Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Temmuz 2025 › 2025/651 E., 2025/11534 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2025/651 E., 2025/11534 K. (08.07.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/651
Karar No
2025/11534
Karar Tarihi
08.07.2025
Konu
Tapu

4. Hukuk Dairesi 2025/651 E. , 2025/11534 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1868 E., 2024/1280 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Alanya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/292 E., 2023/216 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 08.07.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Avukat ..., davalılar ..., ..., ... Tur. San. ve Tic. A.Ş. vekilleri Avukat ... geldiler. Davalı ... Tic. Tur. Ltd. Şti. tarafından gelen olmadı. Tarafların vekillerinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 08.07.2025 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davacının emlak ticareti yapmak için ...'a yerleşen Rusya kökenli birisi olduğunu, burada tanıştığı ... (... Petrol Ltd yetkilisi) ... ve ... 'la 7 adet daireyi satın almak için sözleşme yaptıklarını, davacının satın aldığı 7 dairenin bulunduğu binanın yüklenicisinin davalı ... Ltd. Şirketi olduğunu, davacının davalı ve takip borçlularıyla birlikte imzaladığı 12.04.2010 tarihli emlak satış sözleşmesiyle 7 adet daireyi 455.000,00 Euro bedelle satın aldığını, satış bedeli olan 455.000,00 Euroyu sözleşme gereğince ... banka hesabına 13.04.2010 tarihinde yatırdığını, takip borçlularının satış bedelinin tamamını almalarına rağmen 6 dairenin tapusunu vermeyip ... Ltd isimli akaryakıt şirketine aldıkları yakıt karşlığında ipotek ettirdiklerini, davacının parasını peşin verdiği dairelerin daha sonra yakıt borcunun ödenmemesi nedeniyle Alanya 1. İcra Müdürlüğü'nün 2012/599 talimat dosyasından düzenlenen ihale ile satıldığını, davalı şirket yetkilisi ve diğer borçlular hakkında almış oldukları satış bedelinin iadesine yönelik 2. İcra Müdürlüğü 2015/704 sayılı dosya ile icra takibi yapıldığını, takip kesinleştikten sonra bankalarda, tapu ve trafik sicilinde yapılan araştırmada kayıtlı hiçbir mal bulunamamış olup borçlu şirketin borçlarını ödemede acze düştüğünün ortaya çıktığını belirterek davalılar arasındaki taşınmazların devrine ilişkin 02.08.2011 tarihli tasarrufun iptalini talep etmiştir. 2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket ve takip borçluları aleyhine Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunduklarını, borçlu şirketin mal varlığının türlü oyunlarla el değiştirdiğini, ... şirketinin Kestel 907 ada 4 parseldeki bağımsız bölümleri ... ve ... adına devredildiğini belirterek tasarrufların iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP Asıl ve birleşen davada davalılar vekili cevap dilekçesinde; davalıların taşınmazları iyi niyetle rayiç bedeli üzerinden satın aldıklarını ve ödemeleri banka aracılığıyla yaptıklarını, söz konusu taşınmaz üzerinde kat irtifakı kurulmuş ise de esasen taşınmazın arsa niteliğinde olup fiziken boş bir alan olduğunu, yani davacı tarafın iddia ettiği gibi 15 adet bağımsız bölümün kat irtifakı kurulsa dahi yapılmadığını, bu sebeple 15 adet dükkan ve bağımsız bölümün satın alınmasının fiilen söz konusu olmadığını, müvekkillerinin bu taşınmazı satın aldıktan sonra kat irtifakını terkin ettirmek suretiyle taşınmaz nevini arsaya çevirdiklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İİK nın 280/3 maddesinde; ticari işletmenin veya iş yerindeki mevcut ticari emtianın tamamını veya önemli bir bölümünü devir veya satın alan veya bir kısmını iktisapla beraber iş yerini sonradan işgal eden şahsın borçlunun alacaklarını ızrar kastını bildiği ve borçlunun da bu hallerde ızrar kastı ile hareket ettiğinin kabul edileceğinin belirlendiği, davaya konu somut olayda İİK nın 280/3 maddesinde düzenlenen bu şartların somut olayda gerçekleştiği, davalılardan ... Petrol şirketi yetkilisinin ...'un olduğu davaya konu taşınmazı da aynı şahsın şirket yetkilisi olarak davalılar ... ve ...'a 2011 yılında sattığı, satış işleminden önce nizalı 4 parsel sayılı taşınmaz ile dava dışı 3 parça taşınmazın bütünlük arz ettiği, yapılan devrin ticari işletmenin önemli bir bölümünü teşkil ettiği, ayrıca aradan 12 yıl geçmesine rağmen taşınmaz üzerine herhangi bir bina yapılmaması nedeniyle davalıların muvaazalı işlemi bildikleri gerekçesiyle davacı tarafından davalılar ... Petrol Tic. Tur. Ltd. Şti, ... ve ... hakkında açılan tasarrufun iptali davasının kabulüne, davaya konu Antalya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 907 ada 4 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak yapılan tasarrufların iptaline, bu konuda davacı vekiline haciz ve satış yetkisi verilmesine, (Alanya 2. İcra Müdürlüğü'nün 2015/704 Esas sayılı icra dosyasındaki alacak ve ferileri geçmemek kaydı ile) karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılar ..., ... ve İdal Tur. San. ve Tic. A.Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu 907 ada 4 parsel sayılı taşınmaz davalı ... Ltd. Şti. adına kat irtifakı kurulmak suretiyle toplam 15 bağımsız bölüm şeklinde tapuya kayıtlı iken, diğer davalılar ... ve ...'a tapudan devredilerek satılmış ise de; dava konusu taşınmazın üzerinde tapu kaydındaki vasfına uygun herhangi bir bina bulunmadığı, zaten davalılar ... ve ... tarafından satın alındıktan sonra taşınmazın tapu kaydındaki kat irtifakının da terkin edilerek taşınmazın tekrar arsa vasfına dönüştürüldüğü, mahkemece yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporlarından da anlaşılacağı üzere taşınmazın halen arsa vasfında olduğu, taşınmaz üzerinde lastik tamircisi olarak kullanılan tek katlı bir yapının bulunduğu, bu lastikçi faaliyetinin de tespit tarihinden önceki yaklaşık 3 yıldır devam ettiğinin anlaşıldığı, dava konusu 907 ada 4 parsel sayılı taşınmaza komşu ve dava dışı bir kişiye ait olduğu anlaşılan 907 ada 3 parsel sayılı taşınmaz üzerinde ise, petrol istasyonu bulunup, emniyet tarafından düzenlenen tutanak içeriğine göre dava konusu 907 ada 4 parsel sayılı taşınmaz üzerinde petrol istasyonu faaliyetine ilişkin herhangi bir bulguya rastlanmadığı, bilirkişi raporlarında da aynı şekilde tespit yapıldığı, bu itibarla işletme devri yapıldığına dair dosyada delil ve belge bulunmadığı, buna göre İİK'nun 280. maddesindeki düzenlemeye ilişkin yasal şartların gerçekleşmediği gerekçesiyle davacının istinaf taleplerinin HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, davalılar ..., ... ve ... Tur. San. ve Tic. A.Ş.'nin istinaf başvurusunun kabulüne, Alanya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 26.09.2023 tarih ve 2022/292 Esas - 2023/216 Karar sayılı kararın HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurulmasına, davacının asıl dava ile birleşen davada açtığı tasarrufun iptali davasının reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde; birleşen davada davanın konusunun Kestel 907 ada 4 parseldeki taşınmazda ...’ın ½ payını 25.6.2015’de ... AŞ’ne devir etmesine ilişkin tasarrufun iptali davası olduğunu, her iki işletmenin vergi kayıtlarının getirilmediğini, bilirkişilerce her iki işletmenin bir bütünlük içinde olup olmadığı hususunda rapor alınmadığını, borçlu ... Petrol Ltd.’in sahibi ...'un petrol istasyonunu 01.01.1993’de 30 yıllığına kiralayarak Kestel 907 ada 3 parseldeki taşınmazın tapu kaydına işlettiğini, bilirkişi raporundaki fotoğraflara bakılınca her iki işletmenin bir bütün olarak görüldüğünü, öncelikle her iki işletme arasında geçişi engelleyen yada dışardan bakıldığında her iki işletmenin ayrı ayrı olduğunu fiziken gösteren bir sınır yada duvar olmadığını, bir araç lastik tamircisinin bitişiğinde bulunan petrol istasyonundan bağımsız çalışmasının hayatın olağan akışına tümüyle aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazın borçlu şirketin 30 yıl faaliyet gösterdiği petrol istasyonu içinde yer alması nedeniyle TTK. 11 gereğince ticari işletmenin önemli kısmı olduğunu, bu durumda ticari işletmenin ana unsurunun petrol istasyonu olup yanındaki lastik ve araç yıkama yerinin ise işletmenin İİK 280/1'de söz edilen önemli kısmı olduğunu, davalılar arasında yapılan taşınmazın devrinin davalı şirketin en önemli mal varlığını oluşturan ticari işletmenin devri niteliğinde olup İİK 280/3’de belirtilen usulde yapılmadığından hukuken geçersiz olduğunu, ... A.Ş.'nin tapuyu devraldıktan sonra dava konusu arazinin bu niteliğini değiştirmeyip lastik tamircisinin aynı şekilde petrol istasyonu içindeki faaliyetlerine devam ettiğini, dava konusu tasarrufun haciz tarihinden önceki iki yıllık süreden daha önce yapılması sebebiyle reddedildiğini, bu durumda davanın dava şartı eksikliğinden red edildiğinin anlaşıldığını, davanın red gerekçesinin doğru olduğu bir an için kabul edilse bile dava şartı yokluğundan red edilen dava için davalı lehine AAÜT 7/2 gereğince sadece maktu vekalet ücreti takdiri gerektiğini, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek; ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunacağının belirtildiğini, somut olayda da, aynı dava sebebine dayalı olarak, birden fazla davacının vekili olarak birlikte dava açıldığı ve davada aynı sebeple ret kararı verildiğinden, davalı yan lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile benzin istasyonu olan 907 ada 3 nolu parselin dava dışı şahsa ait olduğunun ve dava konusu olmadığının anlaşılmış olmasına, kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Asıl ve birleşen davada davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 32.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekil ile temsil olunan ..., ... ve ... Turizm San ve Tic. A.Ş.'ye verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden asıl ve birleşen dava davacısına yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Temmuz 2025 kararlarının tamamı