Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2025/3308 E., 2025/10095 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2025/3308 E., 2025/10095 K. (26.06.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3308
Karar No
2025/10095
Karar Tarihi
26.06.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2025/3308 E. , 2025/10095 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/792-2022/792 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/İHK-44888 Avukat ... SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2022/157788 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 20.01.2021 tarihli çift taraflı trafik kazasında, karşı araç sürücüsü olan davacının yaralanıp maluliyetinin oluştuğunu belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 24.06.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini, 106.630,31 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusuru kabul etmediklerini, ceza dosyası kapsamında uzlaşma sağlanıp sağlanmadığının araştırılması gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemine göre hesaplama yapılması gerektiğini, davacının müterafik kusurunun bulunduğunu, avans faizi talebinin reddi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının %21 oranındaki maluliyeti ile davalının %25 kusuru üzerinden TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre usulünce hesaplama yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 106.630,31 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 19.07.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun yönetmeliğe uygun olduğu, hesap ve kusur raporunun dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bulunduğu, ancak davacı lehine tam nispi vekalet ücretine hükmedilmesi ve faiz başlangıç tarihinin 12.03.2022 olması gerektiği gerekçesiyle davalının itirazlarının faiz başlangıç tarihi yönünden, davacının itirazlarının vekalet ücreti yönünden kısmen kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının düzeltilmesine, tarafların diğer itirazlarının reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davanın usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusuru kabul etmediklerini, hükme esas alınan aktüer raporunun denetime elverişli olmadığını, hesaplama yönteminin hatalı olduğunu, davacının müterafik kusurunun bulunduğunu, davacı lehine 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, tazminat hesaplama yönteminin doğru olmasına, davacının müterafik kusuru bulunduğu iddiasının ispatlanamamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince: Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. Somut olayda;...Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 28.01.2022 tarihli raporda, davacının trafik kazası sonrası yaralanması sonucu sağ femur kırığı nedeniyle kalça ve diz kısıtlılığına bağlı sürekli iş göremezlik oranı %21 olarak hesaplanmıştır. Söz konusu maluliyet raporunun; kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmiş olmasına rağmen, raporu hazırlayan heyette ortopedi uzmanının bulunmadığı, maluliyetin tayini konusunun teknik uzmanlık gerektirdiği ve heyet teşekkülü yetersiz olan maluliyet raporunun esas alınarak sonuca gidilmesinin isabetli olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacıda oluşan arazlar dikkate alınarak kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporu da irdelenmek ve davacı bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve içerisinde ortopedi uzmanının da bulunduğu davacının yerleşim yerine ya da davacının tedavi gördüğü yere en yakın üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı bölümünden, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli, kaza ile illiyet bağı kuran ve arazın süreklilik arz edip etmediği hususlarını kapsar şekilde rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir. 3.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir. Dosyanın incelenmesinde; kazaya ilişkin kolluk görevlilerince tanzim edilen kaza tespit tutanağına göre davacı motosiklet sürücüsünün kavşağa yaklaşırken hızını azaltmaması ve geçiş hakkı bulunan araca geçiş hakkı vermemesi nedeniyle kusurlu bulunduğu, davalıya sigortalı araç sürücüsü yönünden de kusur atfında bulunulmadığının tespit edildiği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükme esas alınan 19.06.2022 tarihli bilirkişi raporunda ise davalıya sigortalı araç sürücünün kavşağa yaklaşırken hızını azaltmama nedeniyle %25 oranında kusurlu, davacı motosiklet sürücüsünün ise dikkat ve özen yükümlülüğüne uymadan kavşakta davacı motosiklet sürücüsüne geçiş hakkı vermemesi nedeniyle %75 oranında kusurlu bulunduğunun bildirildiği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince de davalı sigortalı araç sürücünün %25 oranında kusurlu olduğunun kabulü ile hüküm tesis edildiği, davalının itirazlarının İtiraz Hakem Heyetince reddedildiği anlaşılmaktadır. Yargılama makamlarınca söz konusu kusur raporuna neden itibar edildiği, kaza tespit tutanağının neden tercih edilmediği gerekçelendirilmeli veya kaza tespit tutanağı ile rapor arasındaki çelişkiyi gideren bir rapor alınmalıdır. O halde, İtiraz Hakem Heyetince, dava konusu trafik kazasına ilişkin ceza soruşturma dosyası da dosya arasına alınarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için üniversite öğretim üyelerinden seçilecek üç kişilik uzman bilirkişi heyetinden kusur oranları arasında oluşabilecek çelişkiyi de giderecek mahiyette, oluşa uygun, denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulmuş olması doğru değildir. 4.Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak: 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17., Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13. Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi (AAÜT)’nin 17/2. maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.

VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2), (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 26.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 40a976c827baef66 c24440f819927068

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı