Yargıtay Kararları › Yargıtay 6. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2023/3054 E., 2025/915 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2023/3054 E., 2025/915 K. (06.03.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3054
Karar No
2025/915
Karar Tarihi
06.03.2025
Konu
Tazminat

6. Hukuk Dairesi 2023/3054 E. , 2025/915 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/1400 E., 2023/162 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili yüklenici ile davalı iş sahibi ile arasında 11.02.2014 tarihli alçıpan, sıva imalatı işçiliği ile ilgili sözleşme imzalandığını, sözleşme gereğince edimlerini yerine getirdiğini, davalı şirketin proje müdürünün hem sözleşmeye hem de hak ediş ve icmallere imza attığını, hak ediş ve imalat icmali düzenlendiğini, davalı tarafın %5 hesabı ile teminat kesintisi yaptığını bu bedelin sözleşmeye göre müvekkiline ödenmesi gerektiğini, davalı şirketin yapmış olduğu ödemeler mahsup edildikten sonra bakiye 44.506,69 USD’nin tahsili için icra takibi yapıldığını, davalı borçlunun icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek davalının haksız itirazının iptaline takibin devamına, icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; sözleşmenin orjinalinde proje müdürünün imzasının bulunmadığını, proje müdürünün sözleşme hakediş ya da herhangi bir resmi evrakı müvekkili adına imzalamaya yetkili olmadığını, sadece müvekkili şirketin ...deki projesinde çalışmış bir personel olduğunu, davacının dava dilekçesi ekinde sunduğu hak ediş kapağının müvekkili şirket tarafından düzenlenmediğini, yapılan ödemelerin avans niteliğinde olduğunu, ödeme makbuzlarında davacının imzasının bulunduğunu, davacının proje genelinde hakettiğini iddia ettiği bedelin afaki ve aşırı bir meblağ olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 08.03.2016 tarihli ve 2015/1403 E., 2016/233 K. sayılı kararı ile davacının tacir olmadığı gibi tacir olduğunu da ispat edemedeği, davaya konu uyuşmazlığın eser sözleşmesinden kaynaklandığı, eser sözleşmesine ilişkin düzenlemenin Borçlar Kanunu'nda yer aldığı, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin 8.03.2016 tarihli ve 2015/1403 E., 2016/233 K. sayılı kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin (Kapatılan 15. Hukuk Dairesi) 06.12.2016 tarihli ve 216/5476 E., 2016/5014 K. sayılı ilamı ile davalı şirket yönünden davanın ticari dava niteliğinde bulunduğu, davacı gerçek kişinin tacir olup olmadığı ve işin davacının ticari işletmesi ile ilgisinin bulunup bulunmadığı, dolayısıyla davacı açısından da davanın ticari dava niteliğinde bulunup bulunmadığının yeterince araştırılmadığı, davacı tarafın ticaret sicil kayıtlarından tacir olup olmadığı, tacir ise işin ticari işletmesi ile ilgisinin bulunup bulunmadığı araştırılarak bu yönden değerlendirme yapılmak suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak görevsizlik kararı verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle karar bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirket adına hakediş ve imalât icmalini imzalayan...’in tanık olarak alınan beyanında davalı şirkette proje müdürü olarak çalıştığını, ara hak edişlerini düzenlediğini, iş sona erdikten sonra yapılması gereken kesin hesap ile ilgili bir tasarrufunun olmadığını, ara hakedişlerde artma veya eksilme olabileceğini, tarafların iş durdurulduktan sonra yapmaları gereken mutabakat ile ilgili bir tasarrufunun olmadığını belirttiği, dinlenen tanık beyanlarından dava dışı...'in proje müdürü olduğu, ödemelerin ise ... tarafından kontrol edilerek yapıldığı, sözleşme kapsamında ödemelerin hakediş usulü ile yapılacağının düzenlendiği bilirkişi heyeti tarafından yapılan değerlendirmede uyuşmazlığa konu hakedişin gerekli onay sürecinden geçmediğinin ve davacı yüklenici tarafından hazırlanan hakediş kapak sayfasının hakediş usul ve esaslarına uymadığının ve teknik bakımdan değerlendirilmesinin mümkün olmadığının ve geçerli bir hakediş olarak kabul edilmeyeceğinin tespit edildiği, bilirkişi heyeti tarafından yapılan değerlendirmenin gerekçeli ve denetlenebilir olduğu, davacıya yemin teklif etme hakkının hatırlatıldığı, yemin delilinden rücu ettiği, davacı yanın davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece yemin teklif etme haklarının hatırlatılmasının dosya içeriğine ve delillere aykırı olduğunu, müvekkilinin alacağının deliller, tanık ifadeleri, özellikle hakediş ve bilirkişi raporlari ile kanıtlandığını, taraflar arasında ticari ve cari hesap ilişkisi olduğunun davalı tarafça da kabul edildiğini, davalı şirketin ödemeleri mahsup edildiğinde bakiye alacağın 44.506,69 ABD Doları olduğunu, bilirkişi raporunda ve ayrık görüş ve açıklama adı altında sunulan görüşlerdeki müvekkili aleyhine olan tüm kısımlara itiraz ettiklerini, özellikle bilirkişi ...ın raporda ve açıklama adı altında sunduğu görüşleri ve beyanlarının hayatın olağan akışı, dosya içeriği ve delillere aykırı olduğunu, tarafsızlığını kaybettiğini, müvekkilinin onaylanan hakedişe göre 241.342,69 TL tutarlı iş yaptığının kanıtlanmış olduğunu, 174.703,35 USD iş yapıldığı yönündeki görüşün usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu hususların bilirkişi ...tarafından gerekçeleri ile birlikte ayrıntılı olarak açıklandığını, davalı tarafın ödeme belgelerinin aslını sunamadığı gibi okunaksız fotokopilerini sunduğunu, sunulan ödeme belgelerinden dört adedine 29.09.2015 tarihli cevaba cevap dilekçesinde itiraz edildiğini, davalının yazılı delillerle ödemelerini kanıtlayamadığını, davalının 181.316,29 USD tutarlı ödeme yaptığı hususunun davalı tarafça usul ve yasaya uygun olarak kanıtlanamadığını, icmallerde bazı kalemlerin yapılmamış sayılmasının yasal olarak mümkün olmadığını, icmallerdeki bazı metrajların yazılmamasının sonuca etkili olmadığını, müvekkilinin alacağının 44.506,69 USD olduğunu ve icra takibinde bu alacağın talep edildiğini, davanın kabulü gerekirken reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyetine ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir Temyiz olunan nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 ncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 427 nci maddesi ile 439 ncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06.03.2025 tarihinde kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı