Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/7765 E., 2025/12152 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2025/7765 E., 2025/12152 K. (10.09.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/7765
Karar No
2025/12152
Karar Tarihi
10.09.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2025/7765 E. , 2025/12152 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2020/60 E., 2021/354 K. Mahkemece verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ...'nin Kastamonu ilindeki acemi birliğinde askerlik görevini ifa etmekte iken rahatsızlandığını, "aort anevrizması" ön tanısıyla tahliller yapılmak üzere hastaneye sevk edildiğini, ancak böyle bir teşhis konulan hastanın istirahat alması gerekirken idarenin önlem almadığını, nöbet sırasında askerin kalp krizi geçirerek öldüğü gerekçesiyle yakınlarının maddi ve manevi tazminat talep ettiğini, söz konusu dava neticesinde ... aleyhine hükmedilen 65.915,08 TL'nin ödendiğini, dava konusu ile ilgili olarak davalı hakkında ... Merkez Sağlık Ocağı tabibi olarak görevi kötüye kullanmak suçundan Şabanözü Sulh Ceza Mahkemesinde kamu davası açıldığını ve sonucunda ise sanığın üzerine atılı görevi kötüye kullanma suçunu işlediği sabit olduğundan hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına karar verildiğini, idarenin eylem ve işlemleri sonucu oluşan zararların idare tarafından ödenmesinin Anayasa gereği olduğunu, ancak Devletin sorumlu olan kişiye rücu hakkının saklı olduğunu, dolayısıyla Borçlar Kanunu'nun 41 ve 51. maddeleri gereğince gerek kasten gerek ihmal ve teseyyüp yahut tedbirsizlik ve haksız bir surette diğer kimseye bir zarar ika eden şahsın, o zararın tazminine mecbur olduğunu, bu nedenle haksız fiil sebebiyle nakdi tazminat ödenmesine dolayısıyla da Hazine zararına sebep olan davalıdan Hazine zararının tahsil edilmesi amacıyla dava açılması zaruriyeti doğduğunu, bu nedenle 65.915,08 TL'nin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiliyle idareye ödenmesine karar verilmesini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde; talep ve dava hakkının zamanaşımına uğradığını, davaya konu meblağın 2010 yılında ödenmesine rağmen 4 yıldır dava açılmadığını, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, maktulün vefatından önce ...Hastanesinde muayene olduğunu, aort anevrizması tanısı konduğunu, fakat bu tarihten sonra maktul hakkında yetkili kişiler tarafından herhangi bir işlem yapılmadığını, ... Adli Tıp Kurumu Genel Kurulunun 26.07.2007 tarihli raporunun incelenmesinde, olaya ilişkin sorumluluk durumu ortaya konduğunu, maktule konulan tanı üzerine 25.01.2007-03.02.2007 tarihleri arasında ... çekiminin sağlanması gerektiği halde bu hususun yerine getirilmediğini, ... Jandarma Eğitim Tabur Komutanlığı görevlilerinin ... ... çekiminin yaptırılmamış olsa bile gittiği birliğe bildirmemelerinden ayrıca sorumlu olduklarını, maktulün her askerin olduğu gibi periyodik kontrol için ... Devlet Hastanesine gittiğini, ... çektirmek veya muayene olmak için gitmediğini, zaten ... Devlet Hastenisinde teknik imkansızlıklar nedeniyle ileri tetkik ve tedavilerin mümkün olmadığını, maktul için istenen ...'yi olay tarihinde yapma imkanının bulunmadığını Baştabipliğin açıkca beyan ettiğini, bu sebeplerden dolayı haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin ilk kararı ile kusur durumuna dair Adli Tıp Kurumu raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunulmuştur. 2. Dairenin 12.12.2019 tarihli 2017/909 Esas ve 2019/5964 Karar sayılı ilamıyla "Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir. Rücu davasında sorumlular arasında teselsül hükümleri değil kusur oranında sorumluluk geçerlidir. Olaydan sorumlu olanların kusurları ayrı ayrı belirlenip varsa kusur oranlarına göre sorumluluklarına hükmedilmesi gerekir. Buna göre açıklanan ilke gözönünde tutularak Adli Tıp Kurumu Genel Kurulundan alınan 03.12.2015 tarihli raporla belirlenen vefat eden erin ilk muayenesini geciktiren ve ... çektirilmemesinden sorumlu olan kişiler ile “sağlam” raporu veren Dr. ...'ın birlikte 2/8 oranında kusurlu olduğu yönündeki görüş dikkate alınarak, davalının oluşan zarara katkısı ve kusur oranı itibariyle tazminatla sorumlu tutulması gerekirken bu yön gözetilmeyerek 2/8 oranındaki kusurun tamamından davalının sorumlu tutulması nedeniyle eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir" gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla daha önce eksik eylem olarak nitelendirilen kişilerin rücuda teselsül olmayacağına yönelik ana kural nedeniyle her birinin kişisel oransal sorumluluğu dikkate alınarak özellikle ... Devlet Hastanesinde doktor olan davalının oransal olarak ne kadar kusurlu olduğu konusunda ... Adli Tıp Kurumu Grup Başkanlığından rapor tanzim edilmesinin istenildiği, düzenlenen raporda, "aort anevrizması hastalığının sessiz seyredip klinik semptom vermeyebileceği, tanı konulduktan sonra her türlü tedaviye rağmen rüptür veya ölüm ile sonuçlanabileceğinin tıbben bilindiği göz önünde bulundurulduğunda, sorulduğu üzere Dr. ...’a atfedilen tıbbi hatanın meydana gelen sonuç üzerindeki etki derecesinin 2/8 oranında" olduğunun belirtildiği, rapor denetime elverişli kabul edilerek hükme esas alınmasıyla yapılan 65.915,08 TL ödemenin 2/8 oranına tekabül eden miktarın 16,478,77 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 16.478,77 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ Davacı vekili temyiz dilekçesinde; söz konusu karar 26.04.2021 tarihli Adli Tıp Kurumu Adli Tıp Üçüncü Üst Kurulu 18.03.2021 tarihli raporu esas alınarak verilmiş ise de rapora karşı yapılan itiraz ve beyanlarının dikkate alınmadığını, faiz, alacağın mütemmim cüzü olup, asıl alacağın doğduğu tarihten itibaren işlevlik kazanmakta olduğundan dava konusu Hazine zararının da ödeme tarihinde meydana geldiği dikkate alındığında faize de ödeme tarihi olan 16.12.2010’dan itibaren hükmedilmesi gerekirken, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faize hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı bulunduğunu ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme Ve Gerekçe Uyuşmazlık, hekimin hatalı tıbbi müdahalesi nedeni ile ödenen tazminatın rücuen tahsili istemine ilişkindir. 1. Resmi Gazetede 27.05.2022 tarihinde yayınlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7406 sayılı Türk Ceza Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 15. maddesi ile 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’na eklenen geçici 13. madde “Ek 18 inci maddenin birinci fıkrası hükümleri, 4483 sayılı Kanun hükümleri uyarınca haklarında kesinleşmiş bir soruşturma izni verilenler bakımından uygulanmaz ve soruşturma veya kovuşturmalara devam olunur. Kamu kurum ve kuruluşları ve Devlet üniversitelerinde görev yapan hekim ve diş hekimleri ile diğer sağlık meslek mensuplarının sağlık mesleğinin icrası kapsamında yapmış oldukları muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi işlem ve uygulamalar nedeniyle idare tarafından ödenen tazminattan dolayı açılan rücu davalarından, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla yargılaması devam edenler bakımından ek 18 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca karar verilmek üzere ... Sorumluluk Kuruluna başvurması için davacıya iki aylık süre verilir. Başvuru yapılmaması hâlinde dava usulden reddedilir." hükmünü haizdir. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 3348b67444b61c31 5aa3d33e1e33c66e

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı