Yargıtay Kararları › Yargıtay 5. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/2278 E., 2025/12905 K.

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/2278 E., 2025/12905 K. (15.10.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2278
Karar No
2025/12905
Karar Tarihi
15.10.2025
Konu
Tazminat, Tapu

5. Hukuk Dairesi 2025/2278 E. , 2025/12905 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI: 2023/2005 Esas, 2024/3307 Karar KARAR: Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Bakırköy 17. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2021/573 Esas, 2023/113 Karar Taraflar arasındaki tapu kaydının iptali mümkün olmadığı takdirde uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, ... ilçesi, ... köyü 1916 parselinde kayıtlı 2960 m² yüzölçümlü taşınmazdaki 200/2960 hissesini 08.11.1982 tarihinde tarihinde satın aldığını, kadastro çalışmaları sonucunda yüzölçümün azaldığını, müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek öncelikle küçülen miktar kadar tapu kaydının iptali, mümkün olmadığı takdirde davacının uğradığı zararın dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalı Hazineden tahsilini istemiştir.

II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tapu iptal tescil talebine ilişkin istemin feragat nedeni ile, tazminata ilişkin talebinin zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mülkiyet hakkına dayandırılan davanın herhangi bir süreye tabi olmaksızın her zaman açılabileceğini, esasa girilerek zararın tazminine karar verilmek gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılıp davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamından İstanbul ili, ... ilçesi, ... köyü 1916 parselinde kayıtlı 2960 m² yüzölçümlü taşınmazdaki 200/2960 hissesini 08.11.1982 tarihinde satın aldığını, 1916 parsel yönünden mükerrer kadastro yapıldığı gerekçesi ile taşınmazın bir kısmına ilişkin kurumca resen düzeltme yapıldığı, taşınmazdaki düzeltme işleminin 01.05.2003 tarihinde 4289 yevmiye nolu işlem ile yapıldığı, söz konusu olduğu davada, resen düzelme işleminin yapıldığı ve kesinleştiği 2003 yılından itibaren 10 yıllık süre içinde dava açılmaması nedeniyle bu sürenin de geçtiği, davalı Hazinenin de zamanaşımı itirazında bulunduğu gözönüne alındığında davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık tapu iptal tescil mümkün olmadığı takdirde 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! b172fb026405e302 7be25facb9e5ef3d

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı