Yargıtay Kararları › Yargıtay 5. Hukuk Dairesi › Kasım 2025 › 2024/13871 E., 2025/14062 K.

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/13871 E., 2025/14062 K. (04.11.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/13871
Karar No
2025/14062
Karar Tarihi
04.11.2025
Konu
Tazminat, Tapu

5. Hukuk Dairesi 2024/13871 E. , 2025/14062 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/572 Esas, 2024/1670 Karar KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/607 Esas, 2023/28 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın davalı ..., ... ve... Bakanlığı yönünden kısmen kabulüne, dahili davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. Kararın davacı ... davalı ..., ... ve ... Bakanlığı vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikmiştir. Davacı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 04.11.2025 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir. Duruşma günü yetki belgesine istinaden davacı vekili Avukat ... gelmiş, davalı idare vekili duruşmaya katılmamıştır. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin İstanbul ili, ... ilçesi, ... köyü, 9 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, davaya konu taşınmaza davalı tarafından kamulaştırmasız el atıldığını, davalı idare ile uzlaşmadıklarını, davaya konu taşınmazın şehir merkezine, iş merkezlerinin bulunduğu ... Sanayi Bölgesine yakın bir bölgede, ... ve ...'in hemen yanı başında talebin ve nüfusun yoğun olduğu yerde bulunduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla kamulaştırmasız el atılan taşınmazın bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız ve yersiz açıldığını, dava konusu taşınmazın ...Ofisi Genel Müdürlüğü tarafından ... ve ... 17.02.1984 tarihli ve 346/202 sayılı Oluru ile kamulaştırıldığını, 9 parsel sayılı taşınmazda davacının 4309/290304 hissesine karşılık Kıymet Takdir Komisyonunca takdir edilen 22.1420,00 TL (eski) kamulaştırma bedelinin ...Bankası ... Şubesine malik adına bloke edildiğini, davacı tarafından Bakırköy 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1984/543 Esas sayılı dosyası üzerinden müvekkili aleyhine tezyid-i bedel davasının açıldığını, 07.06.1985 tarihinde müvekkili idareye bir dilekçe vererek kamulaştırma bedelini alıp açtığı davadan vazgeçip dava açmayacağını taahhüt ettiğini, kamulaştırma evraklarının davacıya 30.04.1986 tarihinde tebliğ edildiğini, davanın 30 günlük yasal hak düşürücü süre içinde açılmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın davalı ..., ... ve ... Bakanlığı yönünden kısmen kabulüne, dahili davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... davalı ..., ... ve ... Bakanlığı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bedelin düşük belirlendiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı ..., ... ve ... Bakanlığı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacıya usulüne uygun tebligat yapıldığını, kendisinin de vermiş olduğu dilekçesi ile kamulaştırmadan haberdar olduğunun ortada olduğunu, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmaza yönelik kamulaştırma evrakının incelenmesinde; kamulaştırma evrakının davacının birlikte sakin yeğenine tebliğ edildiği ve kamulaştırma bedelinin ilgili banka şubesine depo edildiği, davacının 30 günlük yasal sürede Tezyidi Bedel davası açtığı, bilahare idarece takdir edilen bedeli alacağından açtığı bu davadan vazgeçtiğine ilişkin imzalı yazılı beyan verdiği ve Mahkemece de davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, bu hâlde, kamulaştırma işlemlerinin kesinleşmiş olduğu kabul edilerek, davanın hak düşürücü süre nedeni ile reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tazminata hükmedilmiş olması, doğru değil ise de bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava konusu olmayan ... köyü 10 parsel sayılı taşınmaz için açmış olduğu tezyidi bedel davasının eldeki ... köyü 9 parsel sayılı taşınmaz için hak düşürücü süreyi başlatmayacağını, müvekillinin 10 parsel sayılı taşınmaz yönünden tezyidi bedel davası açtığını ve bedeli aldığını, eldeki davanın konusunun 9 parsel sayılı taşınmaz olduğunu, davalı idarenin sunduğu belgelerin 10 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olduğunu, kamulaştırma belgelerinin de usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini, idarenin sunduğu belgelerde birlikte sakin yeğeni ...'a tebliğ edildiği edildiği belirtilmiş ise de müvekkilinin bu isimde bir yeğeninin bulunmadığını, birlikte ikamet etmediklerini, tebligatın usulsüz olduğunu, müvekkilinin kamulaştırma bedeli ödendiği takdirde tezyidi bedel davası açmayacağına ilişkin verdiği dilekçenin de 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nunda (2942 sayılı Kanun) öngörülen tebligat yerine geçmeyeceğini, bu Kanun uyarınca öğrenmenin usulüne uygun noter tebligatı, tezyidi bedel davası veya ödeme ile gerçekleştiğini, bu dilekçenin noter tebligatı yerine geçemeyeceğini ileri sürerek işin esasına girilmesi gerektiğini, 2942 sayılı Kanun'un Ek Madde 3 üncü maddesinin eldeki davalara uygulanacağına ilişkin Geçici 15 inci maddesinin ilgili kısmının Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiği de gözetilerek davanın ıslah dilekçesi doğrultusunda tam kabulüne karar verilmesi için bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz değerinin tespit edilmesi ve bedelin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Yapılan incelemede; dava konusu taşınmazın Arsa Ofisi Genel Müdürlüğü tarafından Bayındırlık ve İskan Bakanlığının 17.02.1984 tarihli ve 346/202 Oluru ile kamulaştırılmasına karar verildiği, davacıya ... Noterliği aracılığıyla çıkartılan kamulaştırma evraklarının 30.04.1986 tarihinde " Birlikte yeğeni ..." imzasına tebliğ edildiği, davacı 07.06.1985 tarihinde Arsa Ofisi Bölge Müdürlüğüne sunduğu imzalı dilekçesinde "... numaralı parselin 4309/290304 paylı malikiyim. Tarafıma tebligat yapılmamıştır. İstimlak parasını almak istiyorum. Daha önce açmış olduğum davadan vazgeçiyorum. Herhangi bir bedel artırım davası açmamam kaydıyla istimlak parasının tarafıma ödenmesini arz ederim." şeklinde beyanda bulunduğu, kamulaştırma bedelinin ... Bankası ... Şubesine bloke edildiği, bloke edilen bedelin ödendiğine ilişkin bir belge bulunmadığı, dava konusu taşınmazın Bakırköy 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 19.07.1989 tarihli ve 1989/296 Esas, 1989/742 Karar sayılı kararı ile hükmen ... Ofisi Genel Müdürlüğü adına tesciline karar verildiği anlaşılmıştır. 3. Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince dava konusu taşınmazın daha önce usulüne uygun olarak kamulaştırıldığından bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de 2942 sayılı Kanun'un 25 inci maddesi uyarınca hakların kullanılması ve borçların yerine getirilmesi bakımından kamulaştırma işlemi, mal sahibi açısından, usulüne uygun olarak yapılan tebligatla başlar. 4. Davacı vekili tarafından verilen imzalı dilekçe noter tebligatı yerine geçemeyeceği gibi davacı tarafından ... köyü 9 parsel sayılı taşınmaz için tezyidi bedel davası da açmamıştır. Dosya arasında bulunan idarenin cevap dilekçesi ekinde sunduğu belgelere göre davacı tarafından 9 parsele ilişkin olarak açıldığı ileri sürülen Bakırköy 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1984/543 Esas, 1988/428 Karar sayılı dosyası imha edildiğinden bulunamadığı, karar kartonundan gönderilen karar örneğinin incelenmesinde davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğinin anlaşıldığı, ancak kararda parsel numarasının yer almadığı, idarenin cevap dilekçesi ekinde sunduğu dava dilekçesinde ise davanın 10 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olduğu anlaşılmış olup bu durumda davacının 10 parsel sayılı taşınmaz için tezyidi bedel davası açtığı, 9 parsele ilişkin açılmış bir dava bulunmadığının kabulü gerekir. 5. Davacıya yapılan noter tebligatının mazbatası incelenmesinde ise " birlikte yeğeni ..." şeklinde şerh düşüldüğü, davacının bu isminde bir yeğeni olmadığını ileri sürdüğü de gözetilerek, davacının aile nüfus kayıtları getirtilerek tebligatın yapıldığı tarihte birlikte sakin olduğu ... isminde bir yeğeni bulunup bulunmadığının da tespit edildiğinden işin esasına girilerek bir karar verilmelidir. 6. 21.12.2019 tarihinde kabul edilerek 24.12.2019 tarihli 30988 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7201 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi ile eklenen 2942 sayılı Kanun'un Geçici 15 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan; “…ek 3 üncü madde hükmü uygulanarak…” ibaresi 28.07.2023 tarihli ve 32262 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 04.05.2023 tarihli ve 2019/93 Esas, 2023/87 Karar sayılı kararı ile iptal edilmiştir. 7. Bu durumda Kanun'un yürürlük tarihinden önce açılan asıl ve birleştirilen Bakırköy 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/305 Esas sayılı dosyası yönünden; Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3, 990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alınarak Ek Madde 3'ün uygulanma imkanı kalmadığından dava konusu taşınmaza dava tarihi itibarıyla değer biçen 24.06.2019 tarihli rapor doğrutusunda karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Davacıdan peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde iadesine, Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi – Kasım 2025 kararlarının tamamı