4. Hukuk Dairesi 2025/381 E. , 2025/4511 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/440 E., 2024/836 K. Taraflar arasında görülen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlu ... hakkında yapılan takibin semeresiz kaldığını, borçlunun mal kaçırma amacı ile dava konusu taşınmazın 1/2 hissesini davalı kızı ...'a, 1/2 hissesini gelini ...'e devrettiğini , daha sonra her iki davalının taşınmazı ... Gıda Ltd.Şti'ne devrettiğini belirterek, bu tasarrufların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekilleri , davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 23.05.2013 tarihli ve 2013/19642 Esas, 2015/2459 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 10.02.2015 tarihli ve 2013/19642 Esas, 2015/243 Karar sayılı ilamı ile; "...Dava, ileri sürülüş, yapılan inceleme ve talep neticesinde istenen sonuçlara ve mahkeme yorumuna göre İİK.277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Tasarrufun iptali davalarında, HMK'nin 5 ve devamı maddelerinde düzenlenen yetki kuralları geçerlidir. İptal davaları aynî hakka değil, kişisel hakka dayanan davalardır. Bu nedenle davanın konusu taşınmaz olsa bile taşınmazlara ilişkin kesin yetki kurallarını düzenleyen HMK'nin 12. maddesi hükmü bu davalarda uygulanmaz. Somut olayda davalı 4. kişi tarafından usulüne uygun olarak süresinde yetki itirazında bulunulmuş olup bu davalının zorunlu dava arkadaşı da olmadığı dikkate alındığında bu davalı yönünden dosya tefrik edilerek yetki itirazının kabulü ile yetkisizlik kararı verilmesi ve sonucuna göre her iki davanın iptal koşullarının araştırılması yerine yazılı gerekçe ile yetki itirazının reddi ile yargılamaya devam edilmesi ve hüküm kurulması doğru değildir..." gerekçesi ile karar bozulmasına karar verilmiştir. Mahkeme 07.11.2016 tarih 2016/53 Esas 2016/686 kararı ile; davanın reddine verilmiştir. Karar davacı vekili, tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 26.02.2019 tarih 2017/2742 Esas, 2019/2042 Karar sayılı ilamı ile , "....İİK.nun 282. maddesi gereğince tasarrufun iptali davaları borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılır. Ayrıca, kötü niyetli üçüncü şahıslar hakkında da iptal davası açılabilir. Buna göre borçlu ile onunla hukuki muamelede bulunun kişi zorunlu hasım konumundadır. İİK’nın 283/II maddesine göre ise iptal davası, üçüncü şahsın elinden çıkarmış olduğu mallar yerine geçen değere taalluk ediyorsa, bu değerler nispetinde üçüncü şahıs nakden tazmine (davacının alacağından fazla olmamak üzere) mahkûm edilmesi gerekir. Yani dava konusunun borçludan satın alan şahıs tarafından elden çıkarılması (devredilmesi) halinde davacı alacaklı dördüncü kişiyi davaya dahil etmeden üçüncü kişi yönünden bedele dönüştürmek veya dördüncü kişiyide davaya dahil ederek her iki tasarrufun da iptalini istemek gibi ihtiyari bir hakka sahiptir. Ancak alacaklı dördüncü kişi aleyhine de açtığı davada, dördüncü kişinin kötü niyetinin ispatlanmamış olması halinde, dava talebe bakılmaksızın tazminata (bedele) dönüşür. Somut olayda davacı, davasını üçüncü ve dördüncü kişiler aleyhine açmış, dördüncü kişi ... Gıda A.Ş. yetki itirazında bulunduğundan onun yönünden dava tefrik edilmiş, yargılama Bursa 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/494 Esas sayılı dosyasından devam etmiştir. Bu halde yapılması gereken iş, belirtilen bu davanın bekletici mesele yapılarak bu davada dava dışı kalan dördüncü kişi ... Gıda A.Ş'nin kötü niyetinin ispatlanması halinde tüm tasarrufların iptaline, aksi durumda ise yani dördüncü kişinin kötü niyetinin ispatlanmamış olması halinde ise, mahkemece ilk verilen davanın kabul kararını temyiz etmeyen davalı ... ve ... yönünden karar kesinleşmiş olduğundan, davalı ... ve ...'nin taşınmazı ellerinden çıkardıkları 15.01.2010 tarihindeki değeri oranında alacak ve ferilerini geçmeyecek şekilde bedelden sorumlu olmalarına karar verilmelidir.." gerekçesi ile bozulmuştur. Mahkeme yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ivazlar arasında oransızlık olduğu satışların mal kaçırma amacı ile yapıldığı kanaatine varıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; aynı taşınmazla ilgili olarak Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 18.03.2021 tarih 2021/50 Esas 2021/291 Karar sayılı ilamı ile; tasarrufun iptali kararı verildiğinden ikinci kez iptal kararı verilmesinin usule uygun olmadığını, bu davanın konusuz kaldığını belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık , İİK'nın 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 18.03.2021 tarih 2021/50 Esas 2021/291 Karar sayılı ilamında dava konusu taşınmazı satın alan dördüncü kişi ... Gıda Ltd. Şti. yönünden verilmiş bir karar olduğu, bu davada verilen kabul kararının davanın konusuz kalma sonucunu doğurmayacağı anlaşılmakla; davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının davalı ...'a yükletilmesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,18.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 6b465085bea5ed44 f74cd2314dd016c9