Yargıtay Kararları › Yargıtay 5. Hukuk Dairesi › Kasım 2025 › 2024/13782 E., 2025/14053 K.

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/13782 E., 2025/14053 K. (04.11.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/13782
Karar No
2025/14053
Karar Tarihi
04.11.2025
Konu
Tapu

5. Hukuk Dairesi 2024/13782 E. , 2025/14053 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3241 Esas, 2024/2044 Karar KARAR : Esastan ret/ Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Karacabey 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/846 Esas, 2023/602 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verilmiştir. Davacı idare vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 04.11.2025 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir. Duruşma günü davacı idare vekili Avukat ... gelmiş, davalı vekili duruşmaya katılmamıştır. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Bursa ili, ..., ... Mahallesi 140 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; acele kamulaştırma bedelinin oldukça düşük olduğunu, müvekkilinin zararının objektif anlamda tazmin edilmesi gerektiğini, taşınmazın oldukça değerli bir konumda olduğunu ileri sürerek gerçek değerinin tespit edilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazdan devlet yolu geçeceğinden kamulaştırmadan arta kalan kısmında değer artışı oluşacağını, bu husus dikkate alınmadan arta kalan kısım için değer azalışı hükmedilmesinin hatalı olduğunu, aynı bölgede daha önce açılan bedel tespit ve tescil davalarında %230 objektif değer artış oranı uygulandığı hâlde, bu dosyada daha yüksek oranda objektif değer artışı uygulanmasının hatalı olduğunu, aynı tarihte açılan acele kamulaştırma davasında belirlenen bedelden 3 kat daha fazla bedele hükmedildiğini, 01.08.2023 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası iptal edildiğinden faiz hükmü kurulmaması ve müvekkili idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için % 800 objektif değer artışı uygulanması gerektiğini, münavebeye alınan ürünler arasında ayçiçeği yerine salçalık domatesin bulunması gerektiğini, ayrıca ... ilçesinin ... ile meşhur bir ilçe olduğunu ve münavebeye arpacık soğanın da eklenmesi gerekitğini, bölge rayiçlerinin dikkate alınmadığını, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı nedeniyle dava tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faiz oranına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kuru tarım arazisi niteliğindeki taşınmaza net gelir metoduna göre değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gibi taşınmazın konum ve özelliklerine göre özellikle de önceki yıllarda aynı yörede açılan dava dosyalarında belirlenen sonuç metrekare değerleri ile kıyaslama yapıldığında uygulanan objektif değer artış oranının makul ve adil olduğu, arta kalan kısmın yüzölçümü ve geometrik şekli dikkate alındığında makul oranda değer azalışı uygulanmasının doğru, davanın niteliği gereği davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin de yerinde olduğu; ancak davanın 01.08.2023 tarihinden önce açıldığı gözetildiğinde Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin Anayasa Mahkemesinin iptal kararı sonrası bu konudaki güncel kararları değerlendirildiğinde dava tarihinin dört ay sonrasından itibaren karar tarihine kadar kamulaştırma bedeline yasal faiz işletilmesi gerektiğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesince özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını tekrar etmiş, Bölge Adliye Mahkemesince yapılan faize ilişkin düzeltmenin Anayasa'ya ve hukuka aykırı olduğunu, Anayasa Mahkemenin iptal kararının görülmekte olan tüm davalara derhal uygulanması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3.01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması doğrudur. 4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia, savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 5. Buna karşın, Bölge Adliye Mahkemesince hüküm fıkrasında infazda tereddüt yaratacak biçimde dava konusu taşınmaz dışında başka bir taşınmaz hakkında tescile ilişkin hüküm kurulması bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddine, 2. Kamu düzeni gereğince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesi kararının 4 numaralı bendinin çıkartılması, yerine "Bursa ili, ..., ... Mahallesi 140 parsel sayılı taşınmazın 06.05.2023 tarihli fen bilirkişi raporunda özellikleri gösterilen ve B harfi ile adlandırılan 1.084,07 m²lik kısmının davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tapuya kayıt ve tesciline yol olarak terkinine" cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Davacı idare kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacı idareye ödenmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi – Kasım 2025 kararlarının tamamı