Yargıtay Kararları › Yargıtay 5. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/1582 E., 2025/12442 K.

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/1582 E., 2025/12442 K. (07.10.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1582
Karar No
2025/12442
Karar Tarihi
07.10.2025
Konu
Tazminat, Tapu

5. Hukuk Dairesi 2025/1582 E. , 2025/12442 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI: 2023/1271 Esas, 2024/1978 Karar KARAR: Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Isparta 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2022/307 Esas, 2023/245 Karar Taraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerine ait Isparta ili, ... (...) köyü 1 01... parsel sayılı taşınmazın orman sınırlarına alındığını, Isparta 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/188 Esas, 2022/39 Karar sayılı kararı ile tapusunun iptal edildiğini, Mahkeme kararının kesinleştiğini belirterek uğramış olduğu zararın tapu iptal ve tescil davasının kesinleşme tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, zamanaşımından reddi gerektiğini, ayrıca orman idaresince açılan davayla taşınmazın tekrar Hazineye iade edilmesine karar verildiğini, herkesin haksız olarak iktisap ettiğini iade ile mükellef olduğunu, davacının Devletin kusurlu ya da kusursuz sorumluluğuna dayanamayacağını, Orman Kadastrosuna itiraz etmeyen davacıların dava açma haklarının olmadığını, orman sınırları içinde kalan bir yere özel mülkiyet verilemeyeceğinden gereklilik ve kanunilik şartının gerçekleşmediğini, sözleşme şartlarının ihlal edilmediğini, bu davanın açılmasına ... sebebiyet vermediğinden indirim yapılması gerektiğini, dava dilekçesinde dava konusu taşınmazlar için hesaplanacak değer tespiti ile ilgili olarak bildirdiği verileri ve kesinleşme tarihi itibari ile faiz işletilmesi talebini kabul etmediklerini, taşınmazların tapu kaydında, orman olarak iptalinden evvel ipotek, rehin vb. gibi şerhler var ise bunların bedelinin ve ferilerinin tazminat bedelinden düşülmesi gerektiğini, somut olayda 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi kapsamında tapu sicilinin tutulmasından kaynaklanan tazminat talebine konu herhangi bir hata veya eksikliğin söz konusu olmadığını davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, taşınmaz bedelinin tapu iptal ve tescil kararının kesinleştiği tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece teknik ve hukuken yetersiz, Yargıtay İçtihatlarına aykırı olarak tanzim edilen rapor esas alınarak hüküm kurulduğunu, bilirkişi kurulunun teknik ve hukuken hatalı yapmış olduğu hesaplama ile davacılara ait taşınmazın metrekaresinin 26,30 TL tayin edildiğini ve Antalya Bölgesinin en gözde illerinden birinde olan taşınmaz için hiç objektif değerin uygulanmadığını, dosyaya sundukları Resmî Kurum Milli Emlak emsal satış değerleri, Yargıtay İçtihatları, Bölge Adliye Mahkemesi kararları ve diğer tüm delilleri hiç incelenmeksizin hesaplama yapıldığını, Isparta ürün maliyet cetvelinden de anlaşılacağı üzere Isparta ilinde yaygın olarak gül, patates, şeker pancarı, soğan, fasülye, korunga gibi tarımsal bitkiler söz konusu olup, en ucuz ve en düşük ortalamalı ürünler ile taşınmaz değerinin hesaplanması sonucu taşınmazın gerçek değerine ulaşmanın mümkün olmadığını, üretim masraflarının ortalama verimin 1/3'ünden fazla alınmasının istikrar kazanmış Bölge Adliye Mahkemesi kararlarına ve Yargıtay 5. Hukuk Dairesi İçtihatlarına aykırı olduğunu, davacılara ait taşınmazın Akdeniz Bölgesinde yer aldığını, Akdeniz Bölgesindeki Turistik tüm illere yakın olduğunu, davacılara ait taşınmazın bulunduğu Isparta ili, Akdeniz Bölgesinde tek dağ turizminin yer aldığı ... Merkezine sahip olduğunu, taşınmaza hiç objektif değer uygulanmamasının Yargıtay 5. Hukuk Dairesi İçtihatlarına aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazın konumu ve bilirkişi raporlarında belirtilen özellikleri dikkate alınarak, belirlenen metrekare birim fiyatı üzerinden objektif değer artışı uygulanması gerekirken, objektif değer artışı uygulanmayarak az tazminata hükmedilmesinin doğru görülmediğini, kapitalizasyon faiz oranının en fazla %4 alınmaması gerekirken %5 alınmış olmasının yine taşınmazın gerçek değerine ulaşmasını engellediğini, davacılar tarafından yatırılan harcın kendisine iadesine karar verilmesi gerekirken kesinleşme beklenmek sureti ile harcın iadesine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, dava dilekçesinden davanın hukuki niteliğinin anlaşılamadığını, hem fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulduğunu, hem de davanın belirsiz alacak davası olduğunun beyan edildiğini, zamanaşımı defilerini tekrar ettiklerini, zamanaşımı defilerinin nazara alınmamasının usul ve kanuna aykırı olduğunu, Mahkemece önce 2019 yılına göre değer tespiti yaptırıldığını, daha sonra davacı tarafından herhangi bir itiraz olmamasına rağmen 2022 yılına göre yeniden değer tespiti yaptırıldığını, 27.03.2023 günlü ara karara itiraz ettiklerini, davacının herhangi bir itirazı olmadığı hâlde, 2022 yılı itibarı ile değer tespit edilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, bilirkişi raporlarına itirazlarında, bilirkişilerce belirlenen değerin taraflarınca kabul edilmediğini ve raporlara itiraz edildiğini, dava konusu taşınmaz için belirlenen değeri kabul etmediklerini, değerin son derece yüksek olduğunu, üretim giderinin, brüt gelirin 1/3'ünü geçmeyecek şekilde hesaplanmasının doğru olmadığını, taşınmaz üzerinde, makinalı ya da makinasız hiçbir şekilde tarım yapılamayacağını, taşınmazın tarım arazisi niteliğinde olmadığını, taşınmazda tarım yapılabilmesi için yapılacak masrafların gelirin üzerinde olacağından, taşınmazın ekonomik değerinin olmadığını, tapu kaydının oluşturulduğu tarihte henüz orman kadastrosu yapılmadığını, Orman Kadastrosunun tapu kaydına yansıtılmaması gibi bir durumun da söz konusu olmadığını, Hazinenin kusurlu ya da kusursuz sorumluluğunun olmadığını, kesinleşme tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin de usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın tapu kaydının mahkeme kararıyla iptali nedeniyle 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca devletin kusursuz sorumluluğu uyarınca davacının zararının karşılanması gerekmekte olup, somut davanın 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 125 inci maddesinde yer alan 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı; 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi gereğince açılan tazminat davaları, dava açıldığı tarihte tazminat miktarının davacı tarafça tam ve kesin olarak belirlenmesi mümkün olmadığından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 107/1 inci maddesi uyarınca belirsiz alacak davası niteliğinde olup belirsiz alacak davasında zamanaşımı yalnızca dava açılan kısım için değil, tüm dava için kesileceğinden, 6100 sayılı Kanun'un hükümleri gereğince, davacının iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın, davanın başında belirtmiş olduğu alacak talebini 6100 sayılı Kanun'un 107/2 nci maddesi hükmüne göre bilirkişi raporu ile tam ve kesin olarak belirlendiği anda artırmasının mümkün olduğu; İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sırasında bilirkişi kurulu tarafından taşınmazların arazi niteliğinde olduğu kabul edilerek net gelir yöntemine göre hesaplama yapılmasına davacı tarafça itiraz edilmediği; bu doğrultuda hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre taşınmazların istem doğrultusunda tapu iptal kararının kesinleştiği tarih esas alınarak gerçek bedellerinin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesinde ve yine istem doğrultusunda tapu kaydını iptal eden mahkeme kararının kesinleşme tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. 2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dava konusu Isparta ili, ..., köyü 1 01... parsel sayılı taşınmaz hakkında Orman Yönetimi tarafından orman olduğu iddiasıyla açılan tapu iptali ve tescil davası sonucunda Isparta 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/118 Esas, 2022/39 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne ve parselin tapu kaydının iptaliyle orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verildiği ve kararın istinaf edilmemesi üzerine 27.09.2022 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı anlaşılmaktadır. 3. Hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine göre arazi niteliğindeki taşınmaza gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi ve dava konusu taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesi yerindedir. 4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 7910cc488af3fa52 6eec1a4d94c8e899 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 5. Hukuk Dairesi 2025/1582 E. , 2025/12442 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI: 2023/1271 Esas, 2024/1978 Karar KARAR: Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Isparta 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2022/307 Esas, 2023/245 Karar Taraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerine ait Isparta ili, ... (...) köyü 1 01... parsel sayılı taşınmazın orman sınırlarına alındığını, Isparta 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/188 Esas, 2022/39 Karar sayılı kararı ile tapusunun iptal edildiğini, Mahkeme kararının kesinleştiğini belirterek uğramış olduğu zararın tapu iptal ve tescil davasının kesinleşme tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, zamanaşımından reddi gerektiğini, ayrıca orman idaresince açılan davayla taşınmazın tekrar Hazineye iade edilmesine karar verildiğini, herkesin haksız olarak iktisap ettiğini iade ile mükellef olduğunu, davacının Devletin kusurlu ya da kusursuz sorumluluğuna dayanamayacağını, Orman Kadastrosuna itiraz etmeyen davacıların dava açma haklarının olmadığını, orman sınırları içinde kalan bir yere özel mülkiyet verilemeyeceğinden gereklilik ve kanunilik şartının gerçekleşmediğini, sözleşme şartlarının ihlal edilmediğini, bu davanın açılmasına ... sebebiyet vermediğinden indirim yapılması gerektiğini, dava dilekçesinde dava konusu taşınmazlar için hesaplanacak değer tespiti ile ilgili olarak bildirdiği verileri ve kesinleşme tarihi itibari ile faiz işletilmesi talebini kabul etmediklerini, taşınmazların tapu kaydında, orman olarak iptalinden evvel ipotek, rehin vb. gibi şerhler var ise bunların bedelinin ve ferilerinin tazminat bedelinden düşülmesi gerektiğini, somut olayda 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi kapsamında tapu sicilinin tutulmasından kaynaklanan tazminat talebine konu herhangi bir hata veya eksikliğin söz konusu olmadığını davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, taşınmaz bedelinin tapu iptal ve tescil kararının kesinleştiği tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece teknik ve hukuken yetersiz, Yargıtay İçtihatlarına aykırı olarak tanzim edilen rapor esas alınarak hüküm kurulduğunu, bilirkişi kurulunun teknik ve hukuken hatalı yapmış olduğu hesaplama ile davacılara ait taşınmazın metrekaresinin 26,30 TL tayin edildiğini ve Antalya Bölgesinin en gözde illerinden birinde olan taşınmaz için hiç objektif değerin uygulanmadığını, dosyaya sundukları Resmî Kurum Milli Emlak emsal satış değerleri, Yargıtay İçtihatları, Bölge Adliye Mahkemesi kararları ve diğer tüm delilleri hiç incelenmeksizin hesaplama yapıldığını, Isparta ürün maliyet cetvelinden de anlaşılacağı üzere Isparta ilinde yaygın olarak gül, patates, şeker pancarı, soğan, fasülye, korunga gibi tarımsal bitkiler söz konusu olup, en ucuz ve en düşük ortalamalı ürünler ile taşınmaz değerinin hesaplanması sonucu taşınmazın gerçek değerine ulaşmanın mümkün olmadığını, üretim masraflarının ortalama verimin 1/3'ünden fazla alınmasının istikrar kazanmış Bölge Adliye Mahkemesi kararlarına ve Yargıtay 5. Hukuk Dairesi İçtihatlarına aykırı olduğunu, davacılara ait taşınmazın Akdeniz Bölgesinde yer aldığını, Akdeniz Bölgesindeki Turistik tüm illere yakın olduğunu, davacılara ait taşınmazın bulunduğu Isparta ili, Akdeniz Bölgesinde tek dağ turizminin yer aldığı ... Merkezine sahip olduğunu, taşınmaza hiç objektif değer uygulanmamasının Yargıtay 5. Hukuk Dairesi İçtihatlarına aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazın konumu ve bilirkişi raporlarında belirtilen özellikleri dikkate alınarak, belirlenen metrekare birim fiyatı üzerinden objektif değer artışı uygulanması gerekirken, objektif değer artışı uygulanmayarak az tazminata hükmedilmesinin doğru görülmediğini, kapitalizasyon faiz oranının en fazla %4 alınmaması gerekirken %5 alınmış olmasının yine taşınmazın gerçek değerine ulaşmasını engellediğini, davacılar tarafından yatırılan harcın kendisine iadesine karar verilmesi gerekirken kesinleşme beklenmek sureti ile harcın iadesine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, dava dilekçesinden davanın hukuki niteliğinin anlaşılamadığını, hem fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulduğunu, hem de davanın belirsiz alacak davası olduğunun beyan edildiğini, zamanaşımı defilerini tekrar ettiklerini, zamanaşımı defilerinin nazara alınmamasının usul ve kanuna aykırı olduğunu, Mahkemece önce 2019 yılına göre değer tespiti yaptırıldığını, daha sonra davacı tarafından herhangi bir itiraz olmamasına rağmen 2022 yılına göre yeniden değer tespiti yaptırıldığını, 27.03.2023 günlü ara karara itiraz ettiklerini, davacının herhangi bir itirazı olmadığı hâlde, 2022 yılı itibarı ile değer tespit edilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, bilirkişi raporlarına itirazlarında, bilirkişilerce belirlenen değerin taraflarınca kabul edilmediğini ve raporlara itiraz edildiğini, dava konusu taşınmaz için belirlenen değeri kabul etmediklerini, değerin son derece yüksek olduğunu, üretim giderinin, brüt gelirin 1/3'ünü geçmeyecek şekilde hesaplanmasının doğru olmadığını, taşınmaz üzerinde, makinalı ya da makinasız hiçbir şekilde tarım yapılamayacağını, taşınmazın tarım arazisi niteliğinde olmadığını, taşınmazda tarım yapılabilmesi için yapılacak masrafların gelirin üzerinde olacağından, taşınmazın ekonomik değerinin olmadığını, tapu kaydının oluşturulduğu tarihte henüz orman kadastrosu yapılmadığını, Orman Kadastrosunun tapu kaydına yansıtılmaması gibi bir durumun da söz konusu olmadığını, Hazinenin kusurlu ya da kusursuz sorumluluğunun olmadığını, kesinleşme tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin de usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın tapu kaydının mahkeme kararıyla iptali nedeniyle 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca devletin kusursuz sorumluluğu uyarınca davacının zararının karşılanması gerekmekte olup, somut davanın 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 125 inci maddesinde yer alan 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı; 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi gereğince açılan tazminat davaları, dava açıldığı tarihte tazminat miktarının davacı tarafça tam ve kesin olarak belirlenmesi mümkün olmadığından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 107/1 inci maddesi uyarınca belirsiz alacak davası niteliğinde olup belirsiz alacak davasında zamanaşımı yalnızca dava açılan kısım için değil, tüm dava için kesileceğinden, 6100 sayılı Kanun'un hükümleri gereğince, davacının iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın, davanın başında belirtmiş olduğu alacak talebini 6100 sayılı Kanun'un 107/2 nci maddesi hükmüne göre bilirkişi raporu ile tam ve kesin olarak belirlendiği anda artırmasının mümkün olduğu; İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sırasında bilirkişi kurulu tarafından taşınmazların arazi niteliğinde olduğu kabul edilerek net gelir yöntemine göre hesaplama yapılmasına davacı tarafça itiraz edilmediği; bu doğrultuda hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre taşınmazların istem doğrultusunda tapu iptal kararının kesinleştiği tarih esas alınarak gerçek bedellerinin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesinde ve yine istem doğrultusunda tapu kaydını iptal eden mahkeme kararının kesinleşme tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. 2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dava konusu Isparta ili, ..., köyü 1 01... parsel sayılı taşınmaz hakkında Orman Yönetimi tarafından orman olduğu iddiasıyla açılan tapu iptali ve tescil davası sonucunda Isparta 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/118 Esas, 2022/39 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne ve parselin tapu kaydının iptaliyle orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verildiği ve kararın istinaf edilmemesi üzerine 27.09.2022 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı anlaşılmaktadır. 3. Hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine göre arazi niteliğindeki taşınmaza gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi ve dava konusu taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesi yerindedir. 4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 7910cc488af3fa52 6eec1a4d94c8e899 ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı