5. Hukuk Dairesi 2025/2629 E. , 2025/12921 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI: 2022/1854 Esas, 2023/1810 Karar KARAR: Esastan ret/yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ: Sakarya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2021/419 Esas, 2022/196 Karar Taraflar arasındaki taşınmazın tapu kaydının mahkeme kararı ile iptalinden kaynaklanan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Hazine vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Sakarya ili, ..., köyü eski 850 parsel sayılı 25.549,20 metrekarelik taşınmazın 1512/1800 payını 22.11.1990 tarihinde satın aldığını, daha sonra bu payın 766/1800 ünü ... ve ... sattığını, taşınmazda 766/1800 pay sahibi iken 25.10.1996 tarihinde taşınmaz üzerine Devlet ormanı şerhi konulduğunu, bunun üzerine 18.10.2006 tarihinde Sakarya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/375 Esas sayılı dosyası ile şerhin kaldırılması için dava açtığını, neticede davanın kısmen kabulü ile 12.573,38 metrekarelik kısmın davacılar adına tapuya tesciline 10.977 metrekarelik kısmında orman olarak Hazine adına tesciline karar verildiğini ve bu kararın 02.03.2015 tarihinde kesinleştiğini, taşınmazın tapu kaydının mahkeme kararı ile iptali nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; Sakarya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/375 Esas sayılı dosyasında taşınmazın bir kısmının orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verildiğini, zamanaşımı süresinin dolduğunu, öncelikle zamanaşımı nedeniyle davanın reddini, tapu sicilinin yanlış tutulmasından dolayı sorumluluk için, sicili tutmakla görevli kişilerin hatalı işlem yapması sonucu yanlış tescil durumu olması gerektiği, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesinin uygulanamayacağı, orman vasıflı taşınmazın ağaçların durumu ve yaşından davacı tarafından bilindiğinden iyi niyetli hale gelmeyecekleri, davacıların baştan beri hak sahibi olmadığı düşünüldüğünde zararı da olmayacağını, ayrıca pasif husumet yokluğundan davanın reddini aksi halde davanın esastan reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne ve taşınmaz bedelinin 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca davalı Hazineden tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece yetersiz ve eksik ek bilirkişi raporuna yapılan itiraz dikkate alınmadan karar verildiğini, ek bilirkişi raporunda taşınmazın değerinin az hesaplandığını, ek raporun karar vermeye elverişli olmayıp yanlış hesaplama yapıldığını, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 177 nci maddesine göre yeni eklenen hükümle birlikte artık bozma ya da kaldırma sonrası mahkeme tahkikata ilişkin bir işlem yaparsa tahkikat sona erinceye kadar ıslah yapılabileceği hükmü getirildiğini, yani bu hüküm ile birlikte bozma ya da kaldırılmadan sonra görülen davanın yeni bir dava niteliğinde olduğunun kabul edildiğini, o halde kaldırma kararından sonra görülen dava yeni bir dava ise 6100 sayılı Kanun'un 176 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereğince kaldırmadan sonraki davada geçerli olmaması gerektiğini, bu durumda yerel mahkemenin taraflarına ıslah için yeniden süre vermesi gerekirken bunu yapmadığını, bu durumun fazla harç ödenmesine ve karşı tarafa vekalet ücreti çıkmasına sebebiyet verdiğini, taraflarına yeniden ıslah için süre verilmeden karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece istinaf mahkemesinin kaldırma kararı sonrasında eksik ve yetersiz inceleme neticesi karar verildiğini, ek bilirkişi raporuna yaptıkları itirazların mahkemece dikkate alınmadığını, çekişme konusu taşınmazın bedelinin saptanması, gerçek bedelin hüküm altına alınması gerekirken değinilen hususlar göz ardı edilerek yazılı olduğu üzere hüküm tesisinin isabetsiz olduğunu, söz konusu yerin ormanlık arazi olup tarıma elverişli olmadığını, bu yönden tarıma elverişli araziler yönünden yapılan hesaplama yönteminin dava konusu parseller açısından uygulanamayacağını, arazinin gerçek değeri tespit edilmeden ve bilirkişi raporuna itirazları karşılanmadan, raporlar arasındaki çelişkiler giderilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, ayrıca yerel mahkemece Hazinenin harçtan muaf olduğu gözetilmeksizin hükmün 6 nolu bendinde keşif harcı, başvurma harcı, peşin harç ve ıslah harcı da dahil edilerek belirtilen yargılama gideri başlığı altında hüküm kurulmasının da hatalı olduğunu belirterek usul ve kanuna aykırı İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince kaldırma gerekleri yerine getirilerek; tapu iptali ve tescil yönünden kesinleşme tarihi 23.02.2015 olarak tespit edilerek, bu tarih itibariyle bilirkişi heyetinden ek rapor alınarak hesaplama yapıldığı, ancak Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesine dayalı tazminat davalarında Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin taşınmazın değeri hesaplanırken tapu iptali ve tescil kararının kesinleştiği tarihin esas alınmasına yönelik içtihadında değişikliğe giderek talep edilmesi durumunda dava tarihi itibariyle dava konusu taşınmazın değerinin belirlenebileceği yönündeki kararı gözetilerek net gelir metoduna göre dava tarihi itibari ile belirlenen 305.857,89 TL'nin dava tarihi olan 20.12.2017 itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmesi gerektiğinden İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş ayrıca dava tarihi itibarıyla değerlendirme yapılmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir. 2.Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dava konusu Sakarya ili, ..., köyü eski 850 parselde kayıtlı taşınmazın 06.08.1957 tarihinde üçüncü kişiler adına tescil edildiği, davacının 22.11.1991 tarihinde pay satın aldığı dava konusu taşınmaza, 25.10.1996 tarihinde orman şerhi konulduğunu, sonrasında davacı tarafından orman şerhinin kaldırılması için dava açıldığı ve bu dava ile birleştirilen tapu iptal tescil davasının kabulü ile dava konusu taşınmazın 10.977,00 m²'sinin orman olarak Hazine adına tesciline karar verildiğini ve bu kararın 02.03.2015 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın 22.12.2017 tarihinde 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı anlaşılmaktadır. 3. Arazi niteliğindeki davaya konu taşınmaza gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde ve taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 373a1bc45d5ce1df 08ac420833dc82fc