Yargıtay Kararları › Yargıtay 5. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/407 E., 2025/12289 K.

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/407 E., 2025/12289 K. (02.10.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/407
Karar No
2025/12289
Karar Tarihi
02.10.2025
Konu
Tapu

5. Hukuk Dairesi 2025/407 E. , 2025/12289 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI: 2024/1309 Esas, 2024/2156 Karar KARAR: Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar SAYISI: 2023/79 Esas, 2024/91 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ile davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Adıyaman ili, ..., köyü 550 parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ile davacı idare adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; faizin dava tarihinden dört ay sonrasından itibaren başlatılması gerektiği hâlde, dava tarihinden itibaren başlatılmasının doğru olmadığını, metrekare birim fiyatının oldukça yüksek olduğunu, müvekkil kurum tarafından pilon yerleri veya irtifak alanları belirlenirken davalı tarafın bu durumdan en az ölçüde etkileneceği ve taşınmazların değerinin ölmeyeceği taşınmazların bütünlük ilkesinin ihlal olunmayacağı yerlerin tespit edilip bu doğrultuda kamulaştırma işlemi gerçekleştirildiğini, buna rağmen değer kaybı oranının çok yüksek hesaplandığını, tütün kotaya tabi olduğundan ve belli sene aralıklarla ekildiğinden ortalamaya tabi olmasının usule aykırı olduğunu, kurum lehine vekâlet ücreti ödenmemesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın kuru tarım arazisi niteliğinde olduğu, İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün 2023 yılı verilerinin dosya içerisinde bulunduğu, bilirkişi kurulunca 2023 yılı verileri esas alınarak ve kuru tarım arazisi niteliğindeki taşınmaza net gelirine göre değer biçilmesinin istinaf edenin sıfatı dikkate alındığında yerinde olduğu, taşınmazın geometrik durumu, yüzölçümü ve enerji nakil hattının güzergahı dikkate alındığında raporda takdir edilen değer düşüklüğü oranına dair tespitlerin dosya kapsamına uygun bulunduğu, ayrıca davalı taraf dava açılmasına sebebiyet vermemiş olup davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde de bir isabetsizlik görülmediği, somut dava 01.08.2023 tarihinden önce açıldığından davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere karar tarihine kadar yasal faiz uygulanması gerekirken yanlış değerlendirme ile faiz yönünden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılıp düzeltilerek yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak değer biçilmesinde ve aynı Kanun'un 11 inci maddesinin son fıkrası uyarınca taşınmaz malın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı karşılığının ve pilon yeri bedelinin tespit edilerek davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak, davanın niteliği gereği davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırı bir yön görülmemiştir. 4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! d1a9bc5aba3bb5ef 90bbf15b2bb5a2e0

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı