Yargıtay Kararları › Yargıtay 5. Hukuk Dairesi › Kasım 2025 › 2024/13931 E., 2025/14056 K.

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/13931 E., 2025/14056 K. (04.11.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/13931
Karar No
2025/14056
Karar Tarihi
04.11.2025
Konu
Tapu

5. Hukuk Dairesi 2024/13931 E. , 2025/14056 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/461 Esas, 2024/2034 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Karacabey 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/840 Esas, 2023/974 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verilmiştir. Davacı idare vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 04.11.2025 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir. Duruşma günü davacı idare vekili Avukat ... gelmiş, davalı vekili duruşmaya katılmamıştır. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Bursa ili, ..., ... Mahallesi 60, 61... parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazların yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazlardan devlet yolu geçeceğinden kamulaştırmadan arta kalan kısımlarda değer artışı oluşacağını, bu husus dikkate alınmadan arta kalan kısım için değer azalışı hükmedilmesinin hatalı olduğunu, aynı bölgede daha önce açılan bedel tespit ve tescil davalarında %230 objektif değer artış oranı uygulandığı hâlde, bu dosyada daha yüksek oranda objektif değer artışı uygulanmasının hatalı olduğunu, aynı tarihte açılan acele kamulaştırma davasında belirlenen bedelden 3 kat daha fazla bedele hükmedildiğini, 01.08.2023 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası iptal edildiğinden faiz hükmü kurulmaması ve müvekkili idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 2.Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların arsa olarak değerlendirilmesi gerektiğini, belirlenen kamulaştırma bedelinin çok düşük olduğunu, kamulaştırma bedeline saman gelirinin de eklenmesi gerektiğini, münavebenin hatalı yapıldığını, m² birim fiyatı belirlenirken emsal taşınmazların dikkate alınmadığını, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı gözetilerek kamulaştırma bedeline dava tarihinden itibaren kamu alacaklarına işleyecek en yüksek faiz işletilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kuru tarım arazisi niteliğindeki taşınmazlara net gelir metoduna göre değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gibi taşınmazların konum ve özelliklerine göre özellikle de önceki yıllarda aynı yörede açılan dava dosyalarında belirlenen sonuç metrekare değerleri ile kıyaslama yapıldığında uygulanan objektif değer artış oranının makul ve adil olduğu, 60... parsel sayılı taşınmazların arta kalan kısımlarında değer azalışı oluşmayacağının kabulü doğru olduğu gibi 129 parsel sayılı taşınmazın arta kalan kısmın yüzölçümü ve geometrik şekli dikkate alındığında makul oranda değer azalışı uygulanmasının yerinde olduğu, davanın niteliği gereği davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde ve davanın 01.08.2023 tarihinden önce açıldığı gözetildiğinde Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin Anayasa Mahkemesinin iptal kararı sonrası bu konudaki güncel kararları değerlendirildiğinde yazılı şekilde faiz hükümü kurulmasında da bir isabetsizlik görülmediğinden usul ve kanuna uygun İlk Derece Mahkemesine karşı yapılan istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalılar vekili temyiz dilekçesince özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia, savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adlye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! d99c0e61880ec3bf a804da34a9afff8e

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi – Kasım 2025 kararlarının tamamı