5. Hukuk Dairesi 2025/2610 E. , 2025/12917 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2023/473 Esas, 2023/637 Karar ASIL VE BİRLEŞTİRİLEN ASIL VE BİRLEŞTİRİLEN KARAR: Kabul Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davalarda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili asıl ve birleştirilen dosyalara ilişkin dava dilekçelerinde özetle; davacılar murisleri adına kayıtlı İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 312 parsel sayılı 3.670,00 m² yüzölçümündeki taşınmazın ... Belediye Encümeninin 09.01.19 86... -13 sayılı kararı uyarınca 2981 sayılı Kanun gereği tanzim olunan Islah İmar Planı gereğince %35 oranında 1285 m² düzenleme ortaklık payı payı kesildiğini ve arta kalan 2385 m²lik kısmının da 11 parsele ayrıldığını, bunların 12 18... , 10, 11, 12, 13 parsel ve 12 19... , 2, 3, 4, 11 parsel sayılı taşınmazlar olduğunu, daha sonra 22.12.1988 tarih ve 1805-1803 sayılı encümen kararı ile 12 19... parsel sayılı taşınmaz hariç toplam 10 adet parsel üzerinde 2981 sayılı Kanun uyarınca uygulama yapıldığını ve bu taşınmazların tümünün mülkiyetinin ... Belediyesinin mülkiyetine geçirildiğini ve ... Belediyesinin malik olduğu taşınmazda yapılan imar uygulaması neticesinde 2385 m² büyüklüğünde 12 18... , 10, 11, 12, 13 parsel ve 12 19... , 3, 4, 5, 11 parsel sayılı 10 adet taşınmazın ise bedele dönüştürüldüğünü, dava konusu yerin arsa niteliğinde ve ... ilçesinin konut ve işyeri yapılaşmasının yoğun olduğu merkezi bir bölgesinde bulunduğunu, çok değerli bir konumda olduğunu, belediye tarafından dava konusu taşınmaz için takdir edilen değerin son derece düşük olduğunu belirterek, belirlenecek tazminatın davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili asıl ve birleştirilen dosyalara ilişkin cevap dilekçelerinde özetle; idari yargı yerinin görevli olduğunu, görev yönünden davanın reddedilmesi gerektiğini, davacı tarafça açılan davanın zaman aşımına uğradığını fahiş talebin reddi gerektiğini belirtmiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 27.01.2016 tarihli ve 2012/1 56... /64 Karar sayılı ilamı ile asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A.Birinci Bozma Kararı 1. ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; 20.08.2016 tarihinde kabul edilerek 07.09.2016 tarihli ve 29824 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 6745 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma (2942 sayılı Kanun) eklenen geçiçi 12 nci maddesinde; " 24.02.1984 tarihli ve 2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 sayılı İmar Kanunu'nun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun hükümlerine göre yapılan imar uygulamalarından doğan idarelerin taraf olduğu her türlü alacak ve bedel artırım davalarında taşınmazın değeri; uygulamanın tapuda tescil edildiği tarih değerlendirme tarihi olarak esas alınmak ve o tarihteki nitelikleri gözetilmek suretiyle tespit edilir. Tespit edilen bu bedel, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi tablosu esas alınmak suretiyle dava tarihi itibarıyla güncellenir ve ortaya çıkan gerçek bedel hak sahibine ödenir" hükmü getirilmiş olup açıklanan hususta rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden, bahisle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.09.2021 tarihli ve 2019/6 Esas 2021/513 Karar sayılı ilamı ile asıl ve birleştirilen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1. ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; davacı murisinin taşınmazı davalı idarece 3290 sayılı Kanun'un 3/c maddesi ile değişik 2981 sayılı Kanun'un 9/c maddesi uyarınca kamulaştırılmasına karar verilmesi gerekirken, kanunda öngörülen usul ve işlemler uygulanmaksızın encümen kararı ile bedele dönüştürüldüğü anlaşılmakla; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 33. maddesi gereğince; maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime ait olup, dava bedele dönüştürülen pay karşılığının artırılması istemine dayalı olarak açılmış ise de; maddi vakıaların değerlendirilmesi sonucu davacı murisinin payına kamulaştırmasız el atıldığı ve davacının talebinin kamulaştırmasız el atma nedeniyle taşınmaz bedelinin tahsili niteliğinde olduğu bu kez yapılan inceleme de anlaşılmakla, uyulan bozma ilamının maddi hataya dayandığı ve maddi hataya dayalı bozma kararının taraflar bakımından usulü kazanılmış hak oluşturmayacağı gözetilerek; davacılar hisselerine isabet eden bedeller bakımından dava tarihi itibarıyla değerini tespit eden ilk bilirkişi kurulu raporundaki ıslah edilen bedel üzerinden kabul kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden, kararın bozulmasına karar verilmiştir. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.12.2023 tarihli ve 2023/473 Esas, 2023/637 Karar sayılı ilamı ile asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; lehlerine nisbi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; bedele dönüştürmeye ilişkin encümen kararı iptal edilmediği için taşınmaza dava tarihi itibarıyla değer takdir edilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun’un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 3. Dava konusu taşınmaza 1983 yılından sonra el atıldığı anlaşıldığından nisbi harca hükmedilmesi gerektiği gibi, kendisini vekille temsil ettiren davacı taraf yararına asıl ve birleştirilen davaların aynı hukuki sebepten kaynaklandığı anlaşıldığından tek ve nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken ayrı ayrı maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının; A) Harca ilişkin 6.ve 7.parağrafının çıkartılmasına, yerine “Harçlar Kanunu gereğince işbu dosya ile birleşen dosyalarda toplam alınması gereken 55.626.79 TL harçtan peşin alınan 105,75 TL harç ile 13.821,32 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 13.927,07 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 41.699.72 TL harcın davalı idareden alınarak hazineye irat kaydına”cümlesinin yazılmasına B) vekâlet ücretine ilişkin 10,11,12,13,14 .parağraflarının çıkartılmasına, yerine "Karar tarihi itibarıyla yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 119.576.00 TL nisbi vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacılara verilmesine" cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine, 15.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.