ihtarnameye rağmen davalıların ayıbı gidermediğini, müvekkilinin hem taşınmazdaki ayıbın giderilmesini hem de ayıp nedeniyle uğradığı manevi zararların giderimi ile binanın yeniden inşası için bu davayı açtığını ileri sürerek binanın projesine uygun olarak yeniden inşasını, inşaat süresince emsal kira bedelinin karşılanmasını ve 65.000,00 TL manevi tazminatın 02.04.2012 ihtar tarihinden itibaren bankalar arası mevduata uygulanan değişken oranlı avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı yüklenici şirket vekili cevap dilekçesinde; davacı ile arasında hiçbir zaman dava konusu inşaatın yapımıyla ilgili eser sözleşmesi imzalanmadığını, müvekkili şirketin dava konusu inşaatın yapı kullanma izin belgesinin alındığı 07.12.2006 tarihinden sonra 09.07.2007 tarihinde ticaret siciline tescil edildiğini ve müvekkilinin davacı ile hiçbir ticarî ilişkisi bulunmadığını belirterek davanın husumetten, olmadığı takdirde esastan reddini savunmuştur. 2-Davalı ... Ltd. Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davacı ile yapı denetim hizmeti sözleşmesi düzenlendiğini, ancak müvekkilinin dava konusu inşaatın yüklenicisi olmadığını, davalının yapı denetim görevini tamamen yerine getirdiğini, inşaatın projesine uygun olarak inşa edilip yapı kullanma izin belgesi alındığını, müvekkilinin hiçbir kusur ve sorumluluğu olmadığı hâlde yüklenicinin uyarıldığını, yüklenicinin de gerekli tamiratı yapmaya hazır olduğunu bildirmesine rağmen davacının kabul etmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 16.07.2013 tarihli ve 2012/240 E., 2013/402 K. sayılı kararı ile taşınmaz üzerindeki hatalı yapının davalılar tarafından yıkılarak yerine inşaatın teknik ve projesine uygun şekilde tüm masraf ve giderleri davalılar tarafından karşılanmak suretiyle yeniden yapılmasına, taşınmaz üzerine yeniden yapılacak inşaat süresince emsal kira bedelinin davacıya ödenmesine, 5.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA ÜRECİ 1. İlk Derece Mahkemesi kararının süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 08.09.2014 tarihli ve 2013/6531 E., 2014/4981 K. sayılı kararı ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamı sonrası yapılan yargılama neticesinde 26.05.2015 tarihli ve 2015/138 E., 2015/254 K. sayılı karar ile önceki kararda direnilmiştir. 2. Direnme kararının süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 30.03.2016 tarihli, 2016/15-130 E., 2016/455 K. sayılı kararı ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince usule ilişkin bozma ilamına uyularak 23.06.2016 tarihli ve 2016/265 E., 2016/369 K. sayılı kararı ile yeniden direnme kararı vermiştir. 3. Direnme kararının süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 16.09.2021 tarihli 2017/(16)6-502 E., 2021/1024 K. sayılı kararı ile direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın ...inşaat Tah. Tic. Ltd. Şti. bakımından pasif husumet yokluğundan reddine diğer davalı ... Ltd . Şti bakımından reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalıların ağır kusurlu olup tazminat istemlerinde haklı olduklarını beyan etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. 1. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2. Mahkemece davalı ...İnşaat Taahhüt Ltd. Şti. Hakkında tefrik kararı verilip 11.06.2015 tarihinde davanın reddine karar verilmiş ve verilen bu karar Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 28.01.2016 tarihli ve 2015/4989 E., 2016/524 K. sayılı kararı ile onanarak kesinleşmiştir. Buna rağmen mahkemece bu davalının karar başlığında gösterilip hakkında hüküm kurulması doğru görülmemiş ise de bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.

VI. KARAR Yukarıda (1) no'lu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) no'lu bentte açıklanan nedenlerle re'sen mahkeme kararının hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinin hükümden çıkarılmasına, (6) numaralı bentte yer alan “davalılar” ibaresinin “davalı” olarak değiştirilmesine ve hükmün bu hali ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 06.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 293772fd1b469ee0 2b8070f9b0c3b717

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı