Yargıtay Kararları › Yargıtay 5. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/3770 E., 2025/12915 K.

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/3770 E., 2025/12915 K. (15.10.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3770
Karar No
2025/12915
Karar Tarihi
15.10.2025
Konu
Tazminat, Tapu

5. Hukuk Dairesi 2025/3770 E. , 2025/12915 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI: 2024/3244 Esas, 2024/4413 Karar KARAR: Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Bergama 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2022/203 Esas, 2024/310 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmaz el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ili, Bergama ilçesi, ... eski 36... parsel sayılı taşınmazda yapılan imar uygulaması sırasında davalı idare tarafından yasal olarak alınması gerekenden fazla düzenleme ortaklık payı kesilmesi nedeniyle kamulaştırmasız el atma tazminatının davalı idareden yasal faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın toplamda 1246 günde tamamlandığını, bu süreçte ülkede ortaya çıkan olumsuz ekonomik koşullar ve buna bağlı olarak gelişen enflasyonist ortam ve buna mukabil aynı dönem içinde yasal faizde herhangi bir değişiklik olmaması nedeniyle hüküm altına alınan tazminat tutarının ödeme tarihine kadar ciddi bir erimeye maruz kaldığını, mülkiyet hakkının gerek yargılama faaliyetinin uzun sürmesi ve gerekse hükmolunan tazminatın ödenmesinin gecikmesinden kaynaklı olarak mülkiyet hakkının ihlaline sebebiyet verildiğini zira eldeki davada taşınmazın değeri belirlenirken esas alınan tarih dava tarihi olan 14.12.2020 tarihi olup hükmolunan tazminata da bu tarihten itibaren yasal faiz işletildiğini, enflasyon oranları dikkate alındığında hükmolunan tazminata uygulanan yıllık % 9 oranındaki yasal faizin 01.06.2024 tarihinden sonra ise yıllık % 24 yasal faizin Türk Lirasında yaşanan değer kaybını karşılamaktan oldukça uzak olduğu ve yaşanan erime boyutu göz önüne alındığında salt bu hususun mülkiyet hakkı ihlali niteliğinde olduğunu, dava tarihi esas alınarak hükmolunan tazminatın süreç içinde yasal faiz işletilse dahi döviz, altın yahut başkaca hangi emtia ile mukayese edilirse edilsin büyük bir değer kaybına uğradığının açık olduğunu, bunun yanında enflasyonun yukarı yönlü eğiliminin devam ettiği bugünkü koşullarda ödeme tarihinin belli olmadığı bir tazminatın daha da kayba uğrayacağının tartışmasız olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 2. Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın husumetten reddine karar verilmesi gerektiğini, davacıya ait 21.490,33 m² alana sahip 36... parselde 2300/42980 hissesi bulunduğunu, imar uygulaması dosyasında davacının hissesinin 1150/42980 hissesi uygulamaya girerek 575 m² hisse düştüğünü, düzenleme ortaklık payı 0.3496 oranında alınarak 201 m² ye düşüldüğünü ve toplamda 374 m² yer tahsis edildiğini, bilirkişi raporlarının taraflarına tebliğ edilmediğini, raporlara itiraz etme olanağı tanınmadığını, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini, hüküm altına alına tazminatın fahiş olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının murisinin dava konusu taşınmaza 2300/42980 hisse ile malik olduğu, davacının murisinin işbu taşınmazda hissesine düşen yüzölçümünün 1.152,50 m² olduğu, 36... parselin 8.179,00 m²lik kısmının 1990 yılında imar uygulamasına tabi tutulduğu, geriye kalan 13.311,33 m²lik bölümün aynı ada parsel numarası ile tapuya tescil edildiği, davacının murisinin parseldeki hissesine karşılık 917,97 m²lik kısmının imar uygulamasına dahil edildiği, bu yüzölçümü üzerinden 269,97 m² düzenleme ortaklık payı kesildiği, dağıtım cetveline göre geriye kalan 648 m² yer için davacının murisine 8 54... parselde 160 m², 8 54... parselde 44 m², 8 54... parselde 6 m², 8 54... parselde 40 m², 8 54... parselde 11 m², 8 54... parselde 13 m², 8 54... parselde 374 m² yer verildiği, dağıtım cetveline göre davacının murisine verilmesi gereken yer toplam 648 m² olması gerekirken 8 54... parsel sayılı taşınmazın tapuya 100 m² olarak tescil edilmesi sebebiyle davacının murisine 274 m² eksik yer verildiğinin anlaşılması karşısında mahkemenin kamulaştırmasız el atma olgusunun gerçekleştiğine ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmediği, dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırılması yapılmak suretiyle belirlenen bedelin davalı idareden tahsiline dair mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu belirtilerek davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf başvuru dilekçesinde belirtiği hususları tekrar etmiştir. 2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf başvuru dilekçesinde belirtiği hususları tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsili istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idareden aşağıda yazılı kalan harcın alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı