4. Hukuk Dairesi 2024/14265 E. , 2025/9981 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1469 E., 2024/1505 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/488 E., 2018/1155 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 29.03.2016 tarihinde davacıların murisinin sürücüsü olduğu trafik sigortasız aracın yaptığı kazada vefat ettiğini, davacıların destekten yoksun kaldığını beyan ederek belirsiz alacak davası olarak ikame ettikleri davada her bir davacı için şimdilik 500,00 TL olmak üzere toplam 1.500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, talebini 309.802,46 TL olarak artırmıştır.
I. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalıya başvuru yapılmaması nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacıların desteğinin kazada tam kusurlu olduğunu, kurum aleyhine teminat koşullarının oluşmadığını, yapılacak ödemede alacaklı ve borçlu sıfatının birleşeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı ile belirtilen kararı ile davacılar murisi ...'in 29.03.2016 tarihinde kendi sevk ve idaresindeki aracıyla seyir halindeyken direksiyon hakimiyetini kaybederek tek taraflı trafik kazasında yaşamını yitirdiği, davacılar desteğinin sürücüsü olduğu araç ile tam kusurlu olarak neden olduğu kaza sonucu, zarar gören üçüncü kişi sıfatıyla dava açan desteğin eşi ve çocuklarının olay tarihi itibariyle 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe girmiş olan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları (A.6./d bendi uyarınca) ile işleten ve sürücünün kusuru ile neden olduğu kazalar sonucu meydana gelen destekten yoksun kalma zararlarının teminat kapsamında olmamasına ilişkin düzenleme kapsamında, davalıdan tazminat isteme haklarının bulunmayacağı, söz konusu 01.06.2015 tarihli Genel Şartların somut olayda dikkate alınması gerektiği, 2918 sayılı KTK'nın 90. maddesince; "Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu kanun ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda (Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları) öngörülen usul ve esaslara tabidir" hükmü uyarınca davacıların tazminat talep hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; İlk Derece Mahkemesinin 01.06.2015 tarihli Karayolları Trafik Kanunu Genel Şartlarına dayanarak davanın reddine karar verdiği, ancak 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 90 ve 92 nci maddelerinin Anayasa Mahkemesinin 09.10.2020 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 17.07.2020 tarih ve 2019/40 Esas sayılı kararı ile iptal edildiği ve eldeki tüm uyuşmazlıklarda uygulanması gerektiği, sigorta şirketlerinin tazminat sorumluluğunun öncelikle 2918 sayılı KTK, Türk Borçlar Kanunun'un haksız fiil hükümlerinin uygulanacağı, genel şartların belirleyici olmayacağı, bu kapsamda açılan davalarda Borçlar Kanununun haksız fiile ilişkin hükümleri, Karayolları Trafik Kanunu hükümleri, Genel Şartların bunlara aykırı olmayan hükümleri ile Yargıtay'ın genel şartların yürürlüğe girmesinden önceki yerleşmiş içtihatları doğrultusunda uygulama yapılacağı, ayrıca 2918 sayılı Yasa'nın 92/1-g maddesindeki hükmün, kaza tarihinden sonra 27.04.2016 tarihinde yürürlüğe girdiğinden somut olaya uygulanmasının yasal olarak mümkün olmadığı, bu nedenle sürücünün ister kendi ister başkasının kusuru ile vefat etmesi halinde mirasçılarının destekten yosun kalma tazminatı talep edebilecekleri gerekçesi ile davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacı ... için 202.372,20 TL, davacı ... için 69.120,34 TL, davacı ... için 38.309,92 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 2. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 25.10.2023 tarih, 2021/21299 Esas, 2023/11347 Karar sayılı ilamı ile; " Davalının sorumluluğunun kapsamı 01.06.2015 tarihinde, yani kaza tarihi olan 29.03.2016 tarihinden önce yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları’na göre belirlenecektir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları A.3. maddesine ve A.5. maddesinin (ç) bendine göre ancak üçüncü kişinin ölümü dolayısıyla oluşan destek zararları, destekten yoksun kalma (ölüm) teminatı kapsamındadır. Bunun sonucu olarak, sigortacının destek zararlarından sorumlu olması için, motorlu aracın işletilmesi sırasında ölen kişinin mutlaka üçüncü bir kişi olması gerekir. Açıklanan bu maddi ve hukuksal olgulara göre somut olayda ise işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu sürücü murisin (destek) üçüncü kişi olarak kabulü mümkün değildir. Yine Genel Şartların A.6. maddesi (d) bendine göre destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber, destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinin teminat kapsamı dışında tutulması nedeniyle, somut olayda %100 kusuru ile kendi ölümüne neden olan sürücü murisin tam kusuruna isabet eden destek tazminatı sigorta teminatı kapsamında değildir. Poliçenin teminat başlangıcı tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Trafik Kanunu’nda sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber, destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinin sigorta teminatı kapsamında olduğuna ilişkin bir düzenleme olmadığına göre, açıklanan gerekçelerle davacıların sigorta şirketinden destek tazminatı talep etme hakkı bulunmadığından, taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerektirmiştir. " denilerek bozma kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı davalı vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmasına üzerine verilen bozma kararı ile kaza tarihi itibari ile 01.06.2015 tarihli Genel Şartların kullanılması gerektiği, müteveffanın tek taraflı ve kendi kusuru ile yaptığı kaza neticesi vefat ettiği, Genel Şartların A.6. maddesi (d) bendine göre destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber, destek şahsının kusuruna denk gelen tazminat taleplerini, teminat kapsamı dışında tutulması nedeniyle, somut olayda %100 kusuru ile kendi ölümüne neden olan desteğin tam kusuruna isabet eden destek tazminatı sigorta teminatı kapsamında olmadığından davacıların davalıdan destek tazminatı talep etme hakları bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; davacı ... ve ... bakımından kararın kesin olduğu, kaza tarihi itibari ile eski genel şartların uygulanması gerektiği gerekçeleri ile kararın bozulmasını talep etlmiştir. C. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; sigortasız aracın karıştığı 29.03.2016 tarihli trafik kazası sonucu meydana gelen ölüm nedeniyle, ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının davacılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 1a7d0f90a08a02a3 5a3a312110a36c8f