6. Hukuk Dairesi 2023/3889 E. , 2025/577 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/81 E., 2023/178 K. DAVACI-BİRLEŞEN DAVADA DAVACI : Doğaç Grup Tarım Hayvancılık Nakliyat İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekili Avukat ... DAVALI-BİRLEŞEN DAVADA DAVALI : Doğalca Tarım Orman ve Hayvancılık İşletmeleri Ticaret Anonim Şirketi vekili Avukat ... Mahkemece bozmaya uyularak verilen kararı asıl ve birleşen davada davalı ... vekilince duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 18.02.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde asıl ve birleşen davada davalı vekili Avukat ... ile asıl ve birleşen davada davacı vekili Avukat ... ve şirket yetkilisi ...'un gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA 1.Davacı vekili asıl davada dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı işveren şirket arasında, Manisa İli, ...İlçesi, ...Beldesi sınırları içinde davalının tahsis ettiği mahalde ekskavatörlerle 112.000 metre buror teras yapımı ve işlenmiş arazide 25.000 adet çukur açma işi kapsamında sözleşme düzenlendiğini, sözleşmeye göre buror teras metre fiyatının 1,50 TL + KDV olduğunu, her ayın 20'sine kadar yapılan işler için o ayın 21.günü davacı tarafından fatura kesileceğinin ve kesilen fatura bedelinin aynı ayın 25'inde davalı şirketçe ödeneceğinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin sözleşme ile üstlendiği edimlerinin büyük bir kısmını yerine getirdiğini, kalan edimlerini yerine getirmeye çalıştığı sırada 29.03.2012 günü müvekkilinin çalışanlarının davalı şirket yetkilisi tarafından haklı bir neden gösterilmeksizin çalışma sahasından çıkartıldıklarını, ayrıca davalı şirketin sözleşmeden kaynaklanan ödemeleri ifa etmekten kaçındığını, bunun üzerine müvekkilince davalı şirket aleyhine ...İcra Müdürlüğü'nün 2012/278 Esas sayılı dosyası ile hakediş faturalarına istinaden 37.170,00 TL alacak üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının "işin bedeli belli değildir" ve "işin kesin kabulü yapılmamıştır" gerekçeleri ile borca itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğunu, taraflar arasındaki sözleşmede işin bedelinin belirli olduğunu, yine sözleşmede ödemelerin ne şekilde yapılacağının da açıkça belirtildiğini, sözleşmede ödemelerin işin kesin kabulünden sonra yapılacağına ilişkin bir hüküm de bulunmadığını belirterek; davalının icra takibine konu edilen borca itirazının iptaline ve takibin devamına, haksız itiraz nedeni ile davalının %40'dan az olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davacı vekili birleşen 2012/325 Esas sayılı dosyada dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin sözleşmeden kaynaklanan ödemeleri ifa etmekten kaçındığını, bunun üzerine müvekkilince davalı şirket aleyhine ...İcra Müdürlüğü'nün 2012/243 Esas sayılı dosyası ile hakediş faturalarına istinaden icra takibi başlatıldığını, ancak davalının takibe konu edilen alacağın 17.814,96 TL miktarlı kısmına ve fer'ilerine gerekçe göstermeksizin itiraz etmesi üzerine takibin itiraz edilen miktar üzerinden durdurulduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin 5. maddesinde müvekkilince her ayın yirminci gününe kadar yapılan işler için ayın yirmibirinci günü fatura kesileceği ve fatura bedelinin davalı şirketçe aynı ayın yirmibeşinci günü akşamına kadar ödeneceğinin öngörüldüğünü, müvekkilinin buror teras yapım işinin tamamına yakınını ifa ettiğini, işin bedelini fatura ettiğini ve bu faturaya istinaden icra takibi başlatıldığını, davalının itirazının ödemeden kaçınma amacı taşıdığını belirterek 17.814,96 TL alacağın ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiği tarihten itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili asıl ve birleşen davaya cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin üstlendiği işi süresinde ve özenle yerine getirmediğini, yaptığı iş için fazladan avans aldığını, geçici ve kesin kabul yapılmadığını, bu nedenle davacı şirketçe başlatılan icra takibine itiraz edilmesinin yasaya uygun olduğunu, davacı şirketin işi tamamlamadan bıraktığını, davacı şirketin iddia ettiği miktarda buror teras yapımını gerçekleştirmediğini belirterek asıl dava ile birleşen davanın reddine, her iki dava için ayrı ayrı %20 icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 12.05.2015 tarihli ve 2012/324 Esas, 2015/159 Karar sayılı ilk kararı ile asıl dava ile birleşen davanın ayrı ayrı reddine, her iki dava bakımından %20 oranında icra inkâr tazminatının davacıdan alınıp davalıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1.Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 12.10.2016 tarihli ve 2016/1394 Esas, 2016/4232 Karar sayılı kararıyla;"...mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde davacının hiçbir proje bulunmadan yaptığı teraslama alanının 71.220,05 metre uzunluğu hesaplanmış, açılan çukur sayısı ise 10.692 adet olarak bulunmuştur. Oysa davacı terasın projeli kısmının incelenmediğini, davalı defterlerinde kayıtlı faturaya göre 64.534 metre teras bulunup 21.000 metrelik faturaya itiraz etmediğini ayrıca davalı defterlerinde kayıtlı faturaya göre 24.714 adet çukur açıldığının sabit olduğunu belirterek itiraz etmiş, mahkemece bu itirazlar ek rapor alınarak cevaplandırılmadan hüküm kurulmuştur. Bu durumda mahkemece bilirkişilerden ek rapor alınarak değerlendirilip sonucuna uygun biçimde karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. 2.Mahkemenin 18.01.2018 tarihli ve 2016/549 Esas, 2018/36 Karar sayılı kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda asıl ve birleşen davanın reddine, asıl ve birleşen dava değerleri üzerinden davacının %20 oranında tazminatla sorumlu tutulmasına karar verilmiştir. Mahkeme kararına karşı kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairemizin 23.10.2019 tarihli ve 2019/770 Esas, 2019/4108 Karar sayılı kararıyla; "... mahkemece birleşen davada davalının defterlerinde kayıtlı olup aleyhine delil teşkil etmesi nedeniyle bağlayıcı olan ve aksini kanıtlayamadığı 4 adet fatura bedeli toplam 136.096,65 TL'den bu faturalara mahsuben yapıldığı kabul edilen 120.904,54 TL ödeme çıkarıldığında ödenmeyen davacı alacağı 15.192,11 TL heseplandığından birleşen davanın bu miktar üzerinden kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanlış değerlendirme sonucu ve davalının ticari defterlerindeki kayıtların aleyhine delil teşkil edeceği gözden kaçırılarak birleşen davanın tümden reddi doğru olmamıştır. Asıl davada, dava dışı asıl iş sahibi Orman Bölge Müdürlüğü'nden 21.10.2011 tarihli sözleşme ile davacının üstlendiği burror teras yapımı ve çukur açma işi için davalı yüklenici Doğalca Tarım Orman ve Hayv. İşlet. A.Ş'ye tahsis edilen alan ile ilgili bilgiler ve varsa harita ile bu alanda burror teras yapımı, çukur açma işleri, teraslama ve derin toprak işlemesi işlerinin kimin tarafından yapıldığına dair varsa bütün belge suretleri getirtilip sözleşme kapsamındaki işlerin, sözleşme ilişkisinin devam ettiği sürece taşeron-yüklenici tarafından yapıldığı karinesinden de hareketle davacının asıl davada takip dayanağı fatura bedeline hak kazanıp kazanmadığı ve miktarı konusunda hükme esas alınan raporu düzenleyen bilirkişi kurulundan gerekçeli ve denetime elverişli ek rapor alınıp asıl davada sonucuna uygun karar verilmesi gerekir. Öte yandan asıl dava itirazın iptâli, birleşen dava alacak istemine ilişkin olup İİK'nın 67/II. maddesi hükmünce itirazın iptâli davalarında davacı alacaklının kötüniyet tazminatı ile sorumlu tutulabilmesi için takibinde haksız ve kötü niyetli olduğunun kanıtlanması zorunludur. Kabul şekli itibariyle asıl davada davacı haksız kabul edilmekle birlikte takipte kötü niyetli olduğu davalı tarafça kanıtlanmadığından asıl davada koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı, birleşen dava alacak davası olduğu ve alacak davasının reddi halinde davacının kötü niyet tazminatıyla sorumlu tutulacağına dair mevzuatımızda yasal düzenleme bulunmadığından birleşen davadaki kötü niyet tazminatı talebinin de reddi gerekirken gerekçesi açıklanmaksızın, yanlış değerlendirme ve kanuna aykırı olarak davacının asıl ve birleşen davada kötü niyet tazminatı ile sorumlu tutulması da usul ve yasaya aykırı olmuştur." gerekçesiyle söz konusu kararın bozulmasına karar verilmiştir. 3.Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; asıl dava yönünden, taraflar arasındaki 21.10.2011 tarihli eser sözleşmesi uyarınca davacı şirketin, sözleşmeye konu olan alanda 21.000 metre buror teras işini yaparak davalı şirkete teslim ettiği, davalı şirketçe teslim alınan işin ayıplı olduğuna ilişkin süresi içerisinde ihbar yükümlülüğünün yerine getirildiğinin kanıtlanamadığı, ...İcra Müdürlüğü'nün 2012/278 Esas sayılı dosyasına dayanak yapılan fatura nedeni ile davacı şirketin davalı şirketten (21.000 metre x 1,50 TL = 31.500,00 TL + %18 KDV tutarı 5.670,00 TL ) takip tarihi olan 27.04.2012 tarihi itibariyle 37.170,00 TL alacaklı olduğu, her iki tarafın da tacir olması dikkate alınarak ticari alacak niteliğinde olan alacağın avans faizi ile talep edilebileceği, gerekçesiyle asıl davanın kabulüne karar verilmiştir. Birleşen dava yönünden, davalının defterlerinde kayıtlı olup HMK'nın 222/4. maddesi uyarınca aleyhine delil teşkil etmesi nedeniyle bağlayıcı olan ve aksini kanıtlayamadığı 4 adet fatura bedeli toplam 136.096,65 TL'den, bu faturalara mahsuben yapıldığı kabul edilen 120.904,54 TL ödeme mahsup edildiğinde ödenmeyen davacı alacağı 15.192,11 TL hesaplandığı, gerekçesiyle birleşen davanın bu miktar üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Asıl ve birleşen davada davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde, a. Davalı şirketin, davacı tarafından yapılan iş her defasında eksik ve gerekli özen gösterilmeden yapılmasına rağmen üstüne düşen tüm sorumlulukları yerine getirdiğini ve davacının, yaptığı burror teras miktarının üstünde ve fazlası ile ödemelerini gerek elden gerekse banka kanalı aracılığıyla aldığını, hakettiği miktardan daha fazlasını talep eden davacının açmış olduğu davanın kabul edilmesinin tamamen haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, b. Dosyada mübrez tüm delillerden ve mahkeme marifetiyle alınan diğer tüm bilirkişi raporlarından davacının usulüne uygun bir şekilde ifa yükümlülüğünü yerine getirmediğinin sabit olduğunu, c. Dava kapsamında, burror tipi terasların toplam 64.123,55 metre uzunluğunda olan kısmının teraslarının yapıldığının dosya kapsamındaki bilirkişi raporları ile tespit edildiğini, bu ahvalde 71.200 metre için değil usulüne uygun yapılan 64.123,55 metre için hesaplama yapılması ve karar verilmesi gerekmekte iken hem birleşen dava hem de asıl dava yönünden fazlaya dair hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, d. Tüm bilirkişi raporları ile sabit olduğu üzere davacının basiretli tacir gibi davranmayarak özen ve sadakat yükümlülüğüne aykırı bir çalışma gerçekleştirdiğini, bu hususun tüm dosya kapsamı ile sabit olduğunu, davanın açıkça haksız menfaat sağlamak amacıyla ikame edildiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Asıl ve birleşen davada uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, asıl dava itirazın iptâli, birleşen dava alacak istemine ilişkindir. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesinin atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439/2. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, hükme esas alınan bilirkişi raporunun bozma ilamına uygun ve içerik itibariyle yeterli ve inandırıcı olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre usul ve kanuna uygun olup, asıl ve birleşen davada davalı şirket vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Asıl ve birleşen davada davalı şirket vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin asıl ve birleşen davada davalı şirketten alınarak Yargıtay’daki duruşmada vekille temsil olunan asıl ve birleşen davada davacı şirkete verilmesine, Aşağıda belirtilen temyiz harcının ilgiliye yükletilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 18.02.2025 tarihinde oy birliğiyle verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 22b4e5e130bd6211 ac0b6d56340b1b6e This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 6. Hukuk Dairesi 2023/3889 E. , 2025/577 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/81 E., 2023/178 K. DAVACI-BİRLEŞEN DAVADA DAVACI : Doğaç Grup Tarım Hayvancılık Nakliyat İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekili Avukat ... DAVALI-BİRLEŞEN DAVADA DAVALI : Doğalca Tarım Orman ve Hayvancılık İşletmeleri Ticaret Anonim Şirketi vekili Avukat ... Mahkemece bozmaya uyularak verilen kararı asıl ve birleşen davada davalı ... vekilince duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 18.02.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde asıl ve birleşen davada davalı vekili Avukat ... ile asıl ve birleşen davada davacı vekili Avukat ... ve şirket yetkilisi ...'un gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA 1.Davacı vekili asıl davada dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı işveren şirket arasında, Manisa İli, ...İlçesi, ...Beldesi sınırları içinde davalının tahsis ettiği mahalde ekskavatörlerle 112.000 metre buror teras yapımı ve işlenmiş arazide 25.000 adet çukur açma işi kapsamında sözleşme düzenlendiğini, sözleşmeye göre buror teras metre fiyatının 1,50 TL + KDV olduğunu, her ayın 20'sine kadar yapılan işler için o ayın 21.günü davacı tarafından fatura kesileceğinin ve kesilen fatura bedelinin aynı ayın 25'inde davalı şirketçe ödeneceğinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin sözleşme ile üstlendiği edimlerinin büyük bir kısmını yerine getirdiğini, kalan edimlerini yerine getirmeye çalıştığı sırada 29.03.2012 günü müvekkilinin çalışanlarının davalı şirket yetkilisi tarafından haklı bir neden gösterilmeksizin çalışma sahasından çıkartıldıklarını, ayrıca davalı şirketin sözleşmeden kaynaklanan ödemeleri ifa etmekten kaçındığını, bunun üzerine müvekkilince davalı şirket aleyhine ...İcra Müdürlüğü'nün 2012/278 Esas sayılı dosyası ile hakediş faturalarına istinaden 37.170,00 TL alacak üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının "işin bedeli belli değildir" ve "işin kesin kabulü yapılmamıştır" gerekçeleri ile borca itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğunu, taraflar arasındaki sözleşmede işin bedelinin belirli olduğunu, yine sözleşmede ödemelerin ne şekilde yapılacağının da açıkça belirtildiğini, sözleşmede ödemelerin işin kesin kabulünden sonra yapılacağına ilişkin bir hüküm de bulunmadığını belirterek; davalının icra takibine konu edilen borca itirazının iptaline ve takibin devamına, haksız itiraz nedeni ile davalının %40'dan az olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davacı vekili birleşen 2012/325 Esas sayılı dosyada dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin sözleşmeden kaynaklanan ödemeleri ifa etmekten kaçındığını, bunun üzerine müvekkilince davalı şirket aleyhine ...İcra Müdürlüğü'nün 2012/243 Esas sayılı dosyası ile hakediş faturalarına istinaden icra takibi başlatıldığını, ancak davalının takibe konu edilen alacağın 17.814,96 TL miktarlı kısmına ve fer'ilerine gerekçe göstermeksizin itiraz etmesi üzerine takibin itiraz edilen miktar üzerinden durdurulduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin 5. maddesinde müvekkilince her ayın yirminci gününe kadar yapılan işler için ayın yirmibirinci günü fatura kesileceği ve fatura bedelinin davalı şirketçe aynı ayın yirmibeşinci günü akşamına kadar ödeneceğinin öngörüldüğünü, müvekkilinin buror teras yapım işinin tamamına yakınını ifa ettiğini, işin bedelini fatura ettiğini ve bu faturaya istinaden icra takibi başlatıldığını, davalının itirazının ödemeden kaçınma amacı taşıdığını belirterek 17.814,96 TL alacağın ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiği tarihten itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili asıl ve birleşen davaya cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin üstlendiği işi süresinde ve özenle yerine getirmediğini, yaptığı iş için fazladan avans aldığını, geçici ve kesin kabul yapılmadığını, bu nedenle davacı şirketçe başlatılan icra takibine itiraz edilmesinin yasaya uygun olduğunu, davacı şirketin işi tamamlamadan bıraktığını, davacı şirketin iddia ettiği miktarda buror teras yapımını gerçekleştirmediğini belirterek asıl dava ile birleşen davanın reddine, her iki dava için ayrı ayrı %20 icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 12.05.2015 tarihli ve 2012/324 Esas, 2015/159 Karar sayılı ilk kararı ile asıl dava ile birleşen davanın ayrı ayrı reddine, her iki dava bakımından %20 oranında icra inkâr tazminatının davacıdan alınıp davalıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1.Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 12.10.2016 tarihli ve 2016/1394 Esas, 2016/4232 Karar sayılı kararıyla;"...mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde davacının hiçbir proje bulunmadan yaptığı teraslama alanının 71.220,05 metre uzunluğu hesaplanmış, açılan çukur sayısı ise 10.692 adet olarak bulunmuştur. Oysa davacı terasın projeli kısmının incelenmediğini, davalı defterlerinde kayıtlı faturaya göre 64.534 metre teras bulunup 21.000 metrelik faturaya itiraz etmediğini ayrıca davalı defterlerinde kayıtlı faturaya göre 24.714 adet çukur açıldığının sabit olduğunu belirterek itiraz etmiş, mahkemece bu itirazlar ek rapor alınarak cevaplandırılmadan hüküm kurulmuştur. Bu durumda mahkemece bilirkişilerden ek rapor alınarak değerlendirilip sonucuna uygun biçimde karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. 2.Mahkemenin 18.01.2018 tarihli ve 2016/549 Esas, 2018/36 Karar sayılı kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda asıl ve birleşen davanın reddine, asıl ve birleşen dava değerleri üzerinden davacının %20 oranında tazminatla sorumlu tutulmasına karar verilmiştir. Mahkeme kararına karşı kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairemizin 23.10.2019 tarihli ve 2019/770 Esas, 2019/4108 Karar sayılı kararıyla; "... mahkemece birleşen davada davalının defterlerinde kayıtlı olup aleyhine delil teşkil etmesi nedeniyle bağlayıcı olan ve aksini kanıtlayamadığı 4 adet fatura bedeli toplam 136.096,65 TL'den bu faturalara mahsuben yapıldığı kabul edilen 120.904,54 TL ödeme çıkarıldığında ödenmeyen davacı alacağı 15.192,11 TL heseplandığından birleşen davanın bu miktar üzerinden kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanlış değerlendirme sonucu ve davalının ticari defterlerindeki kayıtların aleyhine delil teşkil edeceği gözden kaçırılarak birleşen davanın tümden reddi doğru olmamıştır. Asıl davada, dava dışı asıl iş sahibi Orman Bölge Müdürlüğü'nden 21.10.2011 tarihli sözleşme ile davacının üstlendiği burror teras yapımı ve çukur açma işi için davalı yüklenici Doğalca Tarım Orman ve Hayv. İşlet. A.Ş'ye tahsis edilen alan ile ilgili bilgiler ve varsa harita ile bu alanda burror teras yapımı, çukur açma işleri, teraslama ve derin toprak işlemesi işlerinin kimin tarafından yapıldığına dair varsa bütün belge suretleri getirtilip sözleşme kapsamındaki işlerin, sözleşme ilişkisinin devam ettiği sürece taşeron-yüklenici tarafından yapıldığı karinesinden de hareketle davacının asıl davada takip dayanağı fatura bedeline hak kazanıp kazanmadığı ve miktarı konusunda hükme esas alınan raporu düzenleyen bilirkişi kurulundan gerekçeli ve denetime elverişli ek rapor alınıp asıl davada sonucuna uygun karar verilmesi gerekir. Öte yandan asıl dava itirazın iptâli, birleşen dava alacak istemine ilişkin olup İİK'nın 67/II. maddesi hükmünce itirazın iptâli davalarında davacı alacaklının kötüniyet tazminatı ile sorumlu tutulabilmesi için takibinde haksız ve kötü niyetli olduğunun kanıtlanması zorunludur. Kabul şekli itibariyle asıl davada davacı haksız kabul edilmekle birlikte takipte kötü niyetli olduğu davalı tarafça kanıtlanmadığından asıl davada koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı, birleşen dava alacak davası olduğu ve alacak davasının reddi halinde davacının kötü niyet tazminatıyla sorumlu tutulacağına dair mevzuatımızda yasal düzenleme bulunmadığından birleşen davadaki kötü niyet tazminatı talebinin de reddi gerekirken gerekçesi açıklanmaksızın, yanlış değerlendirme ve kanuna aykırı olarak davacının asıl ve birleşen davada kötü niyet tazminatı ile sorumlu tutulması da usul ve yasaya aykırı olmuştur." gerekçesiyle söz konusu kararın bozulmasına karar verilmiştir. 3.Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; asıl dava yönünden, taraflar arasındaki 21.10.2011 tarihli eser sözleşmesi uyarınca davacı şirketin, sözleşmeye konu olan alanda 21.000 metre buror teras işini yaparak davalı şirkete teslim ettiği, davalı şirketçe teslim alınan işin ayıplı olduğuna ilişkin süresi içerisinde ihbar yükümlülüğünün yerine getirildiğinin kanıtlanamadığı, ...İcra Müdürlüğü'nün 2012/278 Esas sayılı dosyasına dayanak yapılan fatura nedeni ile davacı şirketin davalı şirketten (21.000 metre x 1,50 TL = 31.500,00 TL + %18 KDV tutarı 5.670,00 TL ) takip tarihi olan 27.04.2012 tarihi itibariyle 37.170,00 TL alacaklı olduğu, her iki tarafın da tacir olması dikkate alınarak ticari alacak niteliğinde olan alacağın avans faizi ile talep edilebileceği, gerekçesiyle asıl davanın kabulüne karar verilmiştir. Birleşen dava yönünden, davalının defterlerinde kayıtlı olup HMK'nın 222/4. maddesi uyarınca aleyhine delil teşkil etmesi nedeniyle bağlayıcı olan ve aksini kanıtlayamadığı 4 adet fatura bedeli toplam 136.096,65 TL'den, bu faturalara mahsuben yapıldığı kabul edilen 120.904,54 TL ödeme mahsup edildiğinde ödenmeyen davacı alacağı 15.192,11 TL hesaplandığı, gerekçesiyle birleşen davanın bu miktar üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Asıl ve birleşen davada davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde, a. Davalı şirketin, davacı tarafından yapılan iş her defasında eksik ve gerekli özen gösterilmeden yapılmasına rağmen üstüne düşen tüm sorumlulukları yerine getirdiğini ve davacının, yaptığı burror teras miktarının üstünde ve fazlası ile ödemelerini gerek elden gerekse banka kanalı aracılığıyla aldığını, hakettiği miktardan daha fazlasını talep eden davacının açmış olduğu davanın kabul edilmesinin tamamen haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, b. Dosyada mübrez tüm delillerden ve mahkeme marifetiyle alınan diğer tüm bilirkişi raporlarından davacının usulüne uygun bir şekilde ifa yükümlülüğünü yerine getirmediğinin sabit olduğunu, c. Dava kapsamında, burror tipi terasların toplam 64.123,55 metre uzunluğunda olan kısmının teraslarının yapıldığının dosya kapsamındaki bilirkişi raporları ile tespit edildiğini, bu ahvalde 71.200 metre için değil usulüne uygun yapılan 64.123,55 metre için hesaplama yapılması ve karar verilmesi gerekmekte iken hem birleşen dava hem de asıl dava yönünden fazlaya dair hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, d. Tüm bilirkişi raporları ile sabit olduğu üzere davacının basiretli tacir gibi davranmayarak özen ve sadakat yükümlülüğüne aykırı bir çalışma gerçekleştirdiğini, bu hususun tüm dosya kapsamı ile sabit olduğunu, davanın açıkça haksız menfaat sağlamak amacıyla ikame edildiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Asıl ve birleşen davada uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, asıl dava itirazın iptâli, birleşen dava alacak istemine ilişkindir. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesinin atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439/2. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, hükme esas alınan bilirkişi raporunun bozma ilamına uygun ve içerik itibariyle yeterli ve inandırıcı olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre usul ve kanuna uygun olup, asıl ve birleşen davada davalı şirket vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Asıl ve birleşen davada davalı şirket vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin asıl ve birleşen davada davalı şirketten alınarak Yargıtay’daki duruşmada vekille temsil olunan asıl ve birleşen davada davacı şirkete verilmesine, Aşağıda belirtilen temyiz harcının ilgiliye yükletilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 18.02.2025 tarihinde oy birliğiyle verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 22b4e5e130bd6211 ac0b6d56340b1b6e ... ...