Yargıtay Kararları › Yargıtay 6. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2023/3943 E., 2025/582 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2023/3943 E., 2025/582 K. (18.02.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3943
Karar No
2025/582
Karar Tarihi
18.02.2025
Konu
Tapu

6. Hukuk Dairesi 2023/3943 E. , 2025/582 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1385 E., 2023/1432 K. DAVALILAR : 1- ...'e vesayeten ... 2-... Seyahat Yapı İnşaat Ticaret Anonim Şirketi vekilleri Avukat ... DAHİLİ DAVALILAR : 1- ... 2- ... İLK DERECE MAHKEMESİ : Yatağan 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tük. Mah. Sıf.) SAYISI : 2022/504 E., 2023/262 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 18.02.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davacı vekili Avukat... ile davalı ... vekili Avukat ... geldi. Tebligata rağmen başka gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı yüklenici şirket ile diğer davalı arsa sahipleri arasında imzalanan 14.10.2016 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi nedeniyle yüklenici tarafından inşa edilecek binada yükleniciye bırakılmış olan 4 no.lu bağımsız bölümün satışına ilişkin olarak davacı ile davalı şirket arasında 23.02.2017 tarihli satış sözleşmesi düzenlendiğini, davacının kararlaştırılan satış bedelinden 73.000,00 TL'yi sözleşme günü yükleniciye ödediğini, kalan tutarın inşaat kredi aşamasına geldiğinde ödenmesinin kararlaştırıldığını, ancak yüklenicinin edimin ifasında geciktiğini ve davacıya halen tapu devri yapılamamış olduğunu ileri sürerek, öncelikle 4 no'lu bağımsız bölümün davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini mümkün olmaz ise ödenen 73.000,00 TL'nin ve sözleşme ile kararlaştırılan 50.000,00 TL cezai şartın davalılardan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı yüklenici şirket ve arsa sahibi ... vekili cevap dilekçesinde; satış bedelinin tamamını ödemeyen davacının sözleşme uyarınca üzerine düşen edimleri yerine getirmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde belirlenen inşaat süresi ve inşaatın %89 oranındaki seviyesi dikkate alındığında davalı yüklenicinin tapu devrine hak kazanamadığı, davacının 25.03.2019 tarihli ihtarı ile sözleşmenin feshini ve satış bedeliyle cezai şartın ödenmesini yükleniciden talep ettiği dikkate alındığında tapu iptali isteminin reddi gerektiği, davalı şirketin cezai şarttan ve bedel iadesinden sorumlu olduğu belirtilerek, tapu iptali ve tescil isteminin reddine, terditli bedel iadesi ve cezai şartın tahsili isteminin davalı arsa sahipleri bakımından pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, 73.000,00 TL satış bedeli ile 50.000,00 TL cezai şartın yasal faiziyle davalı yükleniciden tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde davacı vekili ile davalı şirket vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yüklenici tarafından gerçekleştirilen inşaat seviyesinin kredi kullandırma limiti olan %80'i geçmesine rağmen bakiye satış bedelini ödemeyen davacının sözleşmeyi tek taraflı beyanı ile haksız feshettiği, bu nedenle cezai şart talep edemeyeceği ancak ödenen satış bedelinin sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca iadesinin gerektiği belirtilerek, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı yüklenici şirket vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile; İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalı yüklenici aleyhindeki bedel talebinin kısmen kabulü ile 73.000,00 TL'nin yasal faizi ile davalıdan tahsiline, diğer davalılar aleyhindeki istemin pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; satış sözleşmesinin ifasının yüklenicinin arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereği edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle gerçekleştirilemediği, feshin haksız olduğu tespitinin hatalı olduğu, arsa sahipleri tarafından açılan geriye etkili fesih talepli dava nedeniyle fiili imkansızlik oluştuğu ve bu dava sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiği, davacının ihtarına cevaben davalı yüklenici tarafından gönderilen ihtarnamede sözleşmenin ayakta tutulması iradesi ortaya konulmuş olduğundan bu hususun tüketici lehine yorumlanması gerektiği, tapuda yüklenici adına tescilli olmayan gayrimenkul nedeniyle davacının akıbeti belirsiz bir ödeme yapmamak adına bu davayı açarak bakiye satış bedelini mahkeme veznesine depo etmek suretiyle tescil isteminde bulundukları ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. B. Değerlendirme ve Sonuç Uyuşmazlık, yüklenicinin temliki sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil mümkün olmaz ise satış bedelinin iadesi ve cezai şartın tahsili istemlerine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, inşaat seviyesinin, 23.02.2017 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile bakiye bedelin ödenmesi için öngörülen, %80'lik kredi aşamasını geçmiş olmasına rağmen bedelin ödenmemesi nedeniyle davacının sözleşmeyi tek taraflı feshinin haksız olduğu anlaşıldığından, usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dairemizdeki duruşmada vekille temsil olunan davalı ... Sey. Yapı İnş. Tic. A.Ş. yararına takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak, bu davalıya verilmesine, Davacı (tüketici) muaf olduğundan, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! f18d7acc1b70fb0b 5c2a9aeecca984b1

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı