4. Hukuk Dairesi 2025/740 E. , 2025/9532 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/410 E., 2022/344 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairenin 15.05.2024 tarihli ve 2024/207 Esas 2024/4756 Karar sayılı ilamıyla hükmün onanmasına karar verilmiştir. Kararın düzeltilmesi davalılar ... ve ... vekili tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, karar düzeltme şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalıların sürücüsü, malik ve zorunlu trafik sigortacısı olduğu araçla davacıların desteği ... sevk ve idaresindeki aracın karıştığı kazada desteğin vefat ettiğini belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla davacıların her biri için 10.000,00 TL maddi 50.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini istemiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; kusuru ve zararı kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 10.05.2016 tarihli, 2012/667 Esas 2016/206 karar nolu kararı ile davacı ... için 143.371,67 TL destekten yoksun kalma tazminatının ve küçük ... için 29.299,45 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan; (... yönünden sigorta poliçesi limiti ile sınırlı olmak kaydı ile ve sigorta şirketi yönünden 20.000,00 TL'nin faiz başlangıç tarihinin 27.12.2012 tarihinden başlaması, ve ıslah edilen kısımla ilgili faiz başlangıç tarihinin 21.03.2016 tarihinden itibaren başlaması kaydı ile) yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e asaleten ve velayeten verilmesine, davacılardan ... için 50.000,00 TL, ... için 20.000,00 TL manevi tazminat takdirine, davalılardan; sigorta şirketi yönünden sigorta limiti ile sınırlı olmak ve 27.12.2012 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte diğer davalılar ... ve ... yönünden ise kaza tarihi olan 15.03.2012 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e asaleten ve velayeten verilmesine, davacı ... yönünden fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili ve SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay ( Kapatılan) 17. HD 02.07.2020 tarihli ve 2019/5785 Esas, 2020/4311 Karar sayılı kararı ile; "1-SGK hakkındaki dava tefrik edilmiş olup eldeki davada taraf sıfatı kalmadığından, hakkındaki dava tefrik edilen SGK davanın tarafı olmadığı gibi aleyhine hüküm de kurulmadığından, kararı temyizde hukuki menfaati yoktur. Bu nedenle, SGK vekilinin temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir. 2-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı ... ile davalı ... vekilinin yargılama giderlerine yönelik itirazları dışında tüm, davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 3-Dava trafik kazası nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Davacı eş ve çocuk, destekleri ...'in 15.03.2012 tarihinde sürücüsü olduğu araçla kaza yapması sonucunda vefatı nedeniyle davalılardan tazminat talebinde bulunmaktadırlar. Dairemizce kabul görmüş pay esasına göre; çocuksuz durumda destek, desteğin gelirini eşi ile ortak paylaşacağı varsayımına dayalı olarak, gelirden desteğin %50 ve eşin %50 pay alacağı kabul edilmektedir. Çocukların eş ile birlikte destek payı alacağı durumda ise destek gelirden eşi ile birlikte 2’şer pay alırken çocuklara birer pay verileceği, yine eş, çocuklar ile ana babanın pay alacağı durumlarda desteğe 2 pay, eşe 2 pay, çocukların her birine 1’er pay, ana ve babaya 1’er pay ayrılarak böylece gelirin tamamının dağıtılacağı esasına dayalıdır. Çocukların sayısı arttıkça hem desteğe ayrılan pay, hem de eş ve çocuklar ile ana ve babaya ayrılacak paylar düşecektir. Çocukların destekten çıkması ile birlikte destekten çıkan çocuğun payları destek, eş ve diğer çocuklara dağıtılacak, anne ve babaya verilmeyecektir. Böylece geriye kalan eş ve çocukların payları ile desteğin payı artacaktır. Bu pay esası Türk aile sistemine çok uygun düşmektedir. Çünkü Türk aile sisteminde desteğin geliri aile bireyleri tarafından birlikte paylaşılmakta, aile bireyleri arttıkça gelirden alınacak pay düşmekte, aile bireyi azaldıkça da gelirden alınacak pay yükselecektir. Ana ve babadan birinin destekten çıkması ile payı diğerine aktarılacak, ana ve baba ile çocukların tamamının destekten çıkması durumunda ise yine çocuksuz eş gibi desteğe 2 pay, eşe 2 pay esasına göre %50 pay desteğe, %50 pay eşe verilerek varsayımsal olarak gelir paylaştırılarak tazminat bu ilkelere göre hesaplanmalıdır. Dava konusu olay nedeniyle destek ...'in anne ve babasının kaza tarihinde hayatta oldukları, desteğin babasının 14.05.2016 tarihinde vefat ettiği celp edilen nüfus kaydından anlaşılmaktadır. Mahkemece hükme esas alınan raporda müteveffanın destek tazminatı hesabı yapılırken anne ve babanın destek süre ve payları hesaba katılmamış olup, desteğin tüm gelirini eş ve çocuğu ile paylaşacağı varsayımı ile hesaplama yapıldığı görülmektedir. Murisin gelirinden anne babaya destek payı ayrılmadan yapılan hesaplama eksik ve hatalı olmuştur. O halde, kaza tarihinde hayatta olan murisin babasının ve halen hayatta olan annesinin, Dairemizin yerleşik uygulamaları ile belirlenen ve yukarıda ifade olunan destek payları esas alınmak ve anne babanın payı gözetilmek suretiyle davacıların hak kazanacağı muhtemel tazminat tutarının hesaplanması konusunda bilirkişiden ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, bu durum göz ardı edilerek rapordaki hesaplamanın kabulü doğru görülmemiştir. 4-Bozma neden ve şekline göre davalı ... ile davalı ... vekilinin yargılama giderlerine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığı" gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; maddi tazminat davaları yönünden önceki kararın davacılar tarafından temyiz edilmediği, bu suretle davalılar açısından usuli kazanılmış hak bulunduğu gerekçesiyle davalı SGK hakkındaki dava tefrik edildiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, Mahkemenin 10.05.2016 tarih 2017/667-2016/206 E.K sayılı ilamının hüküm fıkrasının ikinci maddesi ile "davacılardan ... için 50.000,00 TL, ... için 20.000,00 TL manevi tazminat takdirine, davalılardan; sigorta şirketi yönünden sigorta limiti ile sınırlı olmak ve 27.12.2012 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte diğer davalılar ... ve ... yönünden ise kaza tarihi olan 15.03.2012 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e asaleten ve velayeten verilmesine, davacı ... yönünden fazlaya dair talebin reddine" şeklinde karar verildiği, yapılan Yargıtay incelemesi sonucu bu yönden bir bozma bulunmadığı, usulen kesinleştiği anlaşıldığından bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına, Mahkemenin 10.05.2016 tarih 2017/667-2016/206 E.K sayılı ilamının davacı tarafından temyiz edilmediği, bu suretle davalılar lehine usulen kazanılmış hak bulunduğu anlaşıldığından; davacı ... için 143.371,67 TL destekten yoksun kalma tazminatının ve küçük ... için 29.299,45 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan; (... yönünden sigorta poliçesi limiti ile sınırlı olmak kaydı ile ve sigorta şirketi yönünden 20.000,00 TL'nin faiz başlangıç tarihinin 27.12.2012 tarihinden başlaması ve ıslah edilen kısımla ilgili faiz başlangıç tarihinin 21.03.2016 tarihinden itibaren başlaması kaydı ile) yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e asaleten ve velayeten verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... ve ... vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Dairenin 15.05.2024 tarihli ve 2024/207 Esas ve 2024/4756 Karar sayılı ilamıyla; davacılar vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek ".. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olması, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamaması, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir." gerekçesiyle kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR DÜZELTME A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar ... ve ... vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. B. Karar Düzeltme Sebepleri Davacılar vekili karar düzeltme dilekçesinde;ilk kararın davacılar tarafından temyiz edilmediği, güncel verilere göre hesap yapılmasının hükmün yararına bozulduğu davalılar aleyhine sonuç doğuracağını, davacıların davalılar aleyhine takip başlattığını davalı ...'ün takibe itiraz etmesi sonucu davacı tarafça 2023/164 esas numaralı dosya ile itirazın iptali dvaası açıldğını, talebin zamanaşımına uğradığını, yargılama giderlerinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın düzeltilmesini ve mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalıların sürücüsü ve işleteni olduğu davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 1. Daire kararında yer alan açıklamalara göre, 6217 sayılı Kanunun 30 uncu maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa eklenen “Geçici Madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 440 ıncı maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uygun olmayan davacılar vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan karar düzeltme isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Davalı ... ve ... vekilinin diğer karar düzeltme itirazlarına gelince; İlk karar davacı tarafça temyiz edilmemiş tüm davalıların temyizi üzerine davacıların destek tazminatı alacakları hesaplanırken dava dışı anne ve babanın destek paylarının gözetilmemiş olması gerekçesiyle davalı ... yararına bozulmuştur. Mahkemenin ilk kararından sonra davalı ... tarafından ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, davalı ... tarafından yapılan ödemenin ne kadarlık kısmının davacı ...'e ne kadarlık kısmının davacı ... için yapıldığı araştırılarak belirlenen miktarın mahkemenin ilk kararıyla hükmedilen tazminat miktarlarından mahsup edilerek karar verilmesi gerkirken usuli kazanılmış haklara aykırı olarak bozma ilamı ile oluşan hukuki durumu ortadan kaldıracak şekilde güncel asgari ücretle hesaplama yapan bilirkişi raporunda hesaplanan tazminat miktarlarından düşülerek karar verilmesi doğru görülmemiştir.
VII. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin diğer karar düzeltme istemlerinin REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davalı ... ve ... vekilinin karar düzeltme isteğinin KABULÜ ile değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle Dairenin 15.05.2024 tarihli ve 2024/207 Esas ve 2024/4756 Karar sayılı onama kararının KALDIRILMASINA, mahkeme kararının davalı ... ve ... yararına BOZULMASINA, Temyiz ve karar düzeltme harçlarının davalılar ... ve ...'a geri verilmesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 18.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! e0462ea41f4c12ac 282a79466ea220c2