4. Hukuk Dairesi 2025/4586 E. , 2025/9780 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/518 D.İş - 2022/518 K. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmiş olup davalı vekilinin duruşma istemi miktar itibarıyla reddedilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının sevk ve idaresindeki araçla, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 14.05.2020 tarihli trafik kazasında davacının yaralandığını ve maluliyet oluştuğunu belirterek fazlaya dair hakları saklı kalarak 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 5.100,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında toplam talebini 123.396,42 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığını, maluliyet raporunun mevzuata uygun olmadığını, davacının kusurlu olduğunu, geçici bakıcı giderinin teminat kapsamında olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III.UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin tarihi ve sayısı yukarıda yazılı kararıyla; ceza soruşturması sırasında gerçekleşen uzlaşma nedeniyle başvurunun reddine karar vermiştir.
IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2020/73817 soruşturma sayılı dosyası kapsamında edimsiz olarak uzlaşma sağlandığı ve başvuru sahibinin, diğer zarar sorumlularından tazminat talep etme hakkını saklı tuttuğuna dair bir şerh vermeden uzlaşma tutanağını imzaladığı gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının dava hakkı bulunduğunu ve talebin kabulü gerektiğini belirtmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; uzlaşma nedeniyle, davacının tazminat davası açma hakkı bulunmadığını, talebin aktif dava ehliyeti yokluğundan reddi gerektiğini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) yapılan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan ve malul kalan sürücünün sürekli iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri talebine ilişkindir. 1.Davacı vekili, davalıya sigortalı araç sürücüsü ile sürücü olan davacının yaptıkları kaza neticesinde davacının yaralanıp malul kaldığını ileri sürerek sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri isteminde bulunmuştur. Uyuşmazlık Hakem Heyetince dava konusu eylem nedeniyle yürütülen ceza soruşturmasında tarafların uzlaştığından bahisle davacının başvurusunun reddine karar verilmiş, davacı vekilinin itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar vermiştir. CMK'nın 253/19. maddesi uyarınca uzlaşmanın sağlanması hâlinde soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamayacağına dair kural, Anayasa Mahkemesinin 26.07.2023 tarihli ve 2023/43-141 E-K. sayılı kararıyla iptal edilmiştir. Kararın gerekçesinde Mahkeme, şu tespitlere yer vermiştir: "Suç teşkil eden fiil nedeniyle uğranılan zararın uzlaşma süreci içinde bilinmesinin her durumda mümkün olmayacağı, özellikle maluliyet oranı gibi teknik bazı verilere ihtiyaç duyulan hâllerde uzlaşma süreci içinde zararın sağlıklı şekilde belirlenebilmesinin güçleşeceği açıktır. Başka bir ifadeyle taraflara uzlaşmanın sağlanmasının sonuçları hakkında bilgi verilmesi öngörülmüş ise de teknik birtakım verilerle ve ayrıntılı hesaplamalarla ortaya konulabilecek zararın uzlaşma görüşmeleri esnasında belirlenmesi mümkün olmayabilir. Buna göre ilgililerin uzlaşmanın sağlanması durumunda edimi aşan ve tazminat davasına konu edilemeyecek zarara ilişkin her durumda eksiksiz ve doğru bilgiye sahip olabilecekleri söylenemez." Anayasa Mahkemesinin iptal kararı üzerine 14.11.2024 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7531 sayılı Kanun'un 16. maddesiyle CMK'nın 253. maddesinin 19. fıkrasının beşinci cümlesinin başına “Uzlaşmanın sağlanması halinde, uzlaşma anında tespit edilemeyen veya uzlaşmadan sonra ortaya çıkan zararlar hariç, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz;" ibaresi eklenmiştir. Anayasa Mahkemesinin iptal kararı ile anılan yasal düzenleme birlikte değerlendirildiğinde bahse konu hukuki süreç sonrasında uzlaşma hâlinde tazminat davası açılamayacağına ilişkin Dairemizin yerleşik uygulamasından dönülmesi zorunluluğu doğmuştur. Gerek Anayasa Mahkemesinin iptal kararının gerekçesi, gerekse yeni yasal düzenleme ile getirilen istisna hükmü uyarınca somut olaydaki gibi bedensel zararlar söz konusu olduğunda maluliyet raporu ve aktüer hesabı incelemesi gibi teknik bazı verilere ihtiyaç duyulacağından, dava konusu eylemle ilgili olayın hemen akabinde ve soruşturmanın başında işletilen uzlaşma süreci içinde zararın sağlıklı şekilde belirlenebilmesi her zaman mümkün olamayacaktır. Bu aşamada, teknik birtakım verilerle ve ayrıntılı hesaplamalarla ortaya konulabilecek zararın uzlaşma anında tespit edilmesi mümkün olmadığından bu konuda araştırma yapılarak bir sonuca varılması gerekmektedir. Bu itibarla İtiraz Hakem Heyetince; a) Uzlaşma sürecinde zararın kesin olarak belirlenip belirlenmediği veya uzlaşmadan sonra ortaya çıkan bir zarar olup olmadığı belirlenmeli, b) Zararın kesin olarak belirlenmesinden sonra uzlaşma yapılmış veya uzlaşmadan sonra ortaya çıkan bir zarar yoksa CMK'nın 253/19. maddesi gereğince davanın reddine karar verilmeli, c) Zararın kesin olarak belirlenmesi mümkün değil veya uzlaşmadan sonra ortaya çıkan bir zarar söz konusu ise davanın esası incelenmeli, d) Davanın esasının incelenmesi durumunda uzlaşmanın edimli olup olmadığının belirlenerek uzlaşma sürecinde ödenen edimin hangi zarar kalemine ilişkin olduğu da belirlenerek o zarar kalemine ilişkin hesaplanacak tazminattan güncellenerek mahsup edilerek bir karar verilmelidir. Yukarıda açıklanan nedenlerle taraflar arasında uzlaşma sağlandığı gerekçesi ile davanın reddi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir. 2. Bozmanın kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacı ve davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 23.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 91eba4431c05c5fa 3bd4e520756df80b