Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/7761 E., 2025/12085 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2025/7761 E., 2025/12085 K. (09.09.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/7761
Karar No
2025/12085
Karar Tarihi
09.09.2025
Konu
Tazminat, Tapu

4. Hukuk Dairesi 2025/7761 E. , 2025/12085 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye ... Mahkemesi SAYISI: 2024/1433 E., 2025/305 K. Mahkeme kararı davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirket tarafından Yangın Sigortası Poliçesi ile sigortalanan, ... Nakliye İnş. San. Tic. Ltd. Şti'nin işlettiği ... Organize Sanayi Bölgesi'ndeki fabrikanın, yan parselinde bulunan ve davalının maliki olduğu arazide 17.10.2013 tarihinde meydana gelen, tarlada anız yakma sonucu çıkan yangında kısmen zarar gördüğünü, sorumlular hakkında Batman 1. Asiye Ceza Mahkemesi'nin 2013/1000 Esas sayılı dosyası ile açılan davanın halen devam ettiğini, meydana gelen yangında sigortalı işyerinde 82.011,00 TL hasar meydana geldiğini, müvekkili şirketin meydana gelen hasarı sigortalısına 30.12.2013 tarihinde ödediğini, poliçe genel şartları ile Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesi ve devamı maddelerine göre müvekkili şirketin kendi sigortalısının haklarına halef olarak yangın olayında kusuru bulunan kişilere karşı, sigortalısına ödediği meblağı talep etme hakkına sahip olduğunu, bu nedenle davalı tarafın tam kusurlu olması sebebiyle 82.011,00 TL'lik hasarın 30.12.2013 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesi ile; söz konusu yangına ilişkin olarak Batman Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturmalarda hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, ayrıca olay günü güvenlik kamerası kayıtlarında tespit edilen aracın kendisine ait olmadığının belgelendiğini, Batman 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2013/1000 Esas sayılı dosyası ile hakkında açılan kamu davasından da beraat ettiğini, kendisinin çıkan yangınla hiçbir alakası bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEMECE VERİLEN İLK KARAR Mahkemece davalının kusurlu olduğunun celbedilen ceza dosyasında toplanan tüm verilere rağmen ispatlanamamış olduğu, davalı/sanık hakkında delil yetersizliğinden beraat kararı verildiği, kusursuz sorumluluk hallerinin de olayda vücut bulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Mahkeme kararına karşı davacı vekili temyiz kanun yoluna başvurmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 17. ... Dairesi'nin 17.12.2018 tarih ve 2016/135 E. -2018/12276 K. sayılı ilamı ile "..HMK 266. ve devamı maddeleri gereğince çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir, hükmüne yer verilmiştir. Mahkemece dava konusu yangın olayında kusur bakımından rapor aldırılmamış, ceza davasında verilen beraat kararı esas alınarak karar verilmiştir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Bu durumda mahkemece, Batman 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2013/1000 Esas sayılı ceza dosyası fiziken dosya içerisine alınarak, ceza davasındaki olgular da tartışılarak, alanında uzman bir bilirkişi heyetinden kusur hususunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık bilirkişi raporu aldırılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği" gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur. 2. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda Yargıtay bozma ilamı ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; olayda zarar ile davalıya atfedilebilecek bir eylemin bulunduğunun belirlenemediği cihetle illiyet bağının varlığından söz edilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. 3. Mahkemenin ikinci kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 09.11.2021 tarih ve 2021/16650 E.-2021/8448 K. ilamı ile; ".... zarara sebep olan yangının davalıya ait tarladaki anızların yakılması sonucu gerçekleştiğinin sabit olması karşısında ,davalının tarlanın maliki olmasından dolayı komşuluk hukukundan kaynaklı, kusursuz sorumluluk ve tehlike sorumluluğu ilkeleri kapsamında ( anızları sürmemesi, her an yakılmaya hazır vaziyette bırakması, gerekli önlemleri almaması) komşu fabrikada meydana gelen zarardan sorumluluğunun ve davacının da BK 52. maddesine göre zararın artmasında etkenliğinin olup olmadığının birlikte değerlendirilip varılacak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur. 4. Mahkememece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda ".... davalı ...' a ait olan tarladaki anızların yakılması ile yangının başladığının sabit olduğu, davanın niteliği itibarı ile taşınmaz malikinin kusursuz sorumluluğu hukuksal sebebine dayalı olarak ortada kusura bağlı bir sorumluluğun olmadığı ve davalının kusursuz sorumluluk ilkesi karşısında kusursuz olsa dahi meydana gelen zarardan sorumluluğunun devam ettiği ve son olarak yangının davalıya ait tarladaki anızların yakılması sonucu zararın meydana geldiğinin de illiyet bağının varlığını ortaya koyduğu hususları hep birlikte değerlendirildiğinde davalının eylemden meydana gelen zarardan sorumlu olduğu ve ayrıca davacının 6098 sayılı TBK'nın 52. maddesi gereği zararın artmasında kusurunun bulunup bulunmadığının, tazminat miktarının belirlenmesinde değerlendirilmesi ve dikkate alınarak meydana gelen zararın tespitinde önem arz ettiği , bu cümleden olarak dosyada yer alan 12.01.2021 havale tarihli bilirkişi kurulu ek raporunun dava dışı ... Şirketinin Yangın ve Patlamalara Karşı Yeterlilik Belgesi ile yangın müdahale ve acil eylem planının olmadığı, Risk Değerlendirme Raporu gereği alınması gerekli önlemlerin alınıp alınmadığının tespit edilemediği şeklinde güvenlik ve emniyet tedbirlerini almadığı hususlarının davacının halefi olduğu dava dışı sigortalısının da kusuru ile zararın artmasına sebep olduğu gerek yüksek Yargıtay bozma ilamı ile kesinleşmesi ve gerekse anılan usul ve yasaya uygun olduğu denetimden de geçen bilirkişi kurulu raporu (Yargıtay anılan bozma ilamında da anılan raporun usul ve yasaya uygun olmadığına dair bir bozma da içermediği) ile de anlaşılmakla mahkememizce tarafların kusur oranlarının Adalet Bakanlığı (... İşleri Genel Müdürlüğü)'nın 07.09.2020 tarihinde ilan edilen "Bilirkişilerin Uyacağı Rehber İlkeler Ve Bilirkişi Raporunda Bulunması Gereken Standartlar" gereği bilirkişilerin münhasıran hakimin yetkisinde olan kusurluluk konusunda herhangi bir değerlendirme yapamayacakları da dikkate alınarak mahkememizce kusur oranları re'sen belirlenmiş olup mahkememizce davacının kusuru ile ve davalının ise kusursuz sorumluluğu ile sorumluluklarının eşit olarak (%50 oranında) paylaştırılması gerekmiş olup neticeten davanın kısmen kabulü ile 41.005,50 TL'nin 30.12.2013 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir. 5. Mahkeme kararının davacı ve davalı vekillerince temyizi üzerine Dairenin 28.11.2023 tarihli 2023/5031 E. 2023/12751 K. sayılı ilamıyla davalının paylı mülkiyete konu taşınmazdaki hissesi nedeniyle sorumluluğuna karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiş, Mahkemece bu kez davanın kısmen kabulüne, 10.251,38 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalının olayda davalı tarafın tam kusurlu olduğunu, davanın kısmen kabulünün hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını, vekalet ücretinin hatalı takdir edildiğini belirtmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davalı müvekkilinin ceza davasında beraat ettiğini, olayla illiyet bağının olmadığını, kusurunun bulunmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, yangının çıkış noktası müvekkilinin ortağı bulunduğu taşınmaz olmadığı gibi taşınmazın yangının zarar verdiği ... isimli iş yeri ile de komşuluğunun bulunmadığını, söz konusu taşınmazın sadece kendisine ait olmadığını, tapu kayıtlarının incelenmesinde paylı mülkiyet olduğunu, birden fazla malikinin olduğunu, ... Ltd. Şti'nin basiretli bir tacir gibi davranmayarak gerekli önlem ve tedbirleri almadığını, olayda asli kusurlu olduğunu, davalının tüm zarardan sorumlu olması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe: Uyuşmazlık İşyeri Yangın Sigorta poliçesi kapsamında rücuen tazminat istemine ilişkindir. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde ... kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla, davalı ve davacı vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı ve davalı vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı peşin alınan harcın onama harcına mahsubuna, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 09.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı