5. Hukuk Dairesi 2025/3696 E. , 2025/12925 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2020/205 Esas, 2021/324 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Aydın ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 07... ve 59 parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taşınmazların gerçek değerinin tespitini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 28.03.2016 tarihli ve 2015/465 Esas, 2016/120 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 28.03.2016 tarihli ve 2015/465 Esas, 2016/120 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; taşınmazın kuru tarım arazisi niteliği, konumu ve yüzölçümü dikkate alındığında değeri belirlenirken kapitalizasyon faiz oranının % 5 uygulanması gerekirken, bu oranın % 6 kabulü ile az bedel tespiti ve 1 07... parselin ifrazı ile oluşan ve kamulaştırmadan arta kalan 1 07... parsel sayılı taşınmazın kullanım amacı, yüzölçümü ve geometrik şekli dikkate alındığında taşınmazın tüm bedeline karar verilmesi gerekirken, değer azalışı ile yetinilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak ve davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazın gerçek niteliğinin tespit edilmediğini, m² değerinin yüksek hesaplandığını, idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. 2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazın değerinin çok altında tespit edildiğini, davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakta olup davacı idare ve davalı vekilinin aşağıdaki paragraflar kapsamı dışındaki temyiz itirazları kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 3. Bozma kararı ile tescil hükmü ortadan kalktığı halde tescil yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi doğru görülmemiştir. 4. Kendini vekille temsil eden davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı idare ve davalı vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davacı idare ve davalı vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının a) (3) numaralı bendinde yer alan ''taşınmazlar için bozma öncesi kararda tescil kararı verildiğinden bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına '' cümlesinin çıkarılması yerine ''taşınmazların tapu kaydının iptali ile tüm takyidatlardan ari olarak davacı idare adına tesciline'' cümlesinin yazılması, b) Hüküm fıkrasına ayrı bent olarak ''Davalı taraf kendisini vekille temsil ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 4.080,00 TL vekâlet ücretinin davacı idareden alınarak davalı tarafa ödenmesine,” cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davalıdan peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 15.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 9de29d546259d196 c4fd189d56102c21 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 5. Hukuk Dairesi 2025/3696 E. , 2025/12925 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2020/205 Esas, 2021/324 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Aydın ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 07... ve 59 parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taşınmazların gerçek değerinin tespitini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 28.03.2016 tarihli ve 2015/465 Esas, 2016/120 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 28.03.2016 tarihli ve 2015/465 Esas, 2016/120 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; taşınmazın kuru tarım arazisi niteliği, konumu ve yüzölçümü dikkate alındığında değeri belirlenirken kapitalizasyon faiz oranının % 5 uygulanması gerekirken, bu oranın % 6 kabulü ile az bedel tespiti ve 1 07... parselin ifrazı ile oluşan ve kamulaştırmadan arta kalan 1 07... parsel sayılı taşınmazın kullanım amacı, yüzölçümü ve geometrik şekli dikkate alındığında taşınmazın tüm bedeline karar verilmesi gerekirken, değer azalışı ile yetinilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak ve davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazın gerçek niteliğinin tespit edilmediğini, m² değerinin yüksek hesaplandığını, idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. 2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazın değerinin çok altında tespit edildiğini, davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakta olup davacı idare ve davalı vekilinin aşağıdaki paragraflar kapsamı dışındaki temyiz itirazları kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 3. Bozma kararı ile tescil hükmü ortadan kalktığı halde tescil yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi doğru görülmemiştir. 4. Kendini vekille temsil eden davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı idare ve davalı vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davacı idare ve davalı vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının a) (3) numaralı bendinde yer alan ''taşınmazlar için bozma öncesi kararda tescil kararı verildiğinden bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına '' cümlesinin çıkarılması yerine ''taşınmazların tapu kaydının iptali ile tüm takyidatlardan ari olarak davacı idare adına tesciline'' cümlesinin yazılması, b) Hüküm fıkrasına ayrı bent olarak ''Davalı taraf kendisini vekille temsil ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 4.080,00 TL vekâlet ücretinin davacı idareden alınarak davalı tarafa ödenmesine,” cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davalıdan peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 15.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 9de29d546259d196 c4fd189d56102c21 ... ...